knuckle - Türkçe İngilizce Sözlük

knuckle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

knuckle — Definition

Anlamı ve Tanımı:
boğum, parmak eklemi
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈnʌkəl/ – BrE /ˈnʌkəl/)
Terim Türü:
İsim; Fiil
Parmaklardaki eklemi veya mecazda sertlik göstergesini anlatan sözcüktür; bu nedenle knuckle, fiziksel güç ve direnç anlamına sahiptir. Germen kökenlidir; modern dilde fiil olarak da kullanılır.
Eş Anlamlılar:
joint
Zıt Anlamlılar:
softness

"knuckle" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
knuckle i. parmak eklemi
Stop cracking your knuckles.
Parmak eklemlerini çıtlatmayı bırak.

More Sentences
knuckle i. eklem
He clenched his fists slowly until his knuckles were white.
Yumruklarını eklemleri bembeyaz olana kadar yavaşça sıktı.

More Sentences
knuckle i. diz budu
In a bowl, toss the knuckle pork meat with enough sauce.
Bir kasede, domuz dizi budunu yeteri kadar sosla karıştırın.

More Sentences
knuckle i. parmağın oynak yeri
knuckle i. boğum
knuckle i. menteşe
knuckle i. düğüm
knuckle i. mafsal
knuckle f. (beş taş oyununda) taşı yukarıya atıp yerdeki eklemleri tutmak
knuckle f. eklemlerle ovmak
knuckle f. eklemlerle baskı yapmak
Teknik
knuckle i. boğum
knuckle i. bir eksen çevresinde hareketli mafsal
knuckle i. mafsal
knuckle i. menteşenin içerisinden milin geçtiği kısmı
İnşaat
knuckle i. menteşe
Denizcilik
knuckle i. gemi gövdesinin kabuğunun şeklindeki değişimle meydana gelen belirgin çıkıntı
knuckle i. iki yüzeyin bir araya gelmesiyle oluşan sert açı
knuckle i. iki gemi postasının birleşmesiyle elde edilen sert açı
Anatomi
knuckle i. parmağın oynak yeri
knuckle i. parmağın bükülmesiyle belirgin hale gelen yuvarlak çıkıntılı kısım
knuckle i. bir dört ayaklının karpal veya tarsal kısımlarından oluşan et parçası
Veterinerlik
knuckle i. (koyun/sığır/domuz) diz mafsalı
Mutfak
knuckle i. (koyun/sığır/domuz) budun diz tarafı
Zooloji
knuckle i. (hayvanda) ayak eklemi

