larger - Türkçe İngilizce Sözlük

larger

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"larger" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
larger s. daha geniş
Similar arrangements can also be sought in a larger context, not least with the US.
Benzer düzenlemeler, başta ABD ile olmak üzere daha geniş bir bağlamda da aranabilir.

More Sentences
larger s. büyük
I should like to have seen still larger appropriations, but I hope to be able to return to this subject later.
Daha da büyük ödenekler görmek isterdim, ancak bu konuya daha sonra dönebilmeyi umuyorum.

More Sentences
larger s. daha büyük
The ECB's proposal would, in fact, allow the larger Member States to dictate monetary policy.
Avrupa Merkez Bankası'nın önerisi aslında daha büyük Üye Devletlerin para politikasını dikte etmesine izin verecektir.

More Sentences
larger s. geniş

"larger" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
make larger f. genişletmek
get larger f. daha da genişlemek
larger than s. -den daha geniş
larger than life s. destansı
larger than life s. epik ve efsanevi özellikleri olan
larger than life s. gerçek hayatta rastlanamayacak
larger than life s. gerçeküstü
larger than life s. abartılmış
larger than life s. olağanüstü
larger than life s. muhteşem
larger-than-life s. mükemmel
larger than life s. mükemmel
larger-than-life s. muhteşem
larger-than-life s. olağanüstü
İfadeler
in larger amounts expr. daha büyük miktarlarda
in larger quantities expr. daha yüksek miktarlarda
in larger amounts expr. daha yüksek miktarlarda
in larger quantities expr. daha büyük miktarlarda
Konuşma Dili
larger than life s. olduğundan büyük
larger than life s. normalden abartılı
larger than life s. normalden büyük
get larger phones expr. daha geniş telefonlarınız olsun
Deyim
be larger than life f. muhteşem olmak
be larger than life f. efsanevi olmak
be larger than life f. etkileyici olmak
be larger than life f. çok etkileyici/heyecan verici olmak
be larger than life f. destansı olmak
be larger than life f. olağanüstü olmak
be larger than life f. normalden/olduğundan büyük olmak
be larger than life f. normalden abartılı olmak
Ticaret/Ekonomi
larger customer i. kodaman müşteri
Siyasal
the larger catechism i. westminster meclisi
Teknik
larger scaled map i. büyük ölçekli harita
Bilgisayar
larger than expr. yanda belirtilen boyuttan büyük
larger than expr. şundan büyük
İstatistik
stochastically larger or smaller i. stokastik olarak büyük veya küçük
Botanik
larger bindweed i. çit sarmaşığı