matters - Türkçe İngilizce Sözlük

matters

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"matters" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
matters i. umur

"matters" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 144 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sanitary matters i. sıhhiye
general matters i. genel hususlar
everyday matters i. günlük meseleler
security matters i. güvenlik gerekçesi
weighty matters i. ağır konular
heavy matters i. ağır konular
weighty matters i. önemli konular
heavy matters i. önemli konular
family matters i. aile meseleleri
family matters i. ailevi konular
clarification of some matters i. bazı hususların açıklığa kavuşması
clarification of some matters i. bazı hususların açığa kavuşturulması
routine matters i. rutin meseleler
grave matters i. önemli konular
important matters i. önemli konular
grave matters i. ciddi konular
important matters i. ciddi konular
matters of interest to someone i. birinin ilgisini çekecek/onu ilgilendiren konular
matters not provided for i. dikkate alınmamış hususlar
matters not provided for i. gözden kaçan hususlar
administrative matters i. idari meseleler
administrative matters i. idari konular
domestic matters i. iç meseleler
religious matters i. dini mevzular
more pressing matters i. daha acil meseleler
official matters i. devlet işleri
mince matters f. yumuşak bir tavırla söylemek
mince matters f. bir şeyleri yumuşatmak
bring matters to a head f. çıbanın başını koparmak
mince matters f. açık konuşmamak
not to mince matters   f. ince eleyip sık dokumamak  
mince matters f. kibarca söylemek
not to mince matters f. sözünü esirgememek
make matters worse while trying to be helpful f. kaş yapayım derken göz çıkarmak
direct the matters f. ipleri almak
speed up matters f. işleri çabuklaştırmak
expedite matters f. işleri hızlandırmak
expedite matters f. işleri çabuklaştırmak
speed up matters f. işleri hızlandırmak
take matters at face value f. konuyu olduğu gibi değil göründüğü gibi ele almak
without mincing matters zf. açık açık
without mincing matters zf. sakınmadan
without mincing matters zf. dobra dobra
without mincing matters zf. açıkça
not mincing matters zf. sözünü esirgemeden
as matters stand zf. şimdiki halde
in some matters zf. bazı konularda
in some matters zf. bazı hususlarda
in fiscal matters zf. mali konularda
İfadeler
not that it matters i. ehemmiyeti olmamakla beraber
not that it matters but ... expr. önemli değil ama ...
nothing else matters expr. gerisi boş
not that it matters but expr. pek bir şey fark ettirmez ama
what matters most is how you see yourself expr. önemli olan kendini nasıl gördüğündür
although it hardly matters expr. pek önemli değil, gerçi
function matters, not size expr. önemli olan boyu değil işlevi
what matters is ... expr. önemli olan ...
what matters is quality rather than quantity expr. önemli olan nicelik değil niteliktir
Atasözü
every drop matters her damla önemlidir
Konuşma Dili
to make matters worse expr. bu yetmezmiş gibi
to make matters worse expr. bir de bunun üstüne
to make matters worse expr. bir de bu yetmezmiş gibi
it matters to me expr. benim için önemli
size matters expr. boyut önemlidir
size matters expr. boyut fark eder
size matters expr. daha büyük penise sahip bir erkek partnerini daha iyi tatmin eder/partneri için daha çekicidir
size matters expr. boyutu büyük olan bir şey küçük olandan daha iyidir
Deyim
not mince matters f. dobra dobra konuşmak
not mince matters f. sözünü sakınmadan konuşmak
not mince matters f. açık açık konuşmak
take matters into own hands f. bir sorunu kendi çözmek
take matters into own hands f. kendi göbeğini kendi kesmek
take matters into own hands f. dizginleri ele almak
make matters worse f. işleri/durumu daha da çirkinleştirmek
make matters worse f. işleri/durumu daha da zorlaştırmak
make matters worse f. işleri/durumu daha da kötüleştirmek
take matters into (one's) own hands f. dizginleri ele almak
take matters into your own hands f. kendi göbeğini kendi kesmek
take matters into your own hands f. duruma el atmak/koymak
take matters into (one's) own hands f. kendi göbeğini kendi kesmek
take matters into your own hands f. dizginleri ele almak
take matters into your own hands f. bir sorunu kendi çözmek
take matters into (one's) own hands f. duruma el atmak/koymak
take matters into (one's) own hands f. bir sorunu kendi çözmek
Konuşma
it's the participation that matters expr. önemli olan katılmaktı
nothing else matters expr. başka hiçbir şeyin önemi yok
nothing else matters expr. gerisi boş
what matters for us is.. expr. bizim için önemli olan
what matters is quality rather than quantity expr. önemli olan miktar değil kalitedir
what really matters is expr. asıl önemlisi
the only thing that matters expr. önemli olan tek şey
