petty - Türkçe İngilizce Sözlük

petty

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

petty — Definition

Anlamı ve Tanımı:
küçük, önemsiz, dar görüşlü
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpɛti/ – BrE /ˈpɛti/)
Terim Türü:
Sıfat: petty
Ölçek olarak küçük olanı ve mecazi olarak gereksiz ayrıntılara takılan tutumu tanımlayan sıfattır. Fransızca petit kökünden evrilen sözcük, fiziksel küçüklükten zihinsel darlığa doğru anlam genişlemesi yaşamıştır. Günlük dil, örgütsel davranış ve etik tartışmalarında değersiz ayrıntıların orantısız önem kazanmasını eleştirmek için kullanılmaktadır.
Eş Anlamlılar:
trivial, minor
Zıt Anlamlılar:
significant, major

"petty" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
petty s. küçük
For us to succeed, we need to put aside our petty squabbles and the interinstitutional rivalries.
Başarılı olabilmemiz için küçük çekişmelerimizi ve kurumlar arası rekabeti bir kenara bırakmamız gerekiyor.

More Sentences
petty s. önemsiz
A petty bureaucrat tried to see our income certificate.
Önemsiz bir bürokrat gelir belgemizi görmeye çalıştı.

More Sentences
Genel
petty s. ufak tefek
Don't bother yourself with petty problems.
Ufak tefek sorunlarla canınızı sıkmayın.

More Sentences
petty s. dar görüşlü
Tom is petty, isn't he?
Tom dar görüşlü, değil mi?

More Sentences
petty s. dar görüşlü
Tom is petty, isn't he?
Tom dar görüşlü, değil mi?

More Sentences
petty s. tahammülsüz
I hate working with petty people.
Tahammülsüz insanlarla çalışmaktan nefret ediyorum.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
petty s. önemsiz
A petty bureaucrat tried to see our income certificate.
Önemsiz bir bürokrat gelir belgemizi görmeye çalıştı.

More Sentences
petty s. ufak tefek
Don't bother yourself with petty problems.
Ufak tefek sorunlarla canınızı sıkmayın.

More Sentences
Genel
petty s. ehemmiyetsiz
petty s. cüzi
petty s. olağan
petty s. ikinci planda gelen
petty s. ıvır zıvır
petty s. küçük düşünen
petty s. değersiz
petty s. gerici
petty s. kaba
petty s. fevri
petty s. memnuniyetsiz
petty s. basit
Konuşma Dili
petty s. kırtıpil
petty s. aşağılık
Ticaret/Ekonomi
petty s. ikinci derecede
petty s. ufak
Hukuk
petty i. düşük değerli mülkiyet hırsızlığı
petty i. adi hırsızlık
Eski Kullanım
petty i. küçük okul çocuğu
petty i. (ingiltere) alt sınıfa giden erkek öğrenci
petty i. (ingiltere) küçük erkek öğrenci

