minuscules - Türkçe İngilizce Sözlük

minuscules

minuscules — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çok küçük
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmɪnəskjuːl/ – BrE /ˈmɪnəskjuːl/)
Terim Türü:
Sıfat
Neredeyse fark edilmeyecek kadar küçük olanı niteleyen kelimedir. Latince minusculus kökünden evrilmiştir. Bilimsel ve mecazi anlatılarda aşırı küçüklüğü vurgular.
Eş Anlamlılar:
tiny, negligible
Zıt Anlamlılar:
enormous

"minuscules" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
minuscule s. ufacık
I was Gulliver-Fatuzzo, a minuscule man, and giants surrounded me.
Ben Gulliver-Fatuzzo'ydum, ufacık bir adamdım ve etrafımı devler sarmıştı.

More Sentences
minuscule s. küçük
Prioritize your chores so you don't waste time with minuscule tasks that can wait until later.
İşlerinize öncelik verin, böylece daha sonra bekleyebilecek küçük görevlerle vakit kaybetmezsiniz.

More Sentences
minuscule s. çok küçük
They can be achieved with an absolutely minuscule amount of finance.
Kesinlikle çok küçük bir finansmanla gerçekleştirilebilirler.

More Sentences
minuscule i. minüskül
minuscule i. küçük harfle yazılı
minuscule i. cüzi
minuscule i. miniskül
minuscule i. küçük harf
minuscule i. m.s. 7. yüzyılda yuvarlak majüskül harflerden geliştirilmiş küçük bir bitişik el yazısı
minuscule i. küçük harflerle yazılmış el yazması
minuscule s. minik
minuscule s. önemsiz
minuscule s. küçücük
minuscule s. çok küçük parça
minuscule s. miniskülle yazılmış
minuscule s. miniskül boyutunda yazılmış
minuscule s. miniskül tarzında yazılmış
minuscule s. minisküle ait
minuscule s. minisküle ilişkin
minuscule s. çok az