| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | occupation i. | işgal | ||
|
He lived in Egypt during the British occupation. İngiliz işgali sırasında Mısır'da yaşamaktaydı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | occupation i. | meslek | ||
|
The survey asks only for your age and occupation. Ankette sadece yaşınız ve mesleğiniz sorulmaktadır. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | occupation i. | iş | ||
|
Politicians' favourite occupation has always been to dole out other people's money. Politikacıların en sevdiği iş her zaman başkalarının parasını dağıtmak olmuştur. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | occupation i. | uğraş | ||
| Yaygın Kullanım | occupation i. | uğraşı | ||
| Yaygın Kullanım | occupation i. | meşguliyet | ||
| Genel | ||||
| Genel | occupation i. | oturulma | ||
|
Our new residential building is ready for occupation. Yeni konut binamız oturulmaya hazır durumdadır. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | occupation i. | işgal | ||
|
He lived in Egypt during the British occupation. İngiliz işgali sırasında Mısır'da yaşamaktaydı. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | occupation i. | meşgale | ||
|
Reading was one of my favorite childhood occupations. Okumak en sevdiğim çocukluk meşgalelerimden biriydi. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | occupation i. | işgal | ||
|
He lived in Egypt during the British occupation. İngiliz işgali sırasında Mısır'da yaşamaktaydı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | occupation i. | iş | ||
|
Politicians' favourite occupation has always been to dole out other people's money. Politikacıların en sevdiği iş her zaman başkalarının parasını dağıtmak olmuştur. More Sentences |
||||
| Teknik | occupation i. | meslek | ||
|
The survey asks only for your age and occupation. Ankette sadece yaşınız ve mesleğiniz sorulmaktadır. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | occupation i. | işgal | ||
|
He lived in Egypt during the British occupation. İngiliz işgali sırasında Mısır'da yaşamaktaydı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | occupation i. | zanaatçılık | ||
| Genel | occupation i. | istila | ||
| Genel | occupation i. | zanaat | ||
| Genel | occupation i. | kullanan | ||
| Genel | occupation i. | zorla alma | ||
| Genel | occupation i. | meşguliyet | ||
| Genel | occupation i. | uğraşı | ||
| Genel | occupation i. | tasarruf | ||
| Genel | occupation i. | sahip olunma | ||
| Genel | occupation i. | tutulma | ||
| Genel | occupation i. | sahip olma | ||
| Genel | occupation i. | bir yeri tutma | ||
| Genel | occupation i. | bir yerin işgal edildiği süre | ||
| Genel | occupation i. | işlev | ||
| Genel | occupation i. | kullanım | ||
| Genel | occupation s. | mukiminin kullanımı için olan | ||
| Genel | occupation s. | özel kullanıma mahsus | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | occupation i. | kullanım | ||
| Ticaret/Ekonomi | occupation i. | oturma | ||
| Ticaret/Ekonomi | occupation i. | sanat | ||
| Ticaret/Ekonomi | occupation i. | uğraş | ||
| Ticaret/Ekonomi | occupation i. | zilyetlik | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | occupation i. | ihraz | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | occupation i. | protesto amacıyla bir yerin kontrolünü ele geçirme | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | occupation i. | zilyetlik | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | occupation i. | işgal edilen ulus veya bölgeyi kontrol altına alan askeri hükümet | ||
| Askeri | occupation i. | işgal altında olma süresi | ||