non-stop - Türkçe İngilizce Sözlük

non-stop

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"non-stop" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
non-stop s. aralıksız
I know you've been giving interviews non-stop since 9 AM.
Sabah 9'dan beri aralıksız röportaj verdiğinizi biliyorum.

More Sentences
non-stop s. kesintisiz
Non-stop flights currently depart between May and October.
Kesintisiz uçuşlar hâlihazırda Mayıs ile Ekim ayları arasında gerçekleşiyor.

More Sentences
non-stop s. sürekli
The woman is talking non-stop.
Kadın sürekli konuşuyor.

More Sentences
non-stop s. aktarmasız
Which airlines fly non-stop to San Fernando De Apure?
Hangi havayolları San Fernando De Apure yönüne aktarmasız uçmaktadır?

More Sentences
non-stop zf. durmadan
The woman is talking non-stop.
Kadın durmadan konuşuyor.

More Sentences
non-stop s. duraksız
non-stop s. molasız
non-stop s. devamlı
non-stop s. direkt
non-stop s. ara vermeden
non-stop s. arasız
non-stop s. direkt giden
non-stop s. hiçbir yerde durmayan
non-stop zf. durmaksızın
non-stop zf. ha babam
non-stop zf. direkt
non-stop zf. duraklamadan
Konuşma Dili
non-stop s. biteviye
non-stop expr. gece gündüz durmadan
Turizm
non-stop i. kalkış noktasından varış noktasına kadar durulmayan yolculuk
Teknik
non-stop s. durmaksızın
non-stop s. fasılasız

"non-stop" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
travel non-stop f. molasız seyahat etmek
Ticaret/Ekonomi
non-stop service i. kesintisiz hizmet
Denizcilik
non-stop over passage i. uğraksız geçiş