passion - Türkçe İngilizce Sözlük

passion

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

passion — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tutku, coşku
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpæʃən/ – BrE /ˈpæʃən/)
Terim Türü:
İsim: passion (passions)
Yoğun duygusal bağlılık veya güçlü ilgi hâlini tanımlar. Latince passio (“acı çekme”) kökünden evrilen sözcük, zamanla acıdan yoğun duyguya doğru anlam genişlemesi yaşamıştır.
Eş Anlamlılar:
fervor, enthusiasm
Zıt Anlamlılar:
apathy, indifference

"passion" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
passion i. hırs
Passion makes him blind.
Hırs onu kör eder.

More Sentences
passion i. tutku
She had a passion for jazz music.
Caz müziğine karşı tutkusu vardı.

More Sentences
passion i. ihtiras
Genel
passion i. tutku
She had a passion for jazz music.
Caz müziğine karşı tutkusu vardı.

More Sentences
passion i. şevk
He conducted his speech with great passion.
Konuşmasını büyük bir şevkle yaptı.

More Sentences
Psikoloji
passion i. tutku
She had a passion for jazz music.
Caz müziğine karşı tutkusu vardı.

More Sentences
Genel
passion i. güçlü duygu
passion i. ihtiras
passion i. hastalık
passion i. sevda
passion i. elem
passion i. şehvet
passion i. öfke
passion i. tecessüs
passion i. ıstırap
passion i. hiddet
passion i. tutkunluk
passion i. iştiyak
passion i. özlem
passion i. arzu
passion i. coşku
passion i. kösnü
passion i. merak
passion i. delilik
passion i. aşk
passion i. kızgınlık
passion i. şevku-teheyyüç
passion i. cinsel istek
passion i. tutkuyla
passion i. hararet
passion i. hayranlık
passion i. isa'nın çarmıhta çektiği ızdırap
passion i. isa'nın ızdırabı
passion i. son akşam yemeği ile ölümü arasındaki süreçte isa'nın çektiği çile
passion i. isa'nın çilesini anlatan kilise öğretisi
passion i. isa'nın çilesini anlatan ilahi
passion i. isa'nın çektiği ızdırabı konu alan oratoryo
passion i. isa'nın çarmıha gerilişini anlatan tiyatro oyunu
passion i. isa'nın çarmıha gerilişini anlatan tiyatro oyunu
passion i. şehitlik
passion i. bir şehidin çektiği ızdırap
passion i. şehitlerin çektiği ızdırabın anlatıldığı öykü
passion i. dış etkilere açık olma
passion i. dışarıdan etkilenme
passion i. duygu
passion i. his
passion i. duygular
passion i. duygusal kriz
passion i. duygu nöbeti
passion i. duyguyla dolup taşma
passion i. duygunun esiri olma
passion i. kontrolsüz duygu ifadesi
passion i. arzu edilen şey
passion i. arzu nesnesi
passion i. tutkulu olma
passion f. hırsla doldurmak
passion f. tutkuyla doldurmak
passion f. tutkuyla dolmak
passion f. aşkla dolmak
passion f. güçlü duygular beslemek
passion f. duygulanmak
Biyoloji
passion i. edilgi
Eski Kullanım
passion i. yoğun duyguların kaleme alındığı yazı
passion i. yoğun duygu aktaran konuşma
passion i. yoğun duygu uyandıran ifade şekli

"passion" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 66 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
lose one's passion f. hevesi kırılmak
Genel
passion sunday i. paskalyadan önceki ikinci pazar
passion flower i. çarkıfelek
passion fruit i. çarkıfelek meyvası
sudden passion i. anlık arzu
sudden passion i. anlık istek
speed passion i. hız tutkusu
theatre passion i. tiyatro tutkusu
music passion i. müzik tutkusu
cinema passion i. sinema tutkusu
passion for theatre i. tiyatro tutkusu
passion for cinema i. sinema tutkusu
passion for music i. müzik tutkusu
a night of passion i. tutku dolu bir gece
a night of passion i. tutkulu bir gece
a passion like the burning of the sun i. hiç bitmeyen büyük bir tutku
passion murder i. aşk cinayeti
passion for coffee i. kahve tutkusu
banana passion fruit (passiflora mollissima) i. muz çarkıfelek
desperate passion i. çaresiz tutku
passion to learn i. öğrenme tutkusu
ischiadic passion [obsolete] i. kalça kemiği etrafındaki romatizmal veya nevraljik ağrı
passion project i. tutku projesi
passion project i. tutkulu proje
passion project i. tutkuyla üstlenilen proje
passion play i. dini veya ruhani bir liderlerin çektiği ıstırapları anlatan tiyatral canlandırma
fly into a passion f. öfkelenmek
fly into a passion f. şahlanmak
fly into a passion f. hiddetlenmek
develop a passion f. merak sarmak
have a passion for f. merak sarmak
develop a passion for f. merak sarmak
have a passion for f. merakı olmak
develop a passion for f. merak sardırmak
build up passion f. istek uyandırmak
kiss with passion f. tutkuyla öpüşmek
lose one's passion f. hırsını kaybetmek
lose one's passion f. hevesini yitirmek
committed with passion s. tutkuyla bağlı
committed with passion s. (işine vb) tutkuyla bağlı
with great passion zf. büyük tutkuyla
İfadeler
in the first flush of passion expr. ilk heyecanla
Konuşma Dili
crime of passion i. tutku cinayeti
Deyim
passion-pit i. arabalı sinema
passion-pit i. aşıkların buluşma yeri
passion-pit i. (aşıkların buluşup yakınlaştığı) arabalı sinema (alanı)
have a passion for something f. bir şeyi arzulamak
hate with a burning passion f. aşırı derecede nefret etmek
Hukuk
crime of passion i. tutku veya şehvet suçu
Medikal
cardiac passion i. kalp ağrısı
cardiac passion i. mide ekşimesi
Patoloji
iliac passion i. kusmanın eşlik ettiği şiddetli kalın bağırsak sancısı
ileac passion i. kusmanı. eşlik ettiği şiddetli kalın bağırsak sancısı
Mutfak
passion fruit i. çarkıfelek meyvesi
Botanik
passion fruit i. çarkıfelek
Dini
the passion i. isa mesih'in son akşam yemeği ile ölümü arasında çektiği ıstıraplar
passion of christ i. isa'nın çarmıha gerilirken çektiği ıstırap
passion music i. isa'nın çarmıha gerilmesi ve çektiği ıstırapları konu alan ilahi
passion week i. çile haftası
passion week i. paskalya'dan önceki ikinci hafta
Spor
national passion i. milli heyecan
Tiyatro
passion play i. hz. isa'nın çarmıha gerilmesini canlandıran tiyatro temsili
Argo
passion pit [dated] i. aşıkların buluşma yeri
passion pit [dated] i. (aşıkların buluşup yakınlaştığı) arabalı sinema (alanı)
passion pit [dated] i. arabalı sinema
İngiliz Argosu
passion killers i. cinsel isteği azaltacak şekilde giyilmiş iç çamaşırı veya sutyen