nodule - Türkçe İngilizce Sözlük

nodule

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

nodule — Definition

Anlamı ve Tanımı:
küçük yumru, nodül
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈnɑːdʒuːl/ – BrE /ˈnɒdjuːl/)
Terim Türü:
İsim: nodule (nodules)
Doku veya yüzey üzerinde oluşan küçük, yuvarlak çıkıntıyı tanımlar. Latince nodulus kökünden gelmiştir; nodusun küçültülmüş biçimi olarak kullanıma girmiştir. Tıp ve jeoloji anlatılarında sınırlı büyüklükte oluşumları belirtir

"nodule" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
nodule i. nodül
The plant had small nodules on its leaves.
Bitkinin yapraklarında küçük nodüller vardı.

More Sentences
Genel
nodule i. nodül
The plant had small nodules on its leaves.
Bitkinin yapraklarında küçük nodüller vardı.

More Sentences
Medikal
nodule i. nodül
The plant had small nodules on its leaves.
Bitkinin yapraklarında küçük nodüller vardı.

More Sentences
Genel
nodule i. şişlik
nodule i. düğüm
nodule i. bezecik
nodule i. yumru
nodule i. ufak boğum
nodule i. düğümcük
nodule i. küçük boğum
nodule i. küçük düğüm
nodule i. boğumcuk
nodule i. yumrucuk
nodule i. küçük yumru
İnşaat
nodule i. ufak düğüm
Medikal
nodule i. düğümcük şişkinlik
nodule i. düğüm
nodule i. düğümcük
nodule i. nodul
nodule i. yumrucuk
nodule i. yumru
Anatomi
nodule i. beyinciğin nodulus kısmı
Deniz Biyolojisi
nodule i. bezecik
Botanik
nodule i. bitki tomurcuğu
nodule i. tek hücreli yosunun tohum çeneği üzerindeki kalınlaşma
nodule i. simbiyotik bakteri içeren baklagil bitkisinin köklerindeki şişkinlik
Jeoloji
nodule i. yuvarlakça maden parçası

"nodule" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
nodule [obsolete] i. torbaya veya bir parça kumaşa sarılmış az miktarda tıbbi malzeme
Teknik
isoechoic nodule i. izoekoik nodül
graphite nodule i. grafit yumrusu
pearlite nodule i. perlit yumrusu
Medikal
solitary nodule i. tek nodül
benign nodule i. iyi huylu nodül
asymptomatic nodule i. asemptomatik nodül
painful umbilical nodule i. ağrılı umbilikal nodül
toxic solitary nodule i. toksik soliter nodül
lobulation in peripheral pulmonary nodule i. periferik parankimal nodülde lobülasyon
solitary pulmonary nodule i. soliter pulmoner nodülü
parenchymal nodule i. parankimal nodül
centrilobular nodule i. sentrilobüler nodul
depth of the nodule i. nodülün derinliği
solitary pulmonary nodule i. soliter pulmoner nodül
solitary nodule and endobronchial lesion i. soliter nodül veya endobronşiyal lezyon
remaining nodule i. geride nodül kalması
solitary thyroid nodule i. soliter tiroid nodulü
nodule formation in the liver i. karaciğerde nodül oluşumu
hyperactive thyroid nodule i. hiperaktif tiroid nodulü
intratendinous nodule i. intratendinöz nodül
placental site nodule i. plasental bölge nodülü
nodule-shaped s. yumru biçiminde
nodule-shaped s. yumru şeklinde
nodule-shaped s. yumru biçimli
Patoloji
thyrotoxicosis with toxic single thyrd nodule i. toksik tek tiroid nodüllü tirotoksikoz
nontoxic single thyroid nodule i. toksik olmayan tek tiroid nodulü
Zooloji
lymphatic nodule i. lenf düğümcüğü
Botanik
root nodule i. tek hücreli yosunun tohum çeneği üzerindeki kalınlaşma
Jeoloji
chert nodule i. çört nodülü
chert nodule i. çört yumrusu
manganese nodule i. manganez yumrusu
manganese nodule i. derin okyanus tabanlarında bulunan, yüksek oranda manganez gibi birtakım metalleri içeren küçük ve şekilsiz beton parçası