innocent - Türkçe İngilizce Sözlük

innocent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

innocent — Definition

Anlamı ve Tanımı:
masum
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɪnəsənt/ – BrE /ˈɪnəsənt/)
Terim Türü:
Sıfat; İsim: innocent (innocents)
Suçsuz veya kötücül niyetten uzak kişileri niteleyen sözcüktür. Innocence kavramıyla birlikte, modern dilde hem hukuki hem duygusal bağlam taşır.
Eş Anlamlılar:
blameless, pure
Zıt Anlamlılar:
guilty, corrupt

"innocent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
innocent s. masum
She was an innocent young girl.
Masum bir genç kızdı.

More Sentences
Genel
innocent i. toy kimse
The village elders were determined to protect the innocents.
Köyün yaşlıları, toy olanları koruyup kollamaya kararlıydı.

More Sentences
innocent s. suçsuz
Tom is probably innocent.
Tom belki de suçsuz.

More Sentences
innocent s. masum
She was an innocent young girl.
Masum bir genç kızdı.

More Sentences
innocent s. iyi niyetli
He seemed offended by the team's innocent comments.
Ekibin iyi niyetli yorumlarından rahatsız olmuş görünüyordu.

More Sentences
Hukuk
innocent s. masum
She was an innocent young girl.
Masum bir genç kızdı.

More Sentences
innocent s. suçsuz
Tom is probably innocent.
Tom belki de suçsuz.

More Sentences
Genel
innocent i. zararsız kimse
innocent i. saftrik
innocent i. günahsız kimse
innocent i. suçsuz kimse
innocent i. küçük çocuk
innocent i. aklanmış kimse
innocent i. beraat eden kimse
innocent i. deneyimsiz kimse
innocent i. muhallebi çocuğu
innocent i. masum kimse
innocent i. saf kimse
innocent i. cahil kimse
innocent i. aptal kimse
innocent i. acemi kimse
innocent i. kültürsüz kimse
innocent i. iffetli kimse
innocent s. hilesiz
innocent s. arı
innocent s. azade
innocent s. saf
innocent s. safdil
innocent s. günahsız
innocent s. elmas gibi
innocent s. kabahatsiz
innocent s. zararsız
innocent s. yasal
innocent s. izinli
innocent s. onaylanmış
innocent s. muhtaç
innocent s. yoksun
innocent s. mahrum
innocent s. cahil
innocent s. bilgisiz
innocent s. okumamış
innocent s. kuşkusuz
innocent s. bihaber
innocent s. habersiz
innocent s. farkında olmayan
innocent s. yoksunluk çeken
innocent s. bulunmayan
innocent s. olmayan
Hukuk
innocent s. kabahatsiz
Teknik
innocent s. zararsız
Medikal
innocent s. kanseröz olmayan
innocent s. kanserli olmayan
innocent s. iyi huylu

"innocent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
innocent amusement i. zararsız eğlence
innocent love i. masum aşk
innocent victim i. masum kurban
innocent victim i. suçu olmayan ama suçun cezasını çeken kimse
innocent people i. masum insanlar
be proven innocent f. temize çıkmak
be innocent f. suçsuz olmak
be declared innocent f. suçtan aklanmak
be declared innocent f. suçsuz bulunmak
be declared innocent f. mahkemede aklanmak
look innocent f. masum görünmek
seem innocent f. masum görünmek
look innocent f. suçsuz görünmek
seem innocent f. suçsuz görünmek
be innocent until proven guilty f. (suçu) ispatlanana dek masum olmak
kill an innocent man f. masum bir adamı öldürmek
as innocent as s. kadar masum
innocent of s. yoksun
innocent of clothes s. çıplak
innocent of s. -den masum
innocent of s. bilmez
innocent-looking s. masum görünüşlü
innocent as dove s. güvercin gibi masum
İfadeler
as innocent as a lamb expr. melek kadar masum
everybody is innocent until proven guilty expr. suçluluğu ispatlanana kadar herkes suçsuzdur
Konuşma Dili
an innocent bystander i. masum bir seyirci
blame the innocent expr. vurun abalıya
Deyim
find someone innocent f. suçsuz bulmak
find someone innocent f. masum bulmak
find someone innocent f. birini masum bulmak
find someone innocent f. birini suçsuz bulmak
play innocent f. masummuş gibi davranmak
play innocent f. masumu oynamak
play innocent f. masummuş gibi görünmek
find (one) innocent f. (birini) masum bulmak
find (one) innocent f. (birini) suçsuz bulmak
find (one) innocent f. (birinin) masum/suçsuz olduğuna karar vermek
as innocent as a cat who's just swallowed the family parrot expr. süt dökmüş kedi gibi
as innocent as a newborn babe expr. bebek kadar masum
as innocent as a lamb expr. bebek kadar masum
as innocent as a lamb expr. aşırı saf
innocent as a newborn babe expr. aşırı saf
innocent as a lamb expr. aşırı saf
as innocent as a newborn babe expr. aşırı saf
Konuşma
I'm innocent expr. ben masumum
seemingly innocent expr. görünüşte masum
Hukuk
return a verdict of innocent i. jürinin suçsuz olduğuna karar vermesi
killing of innocent civilians i. masum sivillerin öldürülmesi
innocent civilians i. masum siviller
innocent misrepresentation i. kasıtsız yanlış beyan
innocent misrepresentation i. istemeyerek yapılan yanlış beyan
innocent misrepresentation i. kasıtlı yapılmayan yanlış beyan
the principle of suspects being innocent until proved guilty i. şüphelilerin suçluluğu kanıtlanana kadar masum olduğu/olması ilkesi
innocent party i. suçsuz taraf
innocent party i. masum taraf
return a verdict of innocent f. suçsuz olduğuna karar vermek
be found innocent f. suçsuz bulunmak
return a verdict of innocent f. suçsuz olduğuna karar vermek (jüri)
claim to be innocent f. masum olduğunu iddia etmek
claim to be innocent f. suçsuz olduğunu iddia etmek
Medikal
innocent heart murmur i. masum üfürüm
innocent passage i. hayati risk teşkil etmeyen şey
innocent passage i. nüksetmeyen şey
innocent passage i. iyi huylu tümör
Askeri
innocent passage i. zararsız geçiş