proactive - Türkçe İngilizce Sözlük

proactive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

proactive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ön alıcı, girişken
Okunuş (IPA):
(AmE /ˌproʊˈæktɪv/ – BrE /ˌprəʊˈæktɪv/)
Terim Türü:
Sıfat: proactive
Sorun ortaya çıkmadan harekete geçmeyi niteleyen sıfattır. Pro- ve active birleşiminden oluşur. Yönetim, liderlik ve strateji literatüründe erken müdahale yaklaşımını ifade etmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
anticipatory
Zıt Anlamlılar:
reactive

"proactive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
proactive s. proaktif
A proactive approach to parenting makes children more dependent.
Ebeveynliğe proaktif bir yaklaşım, çocukları daha bağımlı hale getirir.

More Sentences
proactive s. ileriye etkili
proactive s. önetkin
proactive s. ön alıcı
proactive s. girişken
Ticaret/Ekonomi
proactive i. değişikliğe başlama ve geleceğini denetim altına alma
proactive s. olayları tahmin edip hareket eden

"proactive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
proactive approach i. proaktif yaklaşım
proactive measures i. önleyici tedbirler
proactive measures i. koruyucu önlemler
Ticaret/Ekonomi
proactive strategy i. proaktif strateji
proactive management i. proaktif yönetim
Siyasal
proactive diplomacy i. proaktif diplomasi
Bilgisayar
proactive software i. etkin yazılım
Otomotiv
proactive transmission i. proaktif şanzıman
proactive occupant protection i. proaktif yolcu koruma
Psikoloji
proactive inhibition i. ileriye etkili engelleme
proactive facilitation i. ileriye etkili kolaylaştırma
proactive interference i. ileriye ket vurma
proactive inhibition i. ileriye ket vurma
proactive personality i. proaktif kişilik
Askeri
proactive measures i. faal mücadeleye yönelik tedbirler