promiscuous - Türkçe İngilizce Sözlük

promiscuous

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

promiscuous — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /prəˈmɪskjuəs/ – BrE /prəˈmɪskjuəs/)
Terim Türü:
Sıfat: promiscuous
Seçici olmayan davranışı niteleyen sıfattır. Latince promiscuus kökünden türemiştir. Sosyoloji, biyoloji ve etik tartışmalarda sınır tanımayan davranış biçimlerini ifade etmek için kullanılmaktadır.
Eş Anlamlılar:
indiscriminate
Zıt Anlamlılar:
selective

"promiscuous" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
promiscuous s. karışık
A promiscuous array of books was spread out on the cushion.
Karışık bir kitap dizisi minderin üzerine yayılmıştı.

More Sentences
promiscuous s. önüne gelenle yatan
He was just coy, which wasn't necessarily mean promiscuous.
Adam sadece cilveli biriydi, ki bu da onu önüne gelenle yatan biri yapmaz.

More Sentences
promiscuous s. farksız
promiscuous s. gelişigüzel
promiscuous s. karmakarışık
promiscuous s. ayırım gözetmeyen
promiscuous s. uçkuruna gevşek
promiscuous s. herkesle yatan
promiscuous s. rastgele
promiscuous s. seçici olmayan
promiscuous s. rasgele
promiscuous s. dağınık
promiscuous s. önüne gelenle yatıp kalkan
promiscuous s. darmaduman
promiscuous s. rastgele cinsel ilişkide bulunan
promiscuous s. tek bir kişi/grup ile sınırlı olmayan
promiscuous s. ayrım gözetmeyen
promiscuous s. cinsel açıdan ölçüsüz
Bilgisayar
promiscuous s. kendisine yönelik trafik yerine tüm ağ trafiğini toplayan (ağ bağdaştırıcı)
Biyoloji
promiscuous s. seçici olmayan
promiscuous s. rastgele işlev gören
promiscuous s. çeşitli işlev ve etkileri olan