| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | internal s. | dahili | ||
|
The weekly work schedules are sent via internal mail. Haftalık çalışma programları dahili posta yoluyla gönderilir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | internal s. | iç | ||
|
He is an expert on defense and internal security. Kendisi savunma ve iç güvenlik konusunda uzmandır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | internal s. | iç | ||
|
He is an expert on defense and internal security. Kendisi savunma ve iç güvenlik konusunda uzmandır. More Sentences |
||||
| Genel | internal s. | içsel | ||
|
She couldn't ignore the internal monologue going on in her head. Kafasında dönüp duran içsel monoloğu görmezden gelemedi. More Sentences |
||||
| Genel | internal s. | içsel | ||
|
She couldn't ignore the internal monologue going on in her head. Kafasında dönüp duran içsel monoloğu görmezden gelemedi. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | internal s. | dahili | ||
|
The weekly work schedules are sent via internal mail. Haftalık çalışma programları dahili posta yoluyla gönderilir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | internal s. | iç | ||
|
He is an expert on defense and internal security. Kendisi savunma ve iç güvenlik konusunda uzmandır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | internal s. | dahili | ||
|
The weekly work schedules are sent via internal mail. Haftalık çalışma programları dahili posta yoluyla gönderilir. More Sentences |
||||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | internal s. | iç | ||
|
He is an expert on defense and internal security. Kendisi savunma ve iç güvenlik konusunda uzmandır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | internal i. | doğa | ||
| Genel | internal i. | yaradılış | ||
| Genel | internal s. | içten | ||
| Genel | internal s. | stajyer | ||
| Genel | internal s. | içsel (akıl sağlığı vb) | ||
| Genel | internal s. | içe değgin | ||
| Genel | internal s. | vücudun içine doğru bulunan | ||
| Genel | internal s. | vücudun orta düzlemine göre yanda bulunan | ||
| Genel | internal s. | yutularak mide yoluyla uygulanabilen | ||
| Genel | internal s. | zihinsel | ||
| Genel | internal s. | subjektif | ||
| Genel | internal s. | özel | ||
| Genel | internal s. | esas | ||
| Genel | internal s. | doğasında olan | ||
| Genel | internal s. | bir şeyin kendi içinde ortaya çıkan | ||
| Genel | internal s. | bir şeyin kendisine bağlı olan | ||
| Genel | internal s. | organizmanın içinde bulunan | ||
| Genel | internal s. | organizmanın içinde yapılan | ||
| Genel | internal s. | duyu organı içinde ortaya çıkan | ||
| Genel | internal s. | (bir ülkenin) iç işleri veya idari işlevlerine ait | ||
| Genel | internal s. | (bir ülkenin) iç işleri veya idari işlevleriyle ilgili | ||
| Genel | internal s. | organize bir yapının içine ait veya ilgili | ||
| Genel | internal s. | organize bir yapının içinde meydana gelen | ||
| Genel | internal s. | yalnızca bireyin zihninde bulunan | ||
| Genel | internal s. | dâhilî | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | internal i. | deruni | ||
| Ticaret/Ekonomi | internal s. | batıni | ||
| Ticaret/Ekonomi | internal s. | yerli | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | internal s. | içe özgü | ||
| Teknik | internal s. | içe ait | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | internal i. | vajina, uterus veya rektumun tıbbi muayenesi | ||
| Biyokimya | ||||
| Biyokimya | internal s. | içil | ||
| Eğitim | ||||
| Eğitim | internal s. | adayın eğitim aldığı yerde çalışan görevlilerin yaptığı (değerlendirme) | ||