| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | mote i. | zerrecik | ||
|
The sunlight revealed motes of dust floating in the air. Güneş ışığı, havada uçuşan toz zerreciklerini ortaya çıkardı. More Sentences |
||||
| Genel | mote i. | parçacık | ||
| Genel | mote i. | tanecik | ||
| Genel | mote i. | zerre | ||
| Genel | mote i. | toplantı | ||
| Genel | mote i. | yükseklik | ||
| Genel | mote i. | dağ | ||
| Genel | mote i. | doruk | ||
| Genel | mote i. | tepe | ||
| Genel | mote i. | istihkam olarak kullanılan yüksek yer | ||
| Genel | mote i. | höyük | ||
| Genel | mote i. | tümülüs | ||
| Genel | mote f. | (pamuğu) taneciklerden arındırmak | ||
| Sanayi | ||||
| Sanayi | mote i. | pamuğu çırçırdan geçirme sırasında ayıklanmamış olan küçük ve gelişmemiş tohum | ||
| Sanayi | mote i. | iplik veya kumaşta görülen siyah leke | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | mote i. | toz | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | mote i. | uzaktan algılama için kullanılan küçük bir tür bilgisayar | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | mote i. | yiyecek veya içecekte bulunan az miktarda yabancı madde | ||
| Eski Kullanım | mote f. | mümkün olmak | ||
| Eski Kullanım | mote f. | olası olmak | ||
| Eski Kullanım | mote f. | -ebilmek | ||
| Eski Kullanım | mote f. | -abilmek | ||