exposed - Türkçe İngilizce Sözlük

exposed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"exposed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
exposed s. maruz
Genel
exposed s. ortada
Now everything's exposed.
Şimdi her şey ortada.

More Sentences
exposed s. açıkta
The hill is exposed, with no trees.
Tepe açıkta, hiç ağaç yok.

More Sentences
Teknik
exposed s. açıkta
The hill is exposed, with no trees.
Tepe açıkta, hiç ağaç yok.

More Sentences
exposed s. açıkta kalmış
The exposed part of the cable is protected by a hose and does not affect the rotation of the tripod head.
Kablonun açıkta kalan kısmı bir hortumla korunur ve tripod kafasının dönüşünü etkilemez.

More Sentences
Genel
exposed s. açık
exposed s. maruz kalan
exposed s. muhafazasız
exposed s. açıkça
exposed s. maruz kalmış (kimyasal maddeye vb)
exposed s. korunmasız
exposed s. çıplak
Teknik
exposed f. uzatmak
exposed s. maruz kalmış
exposed s. korunmasız
exposed s. meydanda
Medikal
exposed s. maruz kalan
Jeoloji
exposed s. yüzlek veren

"exposed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 102 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be exposed to f. maruz kalmak
Genel
exposed terrain i. açık arazi
exposed workers i. radyasyona maruz kalan işçiler
exposed position i. açık mevzi
exposed to fire i. yangına maruz kalan
students exposed to violence i. şiddete maruz kalan öğrenciler
exposed face i. görünen yüz
exposed face i. çıplak yüz
non-exposed stock i. boş film
workers exposed to heat i. ısıya maruz kalan işçiler
workers exposed to heat i. ısıya maruz kalan çalışanlar
be exposed f. maruz kalmak
be exposed to frost f. ayazda kalmak
be exposed to f. maruz kalmak
exposed to frost f. ayazda kalmak
be exposed f. deşifre olmak
be exposed to violence f. şiddete maruz kalmak
be exposed to violence f. şiddet görmek
be exposed to torture f. işkenceye maruz kalmak
be exposed to torment f. işkenceye maruz kalmak
(one's lie) be exposed f. yalanı ortaya çıkarılmak
be exposed to sunlight f. güneş ışığına maruz kalmak
be exposed to a danger f. tehlikeyle burun buruna gelmek
be exposed to a danger f. tehlike yaşamak
be exposed to radiation f. radyasyona maruz kalmak
be exposed to military coup f. darbeye maruz kalmak
be exposed to impact f. darbeye maruz kalmak
be exposed to violence f. şiddete uğramak
be exposed to discrimination f. ayrımcılığa uğramak
be exposed f. afişe olmak
exposed to s. maruz
exposed to the wind s. rüzgar alan
Konuşma
she exposed me expr. beni ifşa etti
Siyasal
creating a sense of being exposed to torture at any time i. her an işkenceye alınacakmış duygusu yaratma
politically exposed person i. siyasi nüfuz sahibi kişi
Sanayi
industrial workers exposed to heat i. ısıya maruz kalan endüstri çalışanları
Teknik
evaluation of materials assemblies exposed to source of radiant heat i. ışıma ısısına maruz kalan malzeme donanımlarının değerlendirilmesi
exposed finish i. açıkta kalan yüzey
exposed underlayer i. dışa vurmuş altkatman
behavior under humidity variations of door leaves exposed to successive uniform climates i. art arda uniform iklim şartlarına maruz bırakılan kapı kanatlarının nem değişimleri karşısındaki davranışı
polymeric material exposed to a low energy source of heat i. düşük enerjili bir ısı kaynağına maruz bırakılan polimerik malzeme
electrotechnical products exposed to fire i. yangına maruz kalan elektroteknik mamuller
flammability of solid non-metallic material when exposed to flame source i. alev kaynağına maruz kaldığında metalik olmayan katı malzemenin alevlenebilirliği
individuals exposed to extreme hot or cold environments i. aşırı sıcak veya soğuk çevrelere maruz kalan bireyler
measurement exposed to radio-frequency electromagnetic fields i. radyo frekans elektromanyetik alanlara maruz kalan ölçme
be exposed directly to x and gama rays f. doğrudan x ve gama ışınlarıyla pozlanmak
be exposed to light f. ışığa maruz kalmak
be exposed to light f. ışığa maruz bırakılmak
Bilgisayar
exposed name sql i. açık ad
exposed name i. açık ad
Tekstil
fabrics exposed to dry heat i. kuru ısıya maruz kalan kumaşlar
İnşaat
exposed aggregate surface i. görünür agregalı yüzey
exposed masonry i. sıvasız duvar
exposed ceiling i. açık tavan
exposed wiring i. açık elektrik tesisatı
exposed joists i. görünür kirişler
exposed concrete form i. çıplak beton kalıbı
exposed aggregate texture i. görünür agregalı yapı
exposed concrete i. çıplak beton
exposed surface i. çıplak yüzey
exposed aggregate concrete i. görünür agregalı beton
exposed ceiling i. çıplak tavan
exposed aggregate concrete i. yıkama beton
exposed concrete i. brüt beton
structures exposed to fire i. yangına maruz kalan yapılar
Ağaç İşleri
wood preservative exposed out of ground contact i. toprakla temas etmeyen bir ahşap koruyucu
Denizcilik
exposed deck i. üstü hava ve deniz koşullarına açık olan güverte
Medikal
exposed worker i. maruz kalan çalışan
edema on exposed area i. güneş gören yerlerde ödem
sun-exposed body parts i. vücudun güneş gören bölümleri
sun-exposed areas i. güneş gören alanlar
sun-exposed areas of skin i. derinin güneş gören bölgeleri
children exposed to passive smoke i. pasif sigaraya maruz kalmış çocuklar
children exposed to passive smoke i. pasif sigara dumanına maruz kalmış çocuklar
exposed to pressure f. basınca maruz kalmak
Gıda
brass exposed to fresh or saline waters i. tatlı veya tuzlu sulara maruz kalan pirinç
exposed for sale s. satışa sunulan
Gökbilim
exposed planetary core i. çıplak gezegen çekirdeği
exposed planetary core i. açık gezegen çekirdeği
Arıcılık
exposed situation i. açık durum
Tütün
cigarettes exposed on bottom i. altta görünen sigaralar
cigarettes exposed on top i. üstte görünen sigaralar
Çevre
potentially exposed worker i. temas potansiyeli olan görevli
potentially exposed i. potansiyel temas durumu
unwarned exposed i. habersiz maruz kalma
occupationally exposed personnel i. mesleki olarak maruz kalan personel
warned exposed i. ikazlı maruz kalma
maximally exposed individual i. en fazla radyasyon alan kişi
contaminated, injured, or exposed individual i. yüksek dozajda radyasyona maruz kalarak etkilenmiş, yaralanmış kimseler
Jeoloji
exposed rock i. açığa çıkmış kayaç
exposed rock i. açığa çıkmış kaya
exposed rock i. mostra veren kayaç
exposed over large areas s. geniş yayılım gösteren
Askeri
dangerously exposed waters i. tehlike teşkil eden sular
evacuation of dangerously exposed waters i. ticari gemilerin tehlikeye maruz kalan sulardan daha güvenli yerlere alınması
warned exposed i. ikaz edilmiş açıkta
exposed position i. açık mevzi
exposed flank i. açık yan
unwarned exposed s. ikaz edilmemiş ve açıkta
Sinema
exposed film i. dolu film
non-exposed stock i. bakire pelikül
over-exposed s. aşırı ışıklı