perfectly - Türkçe İngilizce Sözlük

perfectly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

perfectly — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kusursuzca, tam olarak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpɜːrfɪktli/ – BrE /ˈpɜːfɪktli/)
Terim Türü:
Zarf: perfectly
Bir eylemin ya da durumun hatasız biçimde gerçekleştiğini belirten zarftır. Perfect köküne dayanan bu biçim, tamamlanmışlık derecesini vurgular. Günlük dil, teknik raporlama ve değerlendirme metinlerinde kesin uygunluk belirtmek için kullanılmaktadır.
Eş Anlamlılar:
flawlessly
Zıt Anlamlılar:
imperfectly

"perfectly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
perfectly zf. mükemmelen
Actually, one could say that, in fact, this report fits in perfectly with the Tobin tax action points.
Aslında bu raporun Tobin vergisi eylem noktalarıyla mükemmel bir uyum içinde olduğu söylenebilir.

More Sentences
Genel
perfectly zf. kusursuz bir biçimde
All the wrenches are perfectly lined on the wall.
Tüm anahtarlar duvarda kusursuz bir biçimde sıralanmıştır.

More Sentences
perfectly zf. tamamen
The equipment is perfectly safe to use.
Ekipmanın kullanımı tamamen güvenlidir.

More Sentences
perfectly zf. mükemmel
It is a perfectly good system.
Bu mükemmel derecede iyi bir sistemdir.

More Sentences
perfectly zf. eksiksiz
perfectly zf. mükemmel olarak
perfectly zf. tıkır tıkır
perfectly zf. kusursuzca
perfectly zf. yeterince
perfectly zf. oldukça
perfectly zf. tam olarak
Osmanlıca
perfectly zf. bihakkın

"perfectly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
perfectly understand f. açıkça anlamak
fit perfectly f. kalıp gibi oturmak
know something perfectly f. su gibi bilmek
perfectly legal s. tamamen yasal
perfectly balanced s. tam dengeli
perfectly shaped s. mükemmel şekilli
perfectly splendit s. ziyadesiyle mükemmel
perfectly splendid s. ziyadesiyle harikulade
Deyim
perfectly suited s. biçilmiş kaftan
let's get one thing perfectly clear expr. şunu açıklığa kavuşturalım
let's get one thing perfectly clear expr. şunu açıklığa kavuşturayım
Konuşma
you suit each other perfectly expr. birbirinize çok yakışıyorsunuz (iki sevgili için)
do I make myself perfectly clear? expr. anlatabiliyor muyum?
when you have a body like that everything fits you perfectly expr. böyle bir vücudun olduğunda her şey üzerine tam oturur
Ticaret/Ekonomi
perfectly efficient price i. tam fiyat etkinliği
perfectly competitive firm i. tam rekabetçi firma
perfectly anticipated inflation i. tam olarak tahmin edilen enflasyon
perfectly elastic demand i. tam esnek talep
perfectly inelastic demand i. tam esnek olmayan talep
Teknik
perfectly elastic s. tam elastik