persimmon - Türkçe İngilizce Sözlük

persimmon

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

persimmon — Definition

Anlamı ve Tanımı:
trabzon hurması
Okunuş (IPA):
(AmE /pərˈsɪmən/ – BrE /pəˈsɪmən/)
Terim Türü:
İsim: persimmon (persimmons)
Tatlı, yumuşak dokulu tropik meyveyi tanımlar. Algonkin dillerinden İngilizceye geçen sözcük, yerli Amerikan bitki adlandırmalarının örneklerindendir. Botanik, beslenme ve gastronomi alanlarında mevsimsel meyve çeşitliliğini ifade etmek için kullanılmaktadır.
Eş Anlamlılar:
fruit

"persimmon" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
persimmon i. hurma
Persimmons are highly nutritious and a great delicacy, but sometimes you get a sour one.
Hurmalar çok besleyicidir ve harika bir lezzettir, ancak bazen ekşi bir tane alırsınız.

More Sentences
Botanik
persimmon i. hurma
Persimmons are highly nutritious and a great delicacy, but sometimes you get a sour one.
Hurmalar çok besleyicidir ve harika bir lezzettir, ancak bazen ekşi bir tane alırsınız.

More Sentences
persimmon i. cennet elması
Add dry ingredients to the persimmon mixture.
Cennet elmasından yapılan karışıma kuru malzemeleri ekleyin.

More Sentences
Genel
persimmon i. japonhurması
persimmon i. trabzonhurması
persimmon i. trabzon hurması
Boyacılık
persimmon i. hurma rengi
persimmon i. orta tonda kırmızıya çalan turuncu
persimmon i. yoğun bir kahverengi tonu
Botanik
persimmon i. amerikahurması
persimmon i. persimon
persimmon i. trabzonhurması
persimmon i. abd'nin güney ve doğusunda yetişen, yenebilir sarı veya turuncu meyveleri olan orta boy bir ağaç
persimmon i. japon hurması
persimmon i. trabzon hurması
persimmon i. cennet hurması
persimmon i. akdeniz hurması

"persimmon" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 39 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
japanese persimmon i. trabzonhurması
japanese persimmon i. diospyros kaki
Deyim
huckleberry above (one's) persimmon [dated] [us] i. elinden gelenden fazla
huckleberry above (one's) persimmon [dated] [us] i. (birinin) yeteneklerini aşan
huckleberry above (one's) persimmon [dated] [us] i. yapabileceklerinin ötesinde
huckleberry above (one's) persimmon [dated] [us] i. (birini) aşan
huckleberry above (one's) persimmon [dated] [us] i. (birinin) becerilerini aşan
bet a huckleberry to a persimmon [dated] [us] f. bir kuruşa (bile) iddiaya girmek
bet a huckleberry to a persimmon [dated] [us] f. bir kuruşa (bile) bahse girmek
bet a huckleberry to a persimmon [dated] [us] f. bir kuruşa (bile) iddiaya girmek
be a huckleberry over (one's) persimmon f. (birinin) becerisinin/kabiliyetlerinin ötesinde olmak
be a huckleberry over (one's) persimmon f. (birinin) yapabileceğinin biraz üzerinde olmak
be a huckleberry over (one's) persimmon f. (birini) biraz aşmak
be a huckleberry above (one's) persimmon [dated] f. (birini) aşmak
be a huckleberry above a persimmon f. benzerlerinden daha iyi olmak
be a huckleberry above (one's) persimmon [dated] f. (birinin) becerilerini aşmak
be a huckleberry above (one's) persimmon [dated] f. (birinin) yeteneklerini aşmak
be a huckleberry above a persimmon f. bir gömlek daha üstün olmak
be a huckleberry above (one's) persimmon [dated] f. yapabileceklerinin ötesinde olmak
be a huckleberry above (one's) persimmon [dated] f. elinden geleden fazla olmak
be a huckleberry above a persimmon f. bir tık daha iyi olmak
huckleberry above a persimmon [dated] s. bir gömlek daha üstün
huckleberry above a persimmon [dated] s. bir tık daha iyi
huckleberry above a persimmon [dated] s. benzerlerinden daha iyi
the longest pole knocks the persimmon [us] expr. elin kolun uzunsa her şeyi elde etmek kolay
the longest pole knocks the persimmon [us] expr. gereken imkanlara sahipsen başarıyı elde etmek kolay
the longest pole knocks the persimmon [us] expr. yeterli imkanın varsa kazanmak kolay
the longest pole knocks the persimmon [us] expr. imkanı çok olan başarıya kolay ulaşır
Mutfak
japanese persimmon i. trabzon hurması
Botanik
kaki persimmon i. cennet elması
japanese persimmon i. kaki
kaki persimmon i. kaki
japanese persimmon i. cennet elması
kaki persimmon i. cennet hurması
japanese persimmon i. cennet hurması
asian persimmon i. cennet hurması
american persimmon (diospyros virginiana) i. abd'nin güney ve doğusunda yetişen, yenebilir sarı veya turuncu meyveleri olan orta boy bir ağaç
japanese persimmon i. trabzon persimmon
persimmon tree i. cennet hurması ağacı