| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | migrant s. | göçmen | ||
|
2015 migrant crisis in Europe had its long-term effects on politics. Avrupa'daki 2015 yılında ortaya çıkan göçmen krizinin siyaset üzerinde uzun vadeli etkileri oldu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | migrant i. | göçmen | ||
|
2015 migrant crisis in Europe had its long-term effects on politics. Avrupa'daki 2015 yılında ortaya çıkan göçmen krizinin siyaset üzerinde uzun vadeli etkileri oldu. More Sentences |
||||
| Genel | migrant s. | göçer | ||
|
Birds of prey are daytime migrants, and conversely, cuckoos are nighttime ones. Avcı kuşlar gündüzleri göçerken, guguk kuşları aksine geceleri göçmektedir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | migrant i. | göçmen | ||
|
2015 migrant crisis in Europe had its long-term effects on politics. Avrupa'daki 2015 yılında ortaya çıkan göçmen krizinin siyaset üzerinde uzun vadeli etkileri oldu. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | migrant i. | göçmen | ||
|
2015 migrant crisis in Europe had its long-term effects on politics. Avrupa'daki 2015 yılında ortaya çıkan göçmen krizinin siyaset üzerinde uzun vadeli etkileri oldu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | migrant i. | muhacir | ||
| Genel | migrant i. | iş bulmak için başka yere taşınan kimse | ||
| Genel | migrant i. | mevsimlik işçi | ||
| Genel | migrant s. | göçebe | ||