motived - Türkçe İngilizce Sözlük

motived

motived — Definition

Anlamı ve Tanımı:
güdü, saik
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmoʊtɪv/ – BrE /ˈməʊtɪv/)
Terim Türü:
İsim: motive (motives)
Bir davranışın veya kararın arkasındaki itici nedeni tanımlar. Latince motivus kökünden gelmektedir ve “harekete geçiren” anlamını taşır. Hukuk, psikoloji ve anlatı çözümlemelerinde eylemin nedenini belirtir.
Eş Anlamlılar:
incentive, reason
Zıt Anlamlılar:
disinterest

"motived" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
motive i. güdü
The profit motive is very much behind the present food safety crises.
Mevcut gıda güvenliği krizlerinin ardında büyük ölçüde kâr güdüsü yatmaktadır.

More Sentences
motive i. motif
I picked out a dress with small floral motives.
Küçük çiçek motifleri olan bir elbise seçtim.

More Sentences
Genel
motive i. gerekçe
We know that companies' motives for closing and then relocating are many and various.
Şirketlerin kapanma ve ardından yer değiştirme gerekçelerinin çok çeşitli olduğunu biliyoruz.

More Sentences
motive i. neden
We remain dubious about her motives for marrying him.
Onunla evlenmesinin nedenleri konusunda şüphelerimiz var.

More Sentences
motive i. saik
This report is based on political motives, as the previous speaker illustrated.
Bir önceki konuşmacının da belirttiği gibi bu rapor siyasi saiklere dayanmaktadır.

More Sentences
motive i. sebep
Whatever the motive may be, these celebrity artists have made charitable contributions around the world.
Sebep ne olursa olsun, bu ünlü sanatçılar dünya çapında hayırsever katkılarda bulundular.

More Sentences
motive s. itici
Wind provides the motive power that turns the turbine.
Rüzgar, türbini döndüren itici gücü sağlar.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
motive i. saik
This report is based on political motives, as the previous speaker illustrated.
Bir önceki konuşmacının da belirttiği gibi bu rapor siyasi saiklere dayanmaktadır.

More Sentences
Hukuk
motive i. güdü
The profit motive is very much behind the present food safety crises.
Mevcut gıda güvenliği krizlerinin ardında büyük ölçüde kâr güdüsü yatmaktadır.

More Sentences
motive i. saik
This report is based on political motives, as the previous speaker illustrated.
Bir önceki konuşmacının da belirttiği gibi bu rapor siyasi saiklere dayanmaktadır.

More Sentences
Sanat
motive i. motif
I picked out a dress with small floral motives.
Küçük çiçek motifleri olan bir elbise seçtim.

More Sentences
Müzik
motive i. motif
I picked out a dress with small floral motives.
Küçük çiçek motifleri olan bir elbise seçtim.

More Sentences
Genel
motive i. insanı motive eden şey
motive i. yönlendirim
motive i. saika
motive i. devindirici
motive i. dürtü
motive i. sevk-i ilahi
motive i. sevk-i tabii
motive i. kişinin davranışlarının arkasındaki amaç
motive f. yönlendirmek
motive f. etkilemek
motive f. motive etmek
motive s. hareket ettirici
motive s. muharrik
motive s. güdüsel
Ticaret/Ekonomi
motive i. amil
motive i. istek
motive i. ihtiyaç ve inançlar
motive i. insan davranışlarını belirli hedeflere yönlendiren arzu
Hukuk
motive i. bir kimseyi suç işlemeye sevk eden neden
motive i. hareket
motive i. suça iten sebep
motive i. suç işlemeye teşvik eden şey
motive i. suçlu davranışı altında yatan sebep
Fizik
motive s. devindirici
Dilbilim
motive i. dürtü
Müzik
motive i. makam
motive i. bestenin tümünde yeniden üretilerek ve çeşitlendirilerek kullanılan ana melodi bölümü
Osmanlıca
motive i. insiyak

"motived" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
motive motivated s.
Giselle managed to stay self-motivated the whole time.
Giselle, tüm bu zaman boyunca kendi kendine motive olmayı başardı.

