kuran - Türkçe İngilizce Sözlük

kuran

"kuran" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

Türkçe İngilizce
Dini
kuran quran i.
Thus, the Quran is the life of the life of the universe and man.
Demek ki Kur'an, kâinatın ve insanın hayatının hayatıdır.

More Sentences
kuran qur'an i.
It is not compliant with the morality of the Qur'an.
Kuran ahlakına uygun değildir.

More Sentences
Genel
kuran establisher i.
kuran alcoran i.
kuran koran i.
kuran the koran i.
kuran builder i.
Dini
kuran alkoran i.
kuran al-qur'an i.
kuran book i.

"kuran" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
koloni kuran colonist i.
sure (kuran'da) sura i.
kuran´dan bir ayet a verse from the koran i.
hayal kuran visualiser i.
kuran meali meaning of quran i.
kuran meali quoran meaning i.
kuran-ı kerim koran i.
disiplin kuran kimse disciplinarian i.
pusu kuran forestaller i.
pusu kuran lurcher i.
pusu kuran volyer i.
pusu kuran lurker i.
pusu kuran skulker i.
kuran kursları quran courses i.
kuran araştırma grubu quranic research group i.
tuzak kuran ambusher i.
hayal kuran visualizer i.
kuran kursu quran course i.
turnedeki grubun ekipmanlarını kuran ve söken kimse roadie i.
analojik ilişki kuran kalıp a is to b as c is to d i.
kuran-ı kerim'de adı geçmeyen suç tazir crime i.
katı disiplin kuran kimse ramrod i.
olmayacak hayaller kuran kimse castlebuilder i.
yeniden kuran kimse reestablisher i.
yeniden kuran kimse refounder i.
gayri resmi sosyal toplantılar vasıtasıyla iş bağlantıları kuran kimse networker i.
kaçamaklı cümleler kuran kimse tergiversator i.
kaçamaklı cümleler kuran kimse tergiversant i.
tuzak kuran kimse ambuscader i.
(bir şeyi) kuran kadın founding mother (of something) i.
iktidardaki hükümeti devirmeye çalışan veya düşmanca planlar kuran, genellikle milliyetçi olan gizli örgüt underground i.
10. yüzyılda mançurya ve iç moğolistan'da egemen olmuş liao hanedanı'nı kuran moğol halkına mensup kimse khitan i.
insanlar, gruplar veya işletmeler arası ortaklıklar kuran veya kurmaya çalışan kimse matchmaker i.
hayal kuran kimse reverist i.
hayal kuran kimse reveuse i.
hayal kuran kimse reveur i.
yeniden kuran kimse reviver i.
gönüllere taht kuran kimse darling i.
(antik yunanistan'da) koloni kuran kimse oecist i.
aşırı baskı kuran şey oppression i.
başkaları üzerinde hakimiyet kuran kimse overlord i.
iletişim kuran kimse imparter i.
iletişim kuran kimse communicator i.
belirli bir alanda güç sahibi bir aileyi kuran kimse dynast i.
ensest ilişki kuran kimse inbreeder i.
bir şeyi kuran kimse instituter i.
(sondaj donanımı) makineleri kullanım için kuran kimse dresser i.
fantezi kuran kimse fantasiser i.
fantezi kuran kimse fantasizer i.
farklı bir nesne veya kimse üzerinden izleyici ile iletişim kuran konuşmacı sermocinator i.
pusu kuran kimse skulk i.
empati kuran kimse sympathist i.
empati kuran kimse sympathiser i.
empati kuran kimse sympathizer i.
kuran'a el basmak swear on koran f.
kuran okumak read quran f.
kuran okumak recite the quran f.
kuran'ın buyurduklarına göre koranic s.
kuran'ın buyurduklarına uygun koranic s.
kuran'da bulunan koranic s.
kuran'a ait koranic s.
kuran ile ilgili quranic s.
kuran'a ait alcoranic s.
kuran'ın buyurduklarına uygun alcoranic s.
kuran'ın buyurduklarına göre alcoranic s.
kuran'da bulunan alcoranic s.
tuzak kuran conspirant s.
komplo kuran conspirant s.
temas kuran contact s.
ilişki kuran correlational s.
bağlantı kuran correlational s.
önceden kuran premeditate [obsolete] s.
önceden kuran prepensive s.
kendi iletişim kuran self-imparting s.
siyu dilinde iletişim kuran siouan-speaking s.
kadro kuran staff s.
empati kuran sympathizer s.
fazla fiziksel temas kuran physical s.
doğrudan iletişim kuran person-to-person s.
yüz yüze iletişim kuran person-to-person s.
birebir iletişim kuran person-to-person s.
Deyim
(bir şeyi) kuran adam founding father (of something) i.
gönlüne taht kuran big with someone s.
gönlüne taht kuran big with (someone) s.
Ticaret/Ekonomi
perakendeciler ile ilişki kuran şirket temsilcisi retail man i.
tek başına işletme kuran kişi sole proprietor i.
toptancının perakendeciler ile ilişki kuran temsilcisi retail man i.
tröst kuran kişi trustor i.
borç ilişkisi kuran kimse bonds creditor i.
bir şirketi kuran yasal belge articles of incorporation i.
müşteri ile doğrudan iletişim kuran customer-facing s.
Hukuk
komplo kuran conspirator i.
iş güvenliği ve sağlığı idaresini kuran bir yasa federal job safety law i.
