| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | magical s. | büyü gibi | ||
|
In a magical moment, I kissed her cheek. Büyü gibi bir anda yanağından öptüm. More Sentences |
||||
| Genel | magical s. | sihirli | ||
|
They were either the quickest prepared set of accounts in history or something magical happened. Ya tarihin en hızlı hazırlanan hesaplarıydı ya da sihirli bir şey oldu. More Sentences |
||||
| Genel | magical s. | büyülü | ||
|
She possesses magical powers we can not fight against. Karşı koyamayacağımız büyülü güçleri var. More Sentences |
||||
| Genel | magical s. | çok güzel | ||
| Genel | magical s. | fevkalade | ||
| Genel | magical s. | sihirsel | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | magical s. | majikal | ||
| Dini | ||||
| Dini | magical s. | doğaüstü güçler ile ilgili | ||
| Dini | magical s. | sihir ile ilgili | ||
| Dini | magical s. | doğaüstü güçler tarafından meydana getirilmiş | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | magical formula i. | sihirli formül | ||
| Genel | magical realism i. | büyülü gerçekçilik | ||
| Genel | magical spell i. | büyü gücü olduğuna inanılan formülize edilmiş söz veya sözler | ||
| Genel | magical power i. | sihir yapabilme yeteneği | ||
| Genel | magical ability i. | sihir yapabilme yeteneği | ||
| Genel | make a magical wish f. | büyülü bir dilek dilemek | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | a magical plan i. | sihirli bir plan | ||
| Psikoloji | ||||
| Psikoloji | magical thinking i. | büyülü düşünme | ||
| Argo | ||||
| Argo | magical negro i. | film ve edebiyat eserlerinde beyaz kahramanın yardımına gelen standart siyahi karakter | ||
| Argo | magical negro i. | sihirli zenci | ||