that's all that matters expr. tek önemli olan şey bu
what really matters is expr. aslolan
that's all that matters expr. önemli olan tek şey bu
I don't think it matters expr. bence fark etmez
you're all that matters to me expr. benim için tek önemli olan sensin
Ticaret/Ekonomi
advisory committees on customs matters i. gümrük sorunları danışma komitesi
labor matters i. çalışma mevzuatına ilişkin hususlar
other significant matters effecting to or making financial statements more clear, interpretable and understandable should be disclosed i. mali tabloları önemli ölçüde etkileyen ya da mali tabloların açık, yorumlanabilir ve anlaşılabilir olması açısından açıklanması gerekli olan diğer hususlar
environmental matters i. çevresel hususlar
property matters i. mülki hususlar
money matters i. para meseleleri
mercantile matters i. ticari işler
mail matters i. posta maddeleri
financial matters i. finansal mevzular
financial matters i. mali meseleler
Hukuk
judicial cooperation in civil matters i. özel hukuk konularında adli işbirliği
represent us in criminal matters i. cezai ihtilaflarda bizi temsil etmeye
matters of extenuation i. hafifletici hususlar
criminal matters i. cezai konular
criminal matters i. ceza hukukuna dair meseleler
general assembly for criminal matters i. ceza genel kurulu
mutual legal assistance on criminal matters i. ceza işlerinde karşılıklı adli yardım
european convention on mutual assistance in criminal matters i. ceza işlerinde karşılıklı adli yardım avrupa sözleşmesi
mutual assistance in commercial matters i. ticari konularda karşılıklı adli yardımlaşma
mutual assistance in criminal matters i. cezai konularda karşılıklı adli yardımlaşma
mutual assistance in civil matters i. hukuki konularda karşılıklı adli yardımlaşma
prepare applications on our behalf and to finalize the matters therein specified expr. adımıza dilekçe tanzimine, neticelerini istihsale
Siyasal
advisory committee on customs matters i. gümrük sorunları danışma komitesi
deprivation of liberty for non-criminal matters i. suçla ilgili olmayan nedenlerle özgürlükten mahrumiyet
committee for the adaptation to technical progress of the directives on the removal of technical barriers to trade in colouring matters which may be added to medicinal products i. tıbbi ürünlere katılabilecek renklendirici maddelerin ticaretindeki teknik engellerin kaldırılmasına ilişkin direktiflerin teknik ilerlemeye uyarlanması komitesi
committee on legal aid in cross-border disputes in civil and commercial matters i. özel hukuk ve ticaret hukuku konularındaki sınır aşan uyuşmazlıklarda adli yardım komitesi
committee on mutual assistance in customs and agricultural matters i. gümrük ve tarım konularında karşılıklı yardım komitesi
additional protocol to the european convention on mutual assistance in criminal matters i. ceza işlerinde karşılıklı adli yardım avrupa sözleşmesine ek protokol
european convention on mutual assistance in criminal matters i. ceza işlerinde karşılıklı adli yardım avrupa sözleşmesi
european convention on the transfer of proceedings in criminal matters i. ceza koğuşturmalarının aktarılmasına dair avrupa sözleşmesi
european convention on mutual assistance in criminal matters i. ceza işlerinde karşılıklı adli yardımlaşma avrupa sözleşmesi
police and judicial cooperation in criminal matters i. polis ve cezai konularda adli işbirliği
model agreement on exchange of information on tax matters i. vergi konularına ilişkin bilgi değişimi model anlaşması
Kurum/Kuruluş
european institute for security matters i. avrupa güvenlik sorunları enstitüsü
Teknik
suspended matters i. asıltı maddeler
conventional determination of non-volatile matters i. uçucu olmayan maddelerin klasik metotla tayini
incombustible matters i. yanmayan maddeler
floating matters i. yüzen maddeler
determination of diesel particulate matters i. mazot zerrelerinin tayini
Telekom
electromagnetic compatibility and radio spectrum matters i. elektromanyetik uyumluluk ve radyo spektrum konuları
radio spectrum matters i. radyo spektrum konuları
electromagnetic compatibility and radio spectrum matters i. elektromanyetik uyumluluk ve radyo spektrumu konuları
Radyo
electromagnetic compatibility and radio spectrum matters i. elektroamnyetik uyumluluk ve radyo spektrum konuları
İnşaat
matters to be taken into account while carrying out large repairs and renovations and setting up a brand new building i. yeniden yaptırılacak binalarda, büyük onarım ve tadilatlarda dikkat edilecek hususlar
Medikal
colouring matters which may be added to medicinal products i. tıbbi ürünlere ilave edilebilecek renklendirici maddeler
compendial matters i. farmakope maddeler
compendial matters i. kompendial maddeler
Modern Argo
alm/blm (all lives matter when black lives matters) expr. siyahların hayatı değerli olduğunda herkesin hayatı değerlidir