Siyasal
avrupa topluluğunu kuran antlaşma treaty establishing the european community i.
avrupa kömür ve çelik topluluğunu kuran antlaşma treaty establishing the european coal and steel community i.
avrupa atom enerjisi topluluğunu kuran anlaşma treaty establishing the european atomic energy community i.
avrupa ekonomik topluluğunu kuran antlaşma treaty establishing the european economic community i.
ayrıldığı siyasi gruba muhalif grup kuran kimse adullamite i.
1921'deki bağımsız irlanda cumhuriyetini kuran antlaşmayı savunan kimse treatyite i.
19. yüzyılda liberallerden ayrılarak ayrı parti kuran siyasi bir gruba mensup kimse liberal unionist [uk] i.
(abd'de) işçilerin istihdam sırasında yaralanmalarını veya hastalanmalarını önlemek için iş güvenliği ve sağlığı idaresi'ni kuran yasa occupational safety and health act i.
Kurum/Kuruluş
maliye bakanlığı'nın ofisleri ve büroları arasındaki istihbarat ilişkilerini denetleyip istihbarat teşkilatı ve uluslararası ekonomik politikadan sorumlu yetkililer arasında bir bağlantı kuran ajans office of intelligence support i.
Sanayi
değirmenlerin planını yapıp inşa eden veya düzeneklerini kuran kimse millwright i.
Telekom
mesajlaşma yoluyla iletişim kuran kimse texter i.
telgraf hattını kuran ve tamir eden işçi tickerman i.
dinleme cihazlarını kuran kimse wiretapper i.
Elektrik
kuran partör carrier current i.
Mekanik
otomatik saati kuran yarım daire biçimli parça rotor i.
İnşaat
köprü kuran bridging s.
Denizcilik
gemilerin mekanik donanımlarını kuran bir makinist outfitter i.
dümen ile dümen müşiri arasında bağlantı kuran hat spurling-line i.
Psikoloji
gözle görülür fiziksel sinyaller olmadan iletişim kuran telepathic s.
Eczacılık
beden duyu dengesini kuran (yenebilir bitki) somatotensic s.
Biyoloji
oscillatoriaceae familyasına mensup, tropik okyanuslarda koloni kuran bir mavi-yeşil alg cinsi trichodesmium i.
Deniz Biyolojisi
çenesiz emici ağza sahip, diğer balıklarla parazit ilişki kuran, göçmen ya da tatlı suda yaşayan bir balık lamprel (petromyzon marinus) i.
çenesiz emici ağza sahip, diğer balıklarla parazit ilişki kuran, göçmen ya da tatlı suda yaşayan bir balık lampron i.
Tarım
tarım üzerine iş kuran girişimci agropreneur i.
Ormancılık
ormandaki kütükleri elektrikli kablolarla kaldıran teçhizatı kuran kimse rigger i.
Tarih
hindistan'a belli aralıklarla baskınlar yapan, (1519-1524) delhi ve agra'yı ele geçirerek babür hanedanlığını kuran moğol fatih baber i.
hindistan'a belli aralıklarla baskınlar yapan, (1519-1524) delhi ve agra'yı ele geçirerek babür hanedanlığını kuran moğol fatih babar i.
1777'de bir kongre toplantısıyla amerika birleşik devletleri'ni kuran anayasa articles of confederation i.
plymouth kolonisini kuran ingiliz püritenler pilgrim fathers i.
plymouth kolonisini kuran püriten topluluklarından biri pilgrim i.
Dini
kuran'ın öğretilerine uyan kimse alkoranist i.
namaz, oruç ve vahiy karşıtı olup kuran'ı salt alegori olarak gören 9. yüzyılda ortaya çıkmış bir islam mezhebinden olan kimse karmathian i.
kuran'da geçen bir dini grup zabian i.
dine davet eden ve kuran ile sünnetleri öğreten islami hareket evangelicalism i.
kuran'ın 12. suresi joseph i.
(hinduizm'de) yoga yapınca aktif hale gelen ve ruhani gelişim sürecinde diğer çakralarla bağlantı kuran omurganın kökünde bulunan enerji kundalini i.
(batı afrika'da) kuran eğitimi almış erkek malam i.
(batı afrika'da) kuran eğitimi almış erkek mallam i.
kuran'ın 19. suresi mary i.
18. yüzyılda tarikat kuran alfonso de liguori'nin öğretilerine inanan kimse liguorist i.
18. yüzyılda tarikat kuran alfonso de liguori'nin öğretilerine inanan kimse liguorian i.
müslüman hukukçuların kuran'ı yorumlayarak resmi bir karar verme süreci ijtihad i.
(kuran'da) kıyamet gününde sura üflemekle görevli melek israfil i.
(kuran'da) kıyamet gününde sura üflemekle görevli melek israfeel i.
(kuran'da) kıyamet gününde sura üflemekle görevli melek israfel i.
kuran'ın 30. suresi romans i.
kuran'a inanan kimse scripturalist i.
kuran-ı kerim qur'an i.
kuran-ı kerim quran i.
kuran-ı kerim al-qur'an i.
kuran'ın buyurduklarına göre alkoranic s.
kuran'ın buyurduklarına uygun alkoranic s.
kuran'da bulunan alkoranic s.
kuran'a ait alkoranic s.
kuran ile ilgili qur'anic s.
Silah/Atıcılık
toplu tabancalarda horozu kuran düşüren ateşleme iğnesi hizasından yukarı iten tetik sistemi trible action i.
tavşan, fare gibi hayvanları yakalamak için telden tuzak kuran kimse wirer i.