laughter - Türkçe İngilizce Sözlük

laughter

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

laughter — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kahkaha, gülme
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlæftər/ – BrE /ˈlɑːftə/)
Terim Türü:
İsim: laughter (uncountable)
Gülme eyleminin kendisini ya da ortaya çıkan sesi tanımlar. Laugh kökünden türemiştir ve kolektif neşe fikrini barındırır. Günümüzde laughter, psikoloji ve sağlık alanlarında rahatlatıcı bir etkiyle ilişkilendirilir.
Eş Anlamlılar:
merriment, amusement
Zıt Anlamlılar:
silence, sorrow

"laughter" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
laughter i. kahkaha
Meredith suddenly burst into laughter.
Meredith aniden kahkahalara boğuldu.

More Sentences
Genel
laughter i. gülüş
We'll miss your laughter.
Gülüşünü özleyeceğiz.

More Sentences
laughter i. gülme
Laughter is the only cure against vanity, and vanity is the only laughable fault.
Gülmek kibre karşı tek çaredir ve kibir gülünecek tek hatadır.

More Sentences
laughter i. kahkaha
Meredith suddenly burst into laughter.
Meredith aniden kahkahalara boğuldu.

More Sentences
laughter i. hande
laughter i. kahkahalar
Eski Kullanım
laughter i. gülünecek şey

"laughter" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hoot of laughter i. kahkaha
explosion of laughter i. kahkaha tufanı
paroxysm of laughter i. gülme krizi
loud laughter i. kahkaha
burst of laughter i. birden kahkaha atma
noisy laughter i. kahkahalarla gülen
uproarious laughter i. rahatsız edecek derecede kahkahalarla gülen
gales of laughter i. kahkaha tufanı
loud laughter i. gürültülü kahkaha
laughter lines i. kaz ayakları
laughter lines i. göz kenarı kırışıklıkları
laughter club i. kahkaha kulübü
homeric laughter i. gürültülü ve kontrolsüz kahkaha
shake one's sides with laughter f. katıla katıla gülmek
be bursting with laughter f. gülmekten katılmak
fall about with laughter f. katıla katıla gülmek
burst into laughter f. kahkahayı basmak
be doubled up with laughter f. gülmekten yerlere yatmak
burst into laughter f. kahkahayı koyuvermek
shriek with laughter f. gülmekten katılmak
be in fits of laughter f. gülmekten kırılmak
burst into laughter f. kahkaha atmak
split one's sides with laughter f. gülmekten yarılmak
faint with laughter f. gülmekten bayılmak
be convulsed with laughter f. gülmekten katılmak
dissolve in laughter f. zembereği boşanmak
burst into laughter f. makaraları koyuvermek
scream with laughter f. kahkahayı basmak
shriek with laughter f. katıla katıla gülmek
be seized by a fit of laughter f. zembereği boşalmak
burst into loud laughter f. kahkahaya boğulmak
burst into loud laughter f. kahkahalarla gülmek
burst into loud laughter f. kahkahalar atmak
convulsed with laughter f. kahkahalara boğulmak
laughter-inducing s. güldürücü
İfadeler
she laughs at my dreams, but I dream about her laughter expr. o benim hayallerime güler fakat ben onun gülüşünü hayal ederim
Atasözü
laughter is the best medicine gülmek en iyi ilaçtır
Konuşma Dili
crack of laughter i. çatlak bir kahkaha
contagious laughter i. bulaşıcı kahkaha
contagious laughter i. bulaşıcı gülüş
howl with laughter f. kahkahayı basmak
howl with laughter f. kahkahadan kırılmak
does anybody remember laughter? expr. en son ne zaman gülmüştük?
does anybody remember laughter? expr. gülmeyi hatırlayan var mı?
does anybody remember laughter? expr. güzel günler geride kaldı
does anybody remember laughter? expr. en son ne zaman güldüğünü hatırlayan var mı?
Deyim
source of laughter i. eğlence/alay kaynağı
rock with laughter f. kahkahadan kırılmak
collapse in laughter f. kahkahaya boğulmak
collapse in laughter f. kahkahadan kırılmak
burst out into laughter f. kahkahalara boğulmak
double up with laughter f. kahkahadan iki büklüm olmak
double up with laughter f. kahkahadan yere yuvarlanmak
writhe with laughter f. gülmekten katılmak
shake with laughter [uk] f. gülme krizine girmek
shake with laughter [uk] f. katıla katıla gülmek
shake with laughter [uk] f. gülmekten yerlere yatmak
Hayvancılık
laughter [dialect] [uk] i. tek seferde kuluçkaya konan yumurtalar
Sinema
laughter track i. gülme efekti
canned laughter i. gülme efekti
laughter soundtrack i. gülme efekti
Modern Argo
alwp (actual laughter was produced) expr. gülmekten yerlere yattım
alwp (actual laughter was produced) expr. kahkahalara boğuldum
alwp (actual laughter was produced) expr. sesli güldüm
alwp (actual laughter was produced) expr. çok güldüm