"knuckle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 116 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
knuckle thread i. yuvarlak vida dişi
knuckle duster i. muşta
knuckle dusters i. muşta
knuckle ring i. muşta
bare-knuckle boxing i. eldivensiz boks
knuckle down f. işe koyulmak
knuckle down f. boyun eğmek
knuckle down f. girişmek
knuckle down f. odaklanmak
knuckle under f. pes etmek
knuckle down to f. başlamak
knuckle down f. başlamak
knuckle down f. teslim olmak
knuckle under f. boyun eğmek
knuckle down f. pes etmek
knuckle under f. yelkenleri suya indirmek
knuckle down f. sıkı çalışmak
knuckle down f. ciddi biçimde çalışmak
near the knuckle s. münasebetsiz
bare knuckle s. itiş kakış
bare knuckle s. arbede
bare-knuckle s. eldivensiz (boksör veya boks maçı)
bare-knuckle s. vicdansız
bare-knuckle s. kural tanımaz
bare-knuckle s. agresif ve sınırları olmayan
bare-knuckle zf. kural tanımaz bir şekilde
Öbek Fiiller
knuckle down (to something) f. (bir şeyle) meşgul olmak
knuckle down (to something) f. (bir işe) koyulmak
knuckle down (to something) f. (bir şeye) başlamak
knuckle down (to something) f. (bir işe) girişmek
knuckle down to (do) (something) f. (bir şeyi yapmaya) koyulmak
knuckle down to (do) (something) f. canla başla (bir işi yapmaya) koyulmak/girişmek/odaklanmak
knuckle under to (someone or something) f. (birine/bir şeye) teslim olmak
knuckle down to (do) (something) f. (bir şeyi yapmaya) odaklanmak
knuckle down to (do) (something) f. (bir işi yapmaya) girişmek
knuckle under to (someone or something) f. (birine/bir şeye) boyun eğmek
knuckle down to (do) (something) f. kararlı bir şekilde (bir işi yapmaya) koyulmak/girişmek
knuckle under to (someone or something) f. (biri/bir şey) karşısında yelkenleri suya indirmek
Konuşma Dili
knuckle bones i. zarlar
Deyim
knuckle down to f. işe koyulmak
knuckle under to f. boyun eğmek
be near the knuckle f. bel altı olmak
knuckle down f. bir baltaya sap olmak
give someone a knuckle sandwich f. birine tokat/yumruk atmak
go the knuckle [australia] f. yumruk yumruğa kavga etmek
go the knuckle [australia] f. yumruklaşmak
go the knuckle [australia] f. kavgaya karışmak
go the knuckle [australia] f. kavga etmek
white-knuckle s. tehlikeli
near the knuckle expr. açık saçık
near the knuckle expr. bel altı
white-knuckle expr. gerilim dolu
Teknik
steering knuckle assy i. dingil füzesi
steering knuckle axle i. dingil füzesi
steering knuckle assy i. ön aks
steering knuckle i. dingil başı
steering knuckle i. aks başı
steering knuckle assy i. akson
knuckle pin i. mafsal pimi
steering knuckle i. aks mafsalı
knuckle duster i. demir muşta
steering knuckle retainer i. aks mafsalı tutucusu
knuckle-duster i. demir muşta
knuckle thread i. yuvarlak vida dişi
knuckle-joint i. küresel eklem
knuckle-joint i. küresel bağlantı
knuckle-joint press i. eklemli basgaç
knuckle press i. mafsallı baskı
knuckle press i. çift kuvvetli basgaç
Mekanik
knuckle joint press i. mafsallı pres
İnşaat
knuckle boom mobile crane i. katlanır bomlu mobil vinç
Otomotiv
ball joint steering knuckle i. rulmanlı esnek direksiyon bağlantısı
steering knuckle i. direksiyon çatalı
steering knuckle i. perno mafsalı
steering knuckle i. rotil
knuckle ring i. rotil bileziği
knuckle ring i. aks taşıyıcı bileziği
steering knuckle arm i. direksiyon çolak kolu
steering knuckle i. direksiyon mafsalı
steering knuckle angle i. direksiyon mafsalı açısı
steering knuckle arm i. direksiyon mafsal kolu
steering knuckle i. ön tekerlek mafsalı
steering knuckle i. direksiyon mafsalı
ball joint steering knuckle i. bilyeli direksiyon mafsalı
Anatomi
knuckle joint i. parmak eklemi
knuckle joint i. parmak mafsalı
Mutfak
knuckle of veal i. süt danasının bacağının gövdeden ayak eklemine kadar olan alt kısmı
Askeri
knuckle under f. teslim olmak
Beysbol
knuckle ball i. topu baş parmak ve parmak uçları arasında tutarak yapılan ve topun falso alarak kaleye gittiği yavaş bir atış türü
Engineering
knuckle joint i. iki çubuk arasında yer alan, genelde bilyeli ve manşonlu olan mafsallı bir bağlantı
Argo
knuckle sandwich i. yumruk
knuckle bump i. (kutlama vb amacıyla) yumruk çakma
knuckle touch i. (kutlama vb amacıyla) yumruk çakma
knuckle blaster i. (kutlama vb amacıyla) yumruk çakma
knuckle sandwich i. yüze atılan yumruk
knuckle sandwich i. ağıza atılan yumruk
knuckle-dragger i. ayı/hayvan gibi tip
knuckle-dragger i. goril gibi herif
knuckle-dragger i. kaba saba herif
knuckle-dragger i. kaslı salak
knuckle-dragger i. aptal herif
knuckle-dragger i. kasları gelişmiş aklı kısa kalmış adam
knuckle-dragger i. çam yarması
knuckle-dragger i. iri yarı aptal herif
knuckle-dragger i. dangalak herif
knuckle-dragger i. güçlü ve aptal adam/herif
knuckle-dragger i. odun gibi herif
knuckle-dragger i. yarma gibi herif
knuckle-dragger i. maymun gibi kocaman herif
İngiliz Argosu
knuckle shuffle i. mastürbasyon
knuckle shuffler i. otuzbirci
knuckle shuffle i. otuzbir
five knuckle shuffle i. mastürbasyon
five knuckle shuffle i. otuzbir
knuckle shuffle f. mastürbasyon yapmak
knuckle shuffle f. otuzbir çekmek