located - Türkçe İngilizce Sözlük

located

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"located" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
located s. yeri bulunmuş
located s. belirli bir yeri olan
located s. belirli bir konumu olan
Ticaret/Ekonomi
located s. tespit edilmiş
located s. yeri tayin edilmiş
Hukuk
located s. kain

"located" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be centrally located f. şehrin merkezinde bulunmak
be located on the land of f. alan üstüne kurulmak
be located on the land of f. alan üstünde kurulu olmak
be located f. tespit edilmek
be centrally located f. merkezi bir yerde olmak
be located in f. yer almak
be located f. bulunmak
be located f. yeri saptanmak
be located f. yerleşik bulunmak
be located f. yer almak
co-located s. aynı yerde ve aynı zamanda gerçekleşen
Konuşma
we located the house expr. evi bulduk
we located the house expr. evi tespit ettik
Hukuk
be located in f. kain olmak
Teknik
sea-located oil well i. denize yerleşik petrol kuyusu
sea-located oil well i. denize kurulu petrol kuyusu
Telekom
co-located s. eş konumlu
Medikal
peripherally located i. periferal olarak yerleşmiş
centrally located thrombus in the right pulmonary artery i. sağ pulmoner arterde santral lokalizasyonlu trombüs
located in supratentorial i. supratentoriyal yerleşimli
mediastinally located ectopic parathyroid adenomas i. mediastende yerleşik soliter paratiroid adenomlar
atypically located pulmonary adenoid cystic carcinoma i. atipik yerleşimli pulmoner adenoid kistik karsinom
cauterization of endometriotic implants located on the sacrouterine ligaments i. sakrouterin ligamentlerde lokalize olmuş endometriozis odakların yakılması
located in retroperitoneal space i. retroperitoneal yerleşimli
located in the right lung i. sağ akciğer yerleşimli
deeply located nodules i. derin yerleşimli nodüller
located in hepatic vein i. portal venlerde lokalize
infraorbitally located tuberculous lypmhadenitis i. infraorbital yerleşimli tüberküloz lenfadenit
eccentric located pressure sores i. egzantrik yerleşimli bası yaraları
eccentric located pressure sores i. (birbirinden) kaçık/farklı konumlu bası yaraları
thymus-located s. timus yerleşimli
located on first narrow section s. birinci darlıkta yerleşim gösteren