| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | national s. | ulusal | ||
|
This is not a personal issue but a national issue for us. Bu bizim için şahsi değil, ulusal bir mevzudur. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | national s. | milli | ||
|
Let us not therefore turn the discussion into an internal and national affair. Bu nedenle tartışmayı dahili ve milli bir mesele haline getirmeyelim. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | national s. | ulusal | ||
|
This is not a personal issue but a national issue for us. Bu bizim için şahsi değil, ulusal bir mevzudur. More Sentences |
||||
| Genel | national s. | milli | ||
|
Let us not therefore turn the discussion into an internal and national affair. Bu nedenle tartışmayı dahili ve milli bir mesele haline getirmeyelim. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | national i. | vatandaş | ||
|
They are also excluded from all the directives on third-country nationals. Ayrıca üçüncü dünya ülkeleri vatandaşlarına ilişkin tüm direktiflerin dışında tutuluyorlar. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | national i. | vatandaş | ||
|
They are also excluded from all the directives on third-country nationals. Ayrıca üçüncü dünya ülkeleri vatandaşlarına ilişkin tüm direktiflerin dışında tutuluyorlar. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | national s. | ulusal | ||
|
This is not a personal issue but a national issue for us. Bu bizim için şahsi değil, ulusal bir mevzudur. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | national s. | yurttaş | ||
| Genel | national s. | bir ulusa ait veya ona özgü olan | ||
| Genel | national s. | uyruk | ||
| Genel | national s. | nasyonel | ||