| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | multiply f. | artmak | ||
|
China's per capita GDP has multiplied by four over these twenty years. Çin'in kişi başına düşen GSYİH'si bu yirmi yıl içinde dört kat artmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | multiply f. | çarpmak | ||
|
You have only to multiply the number of headings by the number of Member States. Sadece başlık sayısını Üye Devlet sayısı ile çarpmanız yeterlidir. More Sentences |
||||
| Genel | multiply f. | çoğalmak | ||
|
The common agricultural policy still works on the basis of productivist thinking by multiplying surpluses. Ortak tarım politikası hala üretim fazlalarını çoğaltarak üretimci düşünce temelinde işlemektedir. More Sentences |
||||
| Genel | multiply f. | çoğaltmak | ||
|
The only way on Earth to multiply happiness is to divide it. Dünya üzerinde mutluluğu çoğaltmanın tek yolu onu bölmektir. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | multiply f. | çoğaltmak | ||
|
The only way on Earth to multiply happiness is to divide it. Dünya üzerinde mutluluğu çoğaltmanın tek yolu onu bölmektir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | multiply i. | bilgisayar tarafından yapılan çarpma | ||
| Genel | multiply i. | bilgisayar tarafından yapılan çoğaltma | ||
| Genel | multiply i. | çoğaltma için gerekli araç | ||
| Genel | multiply f. | artırmak | ||
| Genel | multiply f. | yayılmak | ||
| Genel | multiply f. | türemek | ||
| Genel | multiply s. | çeşit çeşit | ||
| Genel | multiply zf. | çok şekilde | ||
| Genel | multiply zf. | farklı şekillerle | ||
| Genel | multiply zf. | farklı yollarla | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | multiply f. | arttırmak | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | multiply expr. | çarp | ||
| Bilgisayar | multiply expr. | çarpı | ||
| Biyoloji | ||||
| Biyoloji | multiply f. | üremek | ||