labour ... - Türkçe İngilizce Sözlük

labour ...

"labour ..." teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
labour force i. işgücü
labour i. işgücü
labour i. çalışma
labour i. iş gücü
labour i. doğum sancısı
labour i. emek
labour f. uğraşmak
labour f. çalışmak
Genel
forced labour i. angarya
hard labour i. kürek cezası
labour union i. işçi sendikası
natural division of labour i. tabii iş bölümü
skilled labour i. nitelikli işgücü
qualified labour i. vasıflı işgücü
minister of labour i. çalışma bakanı
labour market i. emek pazarı
hard labour i. ağır ceza
mental labour i. zihin emeği
labour supply i. emek arzı
externalisation of labour i. işgücünün dışsallaştırılması
wage labour i. ücretli emek
labour i. hizmet
the weak sides of labour i. emeğin zayıf yönleri
labour productivity i. emek verimi
labour supply i. işgücü arzı
brain labour i. beyin emeği
hand labour i. kol emeği
labour i. amele
international labour organization i. uluslararası çalışma örgütü
physical labour i. bedensel çalışma
manual labour i. el işi
labour grading i. iş değerlendirmesi
labour i. amel
international labour organisation i. milletler arası çalışma teşkilatı
sexual division of labour i. cinsel iş bölümü
elasticity in labour supply i. işgücü esnekliği
labour turnover i. işçi devri
skilled labour i. vasıflı işgücü
labour force mobility i. emek hareketi
labour demand i. emek talebi
international labour organisation i. ılo
supply of labour i. emek arzı
unskilled labour i. vasıfsız emek
labour wage i. işçi ücreti
labour force mobility i. emek seyyaliyeti
labour pain i. doğum sancısı
unskilled labour i. niteliksiz işgücü
labour monopoly i. emek monopolü
skilled labour i. vasıflı emek
hand labour i. el emeği
labour i. çalışma
international division of labour i. uluslararası işbölümü
labour i. zahmet
labour relations i. çalışma ilişkileri
demand for labour i. emek talebi
division of labour i. işbölümü
labour pains i. doğum sancıları
labour turnover i. işgücü devri
labour market i. iş piyasası
labour grading i. iş değerleme
labour productivity i. emeğin verimliliği
labour force mobility i. işgücü seyyaliyeti
labour pains i. çalışma özeni
secretary of labour i. çalışma bakanı
ministry of labour i. çalışma bakanlığı
history of labour relations i. çalışma ilişkileri tarihi
labour i. işçi sınıfı
labour market i. emek piyasası
unskilled labour i. kaba
child labour i. çocuk işçiliği
child labour i. çocuk işgücü
labour theory of value i. emek-değer kuramı
labour-manpower migration i. emek göçü
skilled labour i. nitelikli emek-işgücü
labour i.
labour i. doğum sancısı
labour i. geminin denizde çalkalanması
labour i. emekçiler
labour i. işçilik
labour i. görev
slave labour camp i. esir çalışma kampı
labour-saving i. iş tasarrufu
labour i. sıkıntı
labour i. zorluk
labour i. meşakkat
stoop labour i. bedensel çalışma
labour i. teksas'ta eskiden kullanılan yaklaşık 177 dönümlük bir arazi alanı
labour of love i. çıkar gözetmeden gönüllü yapılan iş
labour of love i. severek yapılan iş
labour of love i. hatır işi
direct labour i. taşeron olmayıp işverenin kendi işgücünün bir parçası olan britanyalı işçiler
day labour [uk] i. günlük işçi
day labour [uk] i. gündelik işçi
labour-saving device i. emek tasarrufu sağlayan cihaz
free labour i. hür insanların verdiği emek
free labour i. sendikasız işçilere ait emek
labour f. emek vermek
labour f. çalışmak
labour under a delusion f. hayale kapılmak
labour f. emek harcamak
labour f. uğraşmak
have labour pains f. sancılanmak
be in labour f. doğum sancısı çekmek
labour f. doğum sancısı çekmek
labour f. çaba harcamak
add labour charge f. (ücrete) işçilik eklemek
include the labour charges to the invoice f. faturaya işçilik ücretini eklemek
add the labour charges to the invoice f. faturaya işçilik ücretini eklemek
include labour charge f. (ücrete) işçilik eklemek
labour f. çabalamak
labour f. (gemi) denizde çalkalanmak
labour f. (taşıt) yavaş yavaş ilerlemek
labour f. alın teriyle yapmak
labour f. çalışmak (iş vb)
labour f. güçlükle ilerlemek
labour f. ağrı çekmek
labour f. emekle meydana getirmek
labour f. doğurma halinde olmak
labour f. zahmet vermek
labour [obsolete] f. vurmak
labour f. zahmet çekmek
labour f. ayrıntılar üzerinde fazlaca durmak
labour f. yük olmak
labour f. sıkıntıya sokmak
labour f. ayrıntıya girmek
labour f. ince ince uğraşmak
labour f. yormak
labour f. detaya girmek
labour f. sıkıntıya dayanmak
labour f. (gemi/bot) sağa sola yalpalamak
labour [obsolete] f. dövmek
labour [obsolete] f. emek vererek bir yere, konuma vb. getirmek
labor_labour f. emek sarf etmek
labor_labour f. uğraşmak
labour f. yavaş yavaş ilerlemek
labor_labour f. çalışmak
labour-intensive s. hizmet
labour-saving s. zahmeti azaltan
labour-saving s. emekten tasarruf ettiren
labour s. meşakkatli
labour-intensive s. yoğun işgücü gerektiren
labour s. işçi sınıfı ile ilgili
labour s. işçilikle ilgili
labour s. işletmeyi etkileyen
labour s. emekle ilgili
labour s. işçiliği etkileyen
labour s. çabayla ilgili
clc (canadian labour congress) kısalt. kanada çalışma kongresi
Öbek Fiiller
labour over f. yoğun çalışmak
labour over f. yoğun emek harcamak