patience - Türkçe İngilizce Sözlük

patience

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

patience — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sabır, tahammül
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpeɪʃəns/ – BrE /ˈpeɪʃəns/)
Terim Türü:
İsim: patience (uncountable)
Zorluklara veya gecikmeye sakin biçimde katlanabilme hâlini açıklayan soyut bir kelimedir. Latince patientia (“acıya katlanma”) kökünden evrilen sözcük, duygusal dayanıklılık kavramıyla ilişkilidir.
Eş Anlamlılar:
endurance, forbearance
Zıt Anlamlılar:
impatience

"patience" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
patience i. sabır
Patience to sit on your desk, studying for hours is the key to success.
Masanızda oturup saatlerce çalışma sabrı başarının anahtarıdır.

More Sentences
Genel
patience i. sabır
Patience to sit on your desk, studying for hours is the key to success.
Masanızda oturup saatlerce çalışma sabrı başarının anahtarıdır.

More Sentences
patience i. tahammül
One day, I will lose my patience with Ed and there will be a huge fight!
Bir gün Ed'e olan tahammülüm tükenecek ve büyük bir kavga çıkacak!

More Sentences
İskambil
patience i. pasiyans
I spend my time playing patience because I have no internet connection.
İnternet bağlantım olmadığı için zamanımı pasiyans oynayarak geçiriyorum.

More Sentences
Genel
patience i. dayanç
patience i. hasta
patience i. çıdam
patience i. sebat
patience i. dayanma
Mutfak
patience i. labada
Eski Kullanım
patience f. sabırlı olmak

"patience" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 97 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
patience of job i. hazreti eyüp sabrı
patience of job i. peygamber sabrı
patience of a saint i. peygamber sabrı
patience [obsolete] i. izin
put up with something with patience f. ya sabır çekmek
test someone's patience f. birinin sabrını sınamak
test someone's patience f. birinin sabrının sınırlarını zorlamak
try someone's patience f. birinin sabrını tüketmek
loose one's patience f. dinden imandan çıkmak
run out of patience f. sabrı kalmamak
lose patience f. sabırsızlanmak
lose patience f. sabrını yitirmek
lose patience f. tahammülü kalmamak
have no more patience left f. tahammülü kalmamak
run out of patience f. tahammülü kalmamak
be out of patience f. tahammülü kalmamak
run out of patience f. sabrı tükenmek
be out of patience f. sabrı tükenmek
be out of patience f. sabır kalmamak
run out of patience f. sabır kalmamak
show patience f. sabır göstermek
try one's patience f. sabrını taşırmak
try one's patience f. sabrını zorlamak
try one's patience f. sabrının sınırlarını zorlamak
try one's patience f. sabrını denemek
push one's patience f. birinin sabrını zorlamak
patience [obsolete] f. sabırlı hale getirmek
out of patience with s. sabrı taşmış
with patience zf. sabırla
god give me patience! ünl. ya sabır
İfadeler
thanks for your understanding and patience expr. anlayışınız ve sabrınız için teşekkür ederim
thank you for your patience expr. sabrınız için teşekkür ederiz
Atasözü
patience leads to salvation sabreden derviş muradına ermiş
patience is a virtue sabır bir erdemdir
patience is bitter, but its fruit is sweet sabır acıdır, meyvesi tatlıdır
Konuşma Dili
patience of job i. sonsuz sabır
patience of job i. evliya sabrı
god give me patience i. allahım sen sabır ver
god give me patience i. allahım sen bana sabır ver
be patience itself f. tam bir sabırlılık örneği olmak
be patience itself f. tam bir sabır taşı olmak
my patience is wearing thin expr. sabrım taşıyor
Deyim
the patience of a saint i. peygamber sabrı
the patience of job i. peygamber sabrı
the patience of job i. eyüp sabrı
lose one's patience f. sabrı taşmak
have the patience of job f. eyüp sabrı olmak
be out of patience f. sabrı kalmamak
be out of patience f. sabrı taşmak
try somebody's patience f. birinin sabrını sınamak
try somebody's patience f. birinin sabrını zorlamak
try the patience of somebody f. birinin sabrını sınamak
try the patience of somebody f. birinin sabrını zorlamak
try the patience of somebody f. birinin sabrının sınırılarını zorlamak
try somebody's patience f. birinin sabrının sınırılarını zorlamak
have the patience of job f. peygamber sabrına sahip olmak
have the patience of a saint f. peygamber sabrı olmak
have the patience of a saint f. peygamber sabrına sahip olmak
have the patience of job f. peygamber sabrı olmak
lose patience with someone f. (birine olan) sabrını yitirmek
lose one's patience f. sabrını yitirmek
run out of patience f. canına tak etmek
try someone's patience f. birinin sabrını sınamak/denemek
run out of patience f. sabrı taşmak
have the patience of job f. çok sabırlı olmak
have the patience of a saint f. çok sabırlı olmak
put one's patience to the test f. sabrını test etmek
be patience, honesty, simplicity itself f. tam bir sabır taşı, dürüstlük abidesi, sadelik örneği olmak
lose patience (with one) f. (birine) karşı sabrını yitirmek
lose patience (with one) f. (birine) sinirlenmek
lose patience (with one) f. (birine) kızmak
try patience f. sabrını sınamak
try patience f. sabrını tüketmek
try patience f. sabrını taşırmak
try patience f. sabrını denemek
try patience f. sabrının sınırlarını zorlamak
try patience f. sabrını zorlamak
test someone's patience f. sabrını sınamak
enough to try the patience of a saint expr. insanı çileden çıkarır
patience leads to salvation expr. sabrın sonu selamettir
out of patience expr. tahammülü kalmamış
out of patience expr. sabrı taşmış
out of patience expr. sabrı kalmamış
out of patience expr. sabır kalmamış
out of patience expr. sabrı tükenmiş
lose (one's) patience (with someone) (birine) kızmak
lose (one's) patience (with someone) (birine) karşı sabrını yitirmek
lose (one's) patience (with someone) (birine) sinirlenmek
Konuşma
may god give you patience expr. allah sabır versin
may god give patience expr. allah sabır versin
patience is my middle name! expr. sabır benim göbek adımdır
my patience is wearing thin expr. sabrım tükeniyor
god give me patience expr. tövbe estağfurullah tövbe
god give me patience expr. tövbe estağfurullah
Mutfak
patience dock i. labada
patience dock i. efelek
İskambil
patience [uk] i. (iskambil oyunu) pasiyans