kurtaran - Türkçe İngilizce Sözlük

kurtaran

"kurtaran" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
kurtaran saving s.
Genel
kurtaran saver i.
kurtaran redemptive s.
kurtaran redemptional s.
kurtaran redemptory s.
kurtaran salvatory s.
kurtaran -saver s.
Ticaret/Ekonomi
kurtaran saver i.

"kurtaran" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
can kurtaran görevli (plajlarda) lifeguard i.
durumu kurtaran çözüm expedient i.
kazazedeleri boğulmaktan kurtaran lifesaver i.
kurtaran kimse savoir i.
suçlamalardan kurtaran exonerator i.
can kurtaran görevli (plajlarda) lifesaver i.
paçayı kurtaran escaper i.
hayat kurtaran life saver i.
kazazedeleri kurtaran tekne hoveller i.
dünyayı kurtaran adam the man who saved the world i.
hayatı kurtarılan kişinin hayatını kurtaran kişiye duyduğu borç life debt i.
fidye verip kurtaran ransomer i.
can kurtaran simidi safetybuoy i.
(birini) fidye ile kurtaran ransomer i.
kurtaran kimse recoverer i.
fidye ödeyerek kurtaran kimse redeemer i.
ipotekten kurtaran kimse redemptioner i.
para verip kurtaran kimse redeemer i.
rehinden kurtaran kimse redeemer i.
borçtan kurtaran redemptive i.
(geçmişte) can kurtaran lineman [australia/new zealand] i.
kölelikten kurtaran kimse emancipator i.
esaretten kurtaran kimse emancipator i.
şüpheden kurtaran vindicator i.
insanları ülke dışına kaçırarak ölüm tehlikesinden kurtaran kimse scarlet pimpernel i.
kurtaran şey ridder i.
(beyni yıkanan kimseyi) kurtaran kimse deprogrammer i.
yakayı kurtaran kimse parrier i.
esaretten kurtaran kimse freer i.
kölelikten kurtaran kimse freer i.
kölelikten kurtaran kimse freer i.
esaretten kurtaran kimse freer i.
hayat kurtaran şey/kimse lifesaver i.
hayat kurtaran life saving s.
durumu kurtaran saving s.
hayat kurtaran life-saving s.
vaziyeti kurtaran face-saving s.
can kurtaran lifesaving s.
fidye ödeyerek kurtaran redeeming s.
rehinden kurtaran redeeming s.
borçtan kurtaran redemptional s.
para verip kurtaran redeeming s.
borçtan kurtaran redemptory s.
şüpheden kurtaran vindicative s.
şüpheden kurtaran vindicatory s.
sıkıntıdan kurtaran merciful s.
hayat kurtaran lifesaver N.
Deyim
durumu kurtaran iyi özellik a saving grace i.
durumu kurtaran şey a saving grace i.
bir şirketi zor durumdan kurtaran a white knight i.
kurtaran özellik redeeming feature i.
Hukuk
duruşmaya kadar sanığı mahkemede hazır bulunma külfetinden kurtaran mahkeme kararı binding over i.
mücbir sebebin gerçekleşmesi durumunda kiracıyı kira ödemekten kurtaran sözleşme hükmü abatement clause i.
Sigortacılık
malı kurtaran kişi salvor i.
Teknik
can kurtaran simitleri için tutma yerleri holders for lifebuoys i.
lif ve dolgunun büyük bir bölümünü kurtaran bir kağıt makinesi save-all i.
Denizcilik
hayat kurtaran kurallar life-saving rules i.
can kurtaran simidi safety buoy i.
Dini
günahlardan kurtaran redemptional s.
Askeri
gemi kurtaran dalgıç brövesi salvage class diver badge i.
Spor
takımı zor maçlarda kurtaran forvet oyuncu go-to i.
Argo
sörfçülerin hayatını kurtaran genç cankurtaran nipper i.