oar - Türkçe İngilizce Sözlük

oar

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

oar — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kürek
Okunuş (IPA):
(AmE /ɔːr/ – BrE /ɔː/)
Terim Türü:
İsim: oar (oars)
Küçük tekneleri suda ilerletmek için kullanılan uzun, yassı uçlu aracı ifade eden sözcüktür. Eski İngilizce ār kökünden gelmiştir; itme ve yön verme işlevi bu kökte açıkça görülür. Denizcilik ve spor anlatılarında insan gücüyle hareketi belirtir

"oar" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
oar i. kürek
If you drop the oar into the water, we're doomed.
Küreği suya düşürürsen mahvoluruz.

More Sentences
Denizcilik
oar i. kürek
If you drop the oar into the water, we're doomed.
Küreği suya düşürürsen mahvoluruz.

More Sentences
Spor
oar i. kürek
If you drop the oar into the water, we're doomed.
Küreği suya düşürürsen mahvoluruz.

More Sentences
Genel
oar i. işçi
oar i. kürekçi
oar i. sal ya da benzeri bir deniz aracının insan gücü ile suda hareket etmesini sağlayan alet
oar i. kayık küreği
oar i. bir şeyi karıştırmada kullanılan çubuk vb. araç
oar i. karıştırma çubuğu
oar f. kürek çekerek geçmek
oar f. kürek çekiyormuş gibi geçmek
oar f. kürek çekerek ilerlemek
oar f. kürek çeker gibi ilerlemek
Denizcilik
oar f. kürek çekmek
Eski Kullanım
oar i. suyu ya da havayı iterek hareket sağlayan kol, kanat gibi uzuv
oar i. kürekli bot
oar i. kayık
oar i. sandal
oar f. (kolunu, kanadını) kürek gibi kullanmak

"oar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 81 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
wooden boat oar i. ahşap kayık küreği
boat oar i. kayık küreği
laboring oar i. çok çaba ve zahmetle üstesinden gelinen zor görev
turn the oar f. küreği çevirmek
pull oar f. kürek çekmek
double-bank an oar f. iki adam bir küreği çekecek şekilde ayarlama yapmak
Deyim
put one's oar in f. burnunu sokmak
stick in one's oar f. her işe maydanoz olmak
shove in one's oar f. her işe maydanoz olmak
put in one's oar f. her işe maydanoz olmak
stick in one's oar f. hariçten gazel okumak
put in one's oar f. burnunu sokmak
put in one's oar f. hariçten gazel okumak
stick in one's oar f. burnunu sokmak
shove in one's oar f. hariçten gazel okumak
shove in one's oar f. burnunu sokmak
have just one oar in the water f. sağlıklı düşünememek
have just one oar in the water f. salim kafayla düşünememek
have just one oar in the water f. kafası karışık olmak
put one's oar in f. bir işe salça/maydanoz olmak
stick one's oar in f. bir işe salça/maydanoz olmak
stick one's oar in f. hariçten gazel okumak
stick one's oar in f. burnunu sokmak
pull a lone oar f. kendi göbeğini kendi kesmek
put your oar in f. hariçten gazel okumak
stick your oar in f. bir işe salça/maydanoz olmak
stick your oar in f. burnunu sokmak
shove your oar in f. hariçten gazel okumak
shove your oar in f. bir işe salça/maydanoz olmak
stick your oar in f. hariçten gazel okumak
poke your oar in f. hariçten gazel okumak
shove your oar in f. burnunu sokmak
put your oar in f. bir işe salça/maydanoz olmak
poke your oar in f. burnunu sokmak
put your oar in f. burnunu sokmak
poke your oar in f. bir işe salça/maydanoz olmak
put (one's) oar in (something) f. hariçten gazel okumak
put (one's) oar in (something) f. (bir şeye) karışmak
put (one's) oar into (something) f. bilip bilmeden konuşmak
put (one's) oar in (something) f. (bir şeye) burnunu sokmak
put (one's) oar in (something) f. sorulmadan fikrini söylemek
put (one's) oar into (something) f. yerli yersiz fikir belirtmek
put (one's) oar into (something) f. (bir şeye) salça olmak
put (one's) oar into (something) f. sorulmadan fikrini söylemek
put (one's) oar into (something) f. (bir şeye) burnunu sokmak
put (one's) oar in (something) f. yerli yersiz fikir belirtmek
put (one's) oar in (something) f. (bir şeye) salça olmak
put (one's) oar into (something) f. hariçten gazel okumak
put (one's) oar into (something) f. (bir şeye) karışmak
put (one's) oar in (something) f. bilip bilmeden konuşmak
put oar in f. hariçten gazel okumak
put oar in f. salça olmak
put oar in f. burnunu sokmak
put oar in f. maydanoz olmak
put your oar in (something) f. (bir şeye) burnunu sokmak
put your oar in (something) f. (bir şeye) salça/maydanoz olmak
stick your oar in (something) [uk] f. (bir şeye) salça/maydanoz olmak
stick your oar in (something) [uk] f. (bir şeye) burnunu sokmak
stick (one's) oar in (something) [uk] f. (bir şeye) burnunu sokmak
stick (one's) oar in (something) [uk] f. üstüne vazife olmayan işlere karışmak
stick (one's) oar in (something) [uk] f. (bir şeye) salça/maydanoz olmak
stick (one's) oar in (something) [uk] f. (bir şeye) karışmak
stick (one's) oar into (something) [uk] f. üstüne vazife olmayan işlere karışmak
stick (one's) oar into (something) [uk] f. (bir şeye) salça/maydanoz olmak
stick (one's) oar into (something) [uk] f. (bir şeye) burnunu sokmak
stick (one's) oar into (something) [uk] f. (bir şeye) karışmak
Teknik
oar (original aspect ratio) kısalt. asıl boy-en oranı
Denizcilik
oar lock i. kürek lumbarı
bow oar i. filikanın pruva küreği
bow oar i. pruva küreği
bow oar i. filika pruva küreği
bow oar i. tekne pruvasında kürek çeken kimse
spoon oar i. ucu kavisli bir kürek çeşidi
sweep oar i. uzun tekne küreği
feather an oar f. küreği yan çevirmek
Biyoloji
oar-footed s. yüzebilecek şekilde uyarlanmış ayakları olan
oar-footed s. yüzmeye müsait ayakları olan
Spor
pair-oar i. çift kişilik kano
easy-oar f. alama kürek yapmak
Kuşbilim
oar cock (rallus aquaticus) i. su kılavuzu
oar cock (rallus aquaticus) i. avrupa ve asya'nın bataklık ve sazlıklarında bulunan bir kuş