More Sentences
motive driven s.

"motived" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 74 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
ulterior motive i. art niyet
ulterior motive i. art düşünce
achievement motive i. başarma güdüsü
achievement motive i. amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı
buying motive i. satın almaya teşvik eden neden
village motive i. köy motifi
motive force i. harekete geçirme kuvveti
motive power i. tahrik gücü
ethical motive i. ahlaki dürtü
motive power i. itici güç
motive [obsolete] i. vücudun hareket edebilen kısmı
motive power i. hareketi düzeneğe ileten vasıta
İfadeler
without any profit motive expr. kar amacı gütmeksizin
without any profit motive expr. kar amacı gütmeden
own motive expr. kendi saiki
Deyim
base motive i. temel güdü
base motive i. bencilce neden
base motive i. ahlakdışı güdü
base motive i. haysiyetsiz sebep
base motive i. kişinin davranışının arkasındaki motivasyon
Konuşma
I have no idea what the motive behind such an horrific act might be expr. bu kadar korkunç bir olayın arkasında ne gibi bir neden olduğu konusunda herhangi bir fikrim yok
Ticaret/Ekonomi
precautionary motive i. önlem nedeni (ile para talebi)
profit motive i. kar sağlama güdüsü
profit motive i. kar güdüsü
power motive i. güç dürtüsü
competence motive i. yetkinlik arzusu
transactions motive i. işlem nedeni
affiliation motive i. insanları sosyal bir temele yerleştirme arzu ve isteği
competence motive i. bir işte iyi ve kaliteli iş yapma arzusu
affiliation motive i. ilişkilendirme dürtüsü
profit motive i. kar amacı
precautionary motive i. ihtiyat güdüsü
profit motive i. kar motivasyonu
motive power i. güdücü kuvvet
motive to prefer i. tercih güdüsü
motive to prefer i. tercih nedeni
buying motive i. satın almaya teşvik eden neden
buying motive i. satın alma nedeni
transaction motive i. işlem güdüsü
finance motive i. finans güdüsü
speculation motive i. spekülasyon güdüsü
speculative motive i. spekülasyon güdüsü
precautionary motive i. ihtiyat güdüsü
Hukuk
mistake as to motive i. saikte hata
leading motive i. baş gerekçe
leading motive i. temel gerekçe
leading motive i. temel neden
motive power i. hareket gücü
mistake of motive i. vesaikte hata
mistake of motive i. vesaikte yanlış
Turizm
socio-psychologic travel motive i. sosyo-psikolojik seyahat dürtüsü
Teknik
motive unit i. motif ünite
motive unit i. muharrik ünite
motive force i. harekete geçirme kuvveti
motive parameters i. motif parametreleri
motive steam i. tahrik buharı
Elektrik
motive unit i. çevirici makine
electro-motive force i. elektromotiv kuvvet
electro-motive s. elektriksel etkinliğe yol açan
electro-motive s. elektrikle mekanik hareket üreten
Mimarlık
triumphal arch motive i. merkezi ve en geniş bölmede yer alan üçlü kemer
Demiryolu
motive power depot i. lokomotif deposu
motive power depot i. kullanılmayan lokomotiflerin saklandığı depo
Medikal
motive power i. hareket gücü
motive power i. hareket kabiliyeti
Psikoloji
social motive i. sosyal güdü
achievement motive i. başarı güdüsü
physiological motive i. fizyolojik güdü
safety motive i. güvenlik güdüsü
arousal motive i. uyarılma güdüsü
mixed-motive conflict i. karma güdülü çatışma
rational motive i. rasyonel güdü
irrational motive i. mantıksız güdü
Fizik
electro-motive force i. elektromotor kuvvet