kanserli - Türkçe İngilizce Sözlük

kanserli

"kanserli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 5 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kanserli cancerous s.
In modern societies and modern economies, corruption is a cancerous sore.
Modern toplumlarda ve modern ekonomilerde yolsuzluk kanserli bir yaradır.

More Sentences
Medikal
kanserli cancerous s.
In modern societies and modern economies, corruption is a cancerous sore.
Modern toplumlarda ve modern ekonomilerde yolsuzluk kanserli bir yaradır.

More Sentences
Genel
kanserli suffering from cancer s.
kanserli cancer s.
Medikal
kanserli cancered s.

"kanserli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kanserli olmayan noncancerous s.
Medikal
kanserli sert ur scirrhi i.
kanserli tümör ya da testiste anormal büyüme seminomata i.
kanserli hücre cancerous cell i.
kanserli doku cancerous tissue i.
kanserli hasta cancer patient i.
kanserli ur scirrhosity i.
kanserli göze inceleme cytotechnology i.
akciğer kanserli hasta patient with lung cancer i.
akciğer kanserli hasta lung cancer patient i.
operabl akciğer kanserli hasta patient with operable lung cancer i.
kanserli hasta cancerous patient i.
metastatik kanserli hasta patient with metastatic disease i.
insan kanserli kolon dokusu human cancerous colon tissue i.
metastatik meme kanserli hasta patient with methastatic breast cancer i.
cerrahi tedavi uygulanmış larenks kanserli hasta surgically treated laryngeal cancer patient i.
kemoterapi alan kanserli hasta cancer patient receiving chemotherapy i.
kanserli plazma hücrelerinde bulunan yapı cancer body i.
bazı kanserli tümörlerde bulunan süte benzer sıvı cancer juice i.
kanserli hücrelerin cerrahi olarak temizlenmesi carcinectomy i.
(kimyasal maddelerde) kanserli dokuya olan eğilim carcinophilia i.
kanserli hücrelerin yok edilmesi carcinolysis i.
virüs bulaşmış, kanserli veya anormal hücreleri öldüren granül lenfosit hücre nk cell (natural killer cell) i.
virüs bulaşmış, kanserli veya anormal hücreleri öldüren granül lenfosit hücre natural killer cell i.
fibröz dokunun baskın gelmesi sonucu sertleşmiş kanserli ur scirrhus i.
fibröz dokunun baskın gelmesi sonucu sertleşmiş kanserli ur schirrhus i.
kanserli sert ur oluşumu içeren anormal durum schirrhus i.
kanserli sert ur oluşumu içeren anormal durum scirrhus i.
(kanserli hücrelerin yaptığı gibi) gereğinden fazla üretmek overexpress f.
kanserli olmayan non-cancerous s.
sert kanserli ura ilişkin scirrhous s.
kanserli olmayan innocent s.
kanserli bir şekilde cancerously zf.
Patoloji
normal hücreleri kanserli tümör hücrelerine dönüştüren bir gen taşıyacak şekilde genetiği oynanmış bir laboratuvar faresi tipi oncomouse® i.
kanserli sert ur skirrhus i.
Eczacılık
kemoterapide kanserli ve neoplastik hücreleri yok etmekte kullanılan bir ilaç thiotepa i.
halk arasında kanserli ülser tedavisinde ilaç olarak kullanılan euphorbia heterodoxa bitkisinin sütlü özü alveloz i.
halk arasında kanserli ülser tedavisinde ilaç olarak kullanılan euphorbia heterodoxa bitkisinin sütlü özü alvelos i.
kanserli hücreler yanında sağlıklı olanları da öldüren madde cytotoxic drug i.
Dermatoloji
güneşe aşırı maruz kalma sonucu oluşan küçük kanserli nokta sunspot [australia] i.
Veterinerlik
at toynağının köşeleri etrafında oluşan kanserli yara crown scab i.
Biyoloji
normal hücreleri kanserli tümör hücrelerine dönüştüren gen oncogene i.
normal hücreleri kanserli tümör hücrelerine dönüştüren gen transforming gene i.
aslen kanserli servikal dokudan elde edilip biyomedikal araştırmalarda kullanılmak üzere saklanan, ilk sürekli olarak kültürlenmiş insan karsinomu dizisinin hücreleri hela cell i.
konak hücreleri kanserli hücrelere dönüştüren viral genler oncogene i.