"petty" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 112 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
petty cash i. küçük masraf
petty officer i. deniz astsubayı
petty thief i. küçük çaplı soygun yapan hırsız
petty cash i. küçük kasa
petty bourgeoisie morals i. küçük burjuva değerleri
petty bourgeoisie i. küçük burjuvazi
petty cash i. masraf kasası
petty trade i. ucuz mal ticareti
petty trade i. küçük ölçekli ticaret
petty crime i. küçük suç
petty officer i. deniz assubayı
petty officer (p.o.) i. deniz astsubayı
petty details i. ufak detaylar
petty details i. küçük detaylar
petty raiding i. küçük baskınlar yapma
petty [dialect] [uk] i. dış tuvalet
petty [dialect] [uk] i. mahrem alan
petty [dialect] [uk] i. dışarıda bulunan tuvalet
petty criticism i. kabaca eleştirme
petty bourgeois i. küçük burjuva
petty criticism i. yerme
petty criticism i. kötüleme
petty constable i. (britanya) idari bölgede çalışan kanun uygulayıcı
petty criticism i. küçümseme
petty constable i. (britanya) küçük bir bölgede çalışan kolluk görevlisi
petty bourgeois i. küçük burjuvazi
petty-minded s. küçük fikirli
petty-minded s. dar kafalı
petty-minded s. dar fikirli
Ticaret/Ekonomi
petty officer i. küçük zabit
petty fund i. ufak kasa hesabı
petty larceny i. adi hırsızlık
petty particular average i. küçük özel avarya
petty expenses i. düşük tutardaki giderler
petty expenses i. ufak tefek giderler
petty affairs i. önemsiz işler
petty offence i. adi suç
petty average i. küçük avarya
petty cash journal i. küçük kasa yevmiyesi
petty receipt i. küçük kasa makbuzu
petty cash i. küçük kasa
petty cash book i. ufak kasa defteri
petty cash i. küçük kasa hesabı
petty charges i. ufak tefek masraflar
petty cash book i. küçük kasa defteri
petty expenses i. küçük masraflar
petty expenses i. küçük giderler
petty expenses i. ufak tefek masraflar
petty cash fund i. küçük kasa fonu
petty cash receipt i. küçük kasa makbuzu
petty cash i. eldeki nakit avans
petty cash i. küçük kasa fonu
petty cash deficit i. küçük kasa açığı
petty cash voucher i. küçük kasa fişi
petty patent i. ufak patent
petty patent i. faydalı model
p/c (petty cash) kısalt. küçük kasa
p/c (petty cash) kısalt. masraf kasası
Hukuk
petty offence i. küçük suç
petty larceny i. ufak hırsızlık
petty offence i. hafif suç
petty juror i. on iki kişilik jüri üyesi
petty sessional court i. basit usul yargılama mahkemesi
petty larceny i. adi hırsızlık
petty larceny i. küçük hırsızlık
chancery petty bag office i. ingiliz kançılarya mahkemesi'nin müşterek hukuka ilişkin esas makamı
petty jury i. jüri heyeti
petty crime i. basit suç
petty crime i. adi suç
petty crime i. juri yargılaması gerektirmeyen suç
petty crime i. hafif suç
petty–bag office i. ingiliz kançılarya mahkemesi'nin müşterek hukuka ilişkin esas makamı
petty bag i. ingiliz kançılarya mahkemesi'nin müşterek hukuka ilişkin esas makamı
petty sessions i. sulh mahkemesi
petty theft i. küçük hırsızlık
petty theft i. adi hırsızlık
Siyasal
petty politician i. ucuz siyasetçi
petty politician i. sözde siyasetçi
petty nobility i. küçük soyluluk
petty apartheid i. sosyal ırkçılık
petty apartheid i. etnik kökene dayalı ayrımcılık
petty apartheid i. kamusal alanlarda uygulanan etnik kökene dayalı ırkçılık
Sigortacılık
petty average i. küçük avarya
Denizcilik
petty officer i. gemi zabiti ile tayfa arasındaki gemi adamı
petty officer i. erbaş
petty officer i. deniz astsubayı
Botanik
petty morel i. hint sümbülü
petty spurge i. bahçe sütleğeni
petty whin i. batı avrupa'nın bozkırlarında yetişen dikenli ve sarı çiçekli bir çalı
petty morel i. kuzey amerika'nın güneydoğusundan meksika'ya geniş bir coğrafyada yetişen aromatik kökleri ve şemsiye biçiminde çiçekleri olan çok yıllık bir bitki
petty morel i. güneydoğu kuzey amerika'dan meksika'ya kadar geniş bir coğrafyada yetişen odunsu kök gövdeli çok yıllık bir bitki
petty mullein i. yabani çuha
petty whin i. temmuz ila eylül aylarında görülebilen pembe çiçekli bir bitki
petty morel i. köpek üzümü
Askeri
petty officer i. deniz astsubayı
petty-officer i. deniz astsubayı
naval petty officer preparatory school command i. deniz astsubay hazırlama okulu komutanlığı
senior master chief petty officer i. kademeli kıdemli başçavuş
handbook for petty officers i. astsubay el kitabı
petty officer third class i. astsubay çavuş
master chief petty officer i. astsubay kıdemli başçavuş
petty officer second class i. astsubay kıdemli çavuş
senior chief petty officer i. astsubay başçavuş
chief petty officer i. astsubay kıdemli üstçavuş (denizci)
petty officer i. astsubay
petty officer first class i. astsubay üstçavuş
chief petty officer i. astsubay kıdemli üstçavuş
fleet chief petty officer i. (ingiltere kraliyet hava kuvvetlerinde) astsubay kıdemli başçavuş
mcpo (master chief petty officer) kısalt. astsubay kıdemli başçavuş
cpo (chief petty officer) kısalt. astsubay kıdemli üstçavuş
scpo (senior chief petty officer) kısalt. astsubay başçavuş
Star Wars
chief petty officer i. astsubay kıdemli üstçavuş