motes - Türkçe İngilizce Sözlük

motes

motes — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zerre, tanecik
Okunuş (IPA):
(AmE /moʊt/ – BrE /məʊt/)
Terim Türü:
İsim: mote (motes)
Çok küçük parçacığı tanımlayan sözcüktür. Eski İngilizce mot kökünden gelmektedir. Edebi ve mecazi anlatılarda önemsiz derecede küçük unsurları belirtir.
Eş Anlamlılar:
speck, particle
Zıt Anlamlılar:
mass

"motes" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mote i. zerrecik
The sunlight revealed motes of dust floating in the air.
Güneş ışığı, havada uçuşan toz zerreciklerini ortaya çıkardı.

More Sentences
mote i. parçacık
mote i. tanecik
mote i. zerre
mote i. toplantı
mote i. yükseklik
mote i. dağ
mote i. doruk
mote i. tepe
mote i. istihkam olarak kullanılan yüksek yer
mote i. höyük
mote i. tümülüs
mote f. (pamuğu) taneciklerden arındırmak
Sanayi
mote i. pamuğu çırçırdan geçirme sırasında ayıklanmamış olan küçük ve gelişmemiş tohum
mote i. iplik veya kumaşta görülen siyah leke
Teknik
mote i. toz
Bilgisayar
mote i. uzaktan algılama için kullanılan küçük bir tür bilgisayar
Eski Kullanım
mote i. yiyecek veya içecekte bulunan az miktarda yabancı madde
mote f. mümkün olmak
mote f. olası olmak
mote f. -ebilmek
mote f. -abilmek

"motes" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mote [obsolete] i. bir araya gelip iş yönetimi meselelerini görüşen grup
mote bell i. müzakereye davet etmek için çalınan çan
mote [dialect] [uk] i. saman
mote hill i. dağ
mote hill i. istihkam tepesi
mote [dialect] [uk] i. hasır
mote [obsolete] i. müzakere yapılan yer
mote hill i. doruk
mote hill i. tepe
mote [dialect] [uk] i. sap
mote hill i. yükseklik
Konuşma Dili
mote in the eye i. önemsiz
mote in the eye i. neredeyse hiçbir şey değil
mote in the eye i. küçük bir hata
mote in the eye i. incir çekirdeğini doldurmaz
a mote in someone's eye i. hatalı olduğu düşünülen kişiden daha fazla hatalı olma durumu
Deyim
mote in the eye i. devede kulak
a mote in someone's eye i. devede kulak
a mote in someone's eye i. okyanusta bir damla
mote in the eye i. okyanusta bir damla
mote in the eye i. önemsiz kusur
a mote in someone's eye i. önemsiz kusur
so mote it be expr. inşallah öyle olur
so mote it be expr. inşallah
Hukuk
burgh mote i. kasaba mahkemesi
borough mote i. kasaba mahkemesi
borough mote i. kasaba toplantısı
burgh mote i. kasaba toplantısı
wood mote [uk] i. (eskiden) orman mahkemesi
shire mote i. (ingiliz hukuku) şerif veya şerif yardımcısı tarafından yönetilip jürisi olan mahkeme
shire mote i. (eski ingiliz hukuku) yerel mahkeme görevlisi