| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | masked s. | maskeli | ||
|
The masked bank robber fled the scene. Maskeli banka soyguncusu olay yerinden kaçtı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | masked s. | maskelenmiş | ||
|
Diabetic patients should be warned of the possibility of masked hypoglycemia. Diyabetik hastalar maskelenmiş hipoglisemi olasılığına karşı uyarılmalıdır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | masked s. | maskelenmiş | ||
|
Diabetic patients should be warned of the possibility of masked hypoglycemia. Diyabetik hastalar maskelenmiş hipoglisemi olasılığına karşı uyarılmalıdır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | masked s. | gizli | ||
| Genel | masked s. | gizlenmiş | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | masked s. | gizlenerek bir yere sızan | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | masked s. | alışılageldik belirtileri göstermeyen | ||
| Medikal | masked s. | belirgin olmayan | ||
| Medikal | masked s. | latent | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | masked s. | kafasında veya yüzünde maske şeklinde leke olan | ||
| Zooloji | masked s. | bir sonraki gelişim evresinde alacağı şeklin anahatları zarın altından belli olan (bazı böcek pupaları) | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | masked s. | alt dudağın dibindeki çıkıntı ile neredeyse kapalı durumda gelen iki dudaklı çiçek tacında borumsu açıklık bulunan | ||