| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | pork i. | domuz eti | ||
|
Pork on the grill is the favorite dish of our family dinners. Izgarada domuz eti, aile yemeklerimizin favorisidir. More Sentences |
||||
| Genel | pork i. | devletin kasasından karşılanan şey | ||
|
The pork spending on deputies' overseas visits stirred an outcry in public. Milletvekillerinin yurtdışı ziyaretleri için yaptığı harcamaların devletin kasasından karşılanması kamuoyunda tepkilere yol açtı. More Sentences |
||||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | pork i. | domuz eti | ||
|
Pork on the grill is the favorite dish of our family dinners. Izgarada domuz eti, aile yemeklerimizin favorisidir. More Sentences |
||||
| Hayvancılık | ||||
| Hayvancılık | pork i. | domuz eti | ||
|
Pork on the grill is the favorite dish of our family dinners. Izgarada domuz eti, aile yemeklerimizin favorisidir. More Sentences |
||||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | pork i. | domuz | ||
|
It found that chickens for human consumption have been injected with beef and pork protein. İnsan tüketimi için yetiştirilen tavuklara sığır ve domuz proteini enjekte edildiği tespit edilmiştir. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | pork i. | bir milletvekilinin kendi bölgesine sağladığı imtiyaz | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | pork i. | yaban domuzu | ||
| Argo | ||||
| Argo | pork i. | polis | ||
| Argo | pork f. | seks yapmak | ||
| Argo | pork f. | sevişmek | ||
| Argo | pork f. | domuz gibi tıkınmak | ||
| Argo | pork f. | kilo almak | ||
| Argo | pork f. | şişmanlamak | ||