prone - Türkçe İngilizce Sözlük

prone

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

prone — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yatkın, eğilimli, yüzüstü
Okunuş (IPA):
(AmE /proʊn/ – BrE /prəʊn/)
Terim Türü:
Sıfat: prone
Belirli bir duruma kolayca yönelen hâli veya vücut pozisyonunu tanımlayan kelimedir. Latince pronus (“öne eğik”) kökünden türemiştir. Tıp ve psikoloji bağlamlarında eğilim veya pozisyon belirtmek için kullanılmaktadır.
Eş Anlamlılar:
inclined, susceptible
Zıt Anlamlılar:
resistant

"prone" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
prone s. yatkın
Genel
prone s. meyilli
Deforestation leaves soil dry and prone to erosion.
Ormansızlaşma toprağı kuru ve erozyona meyilli bırakıyor.

More Sentences
prone s. yüzüstü
The sand felt warm under his prone body.
Kum, yüzüstü yatan vücudunun altında sıcaklık veriyordu.

More Sentences
prone zf. yüzüstü
The sand felt warm under his prone body.
Kum, yüzüstü yatan vücudunun altında sıcaklık veriyordu.

More Sentences
prone s. avuç içi aşağı dönük olan
prone s. baş aşağı
prone s. eğik
prone s. yüzükoyun
prone s. eğimli
prone s. yokuş aşağı
prone s. eğilimli
prone s. yüzükoyun yatmış
prone s. kabiliyetli
prone s. mütevazı
prone s. isteneni yapmaya hazır
prone s. aşağılık
prone s. göreve hazır
prone s. sefil
prone s. hayvani
prone s. canavarca
Medikal
prone i. pron
Dini
prone i. vaaz öncesi verilen kısa dini eğitim

"prone" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 83 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
prone position i. yüzükoyun pozisyon
violence prone i. şiddet yanlısı
violence prone i. şiddete eğimli
prone float i. yüzükoyun yüzme pozisyonu
avalanche-prone areas i. çığ tehlikesi olan bölgeler
prone sleeping i. yüz üstü uyuma
be prone to f. eğilimli olmak
be prone to something f. bir şeye yatkın olmak
be prone to f. meyilli olmak
be prone to f. -e eğilimi olmak
acne-prone s. akneye eğimli (cilt)
accident-prone s. netameli
accident-prone s. hep kazaya uğrayan
accident-prone s. sakar
error-prone s. hata yapabilen
disaster-prone s. afet riski bulunan
prone to violence s. şiddete eğilimli
prone to violence s. şiddete meyilli
prone to complain s. şikayete eğilimli
prone to complain s. şikayet etmeye eğilimli
accident-prone s. kazaya eğilimli
accident-prone s. çok kaza yapan
deal-prone s. anlaşma eğilimli
typhoon-prone s. tayfuna yatkın
error-prone s. hata yapmaya meyilli
risk-prone s. riske meyilli
risk-prone s. riske yatkın
injury-prone s. yaralanmaya yatkın
injury-prone s. yaralanan
prone [obsolete] s. kolay elde edilen
prone [obsolete] s. çabuk pes eden
prone to ed. yatkın
prone to ed. eğilimli
'-prone snk. -den zarar görmeye meyilli
'-prone snk. '-e yatkın
Öbek Fiiller
prone out f. yüz üstü uzatmak
prone out f. yüzükoyun yatmak
prone out f. yüz üstü yatmak
prone out f. yüzükoyun uzatmak
prone out f. yüz üstü uzanmak
prone out f. yüzükoyun uzanmak
prone out f. dalgayla sahile ulaşmak için sörf tahtasının üzerine yüz üstü uzanmak
prone out f. yüzükoyun yatırmak
prone out f. sörf tahtasına yatmak/uzanmak
prone out f. yüz üstü yatırmak
Ticaret/Ekonomi
turnover-prone employee i. kısa süreli memur
strike-prone s. grev eğilimli
Siyasal
riot-prone s. isyan etme eğilimli
Teknik
prone to drought s. kuraklığa eğilimli
prone to damage s. zarar/hasar eğilimli
Bilgisayar
error-prone s. hata yapmaya yatkın
Medikal
prone position i. yüzükoyun
addiction prone personality i. bağımlı olmaya eğilimli karakter
prone position i. prone pozisyonu
cancer prone genetic disorders i. kansere eğilimli genetik bozukluklar
coronary-prone behavior i. kalp hastalığı riskini artıran olumsuz eylem
prone to obstruction s. obstrüksiyon eğilimli
prone to infection s. enfeksiyon eğilimli
prone to infection s. enfeksiyona yatkın
prone to anxiety s. anksiyete eğilimli
prone to allergic reaction s. alerjik reaksiyona eğilimli
prone to allergic reactions s. alerjik reaksiyonlara eğilimli
prone to illness s. hastalığa eğilimli
prone to methemoglobinemia s. methemoglobinemiye eğilimli
infection-prone s. enfeksiyon eğilimli
Psikoloji
addiction-prone personality i. tiryakiliğe yatkın kişilik
prone to depression s. depresyon eğilimli
prone to depression s. depresyona eğilimli
Patoloji
ketoacidosis-prone diabetes i. insüline bağımlı diyabet
ketosis-prone diabetes i. insüline bağımlı diyabet
Dermatoloji
oily-prone (skin) s. yağlanma eğilimli
oily-prone (skin) s. çabuk yağlanan
İstatistik
outlier prone distribution i. uzaksal yatık dağılım
Biyoloji
error-prone repair i. hata eğilimli onarım
Coğrafya
drought-prone areas i. kuraklığa yatkın bölgeler
drought-prone areas i. kuraklığa meyilli bölgeler
drought-prone areas i. kuraklık geçirmeye meyilli bölgeler
Jeoloji
earthquake-prone region i. deprem bölgesi
earthquake-prone country i. aktif bir deprem kuşağı üzerinde yer alan ülke
earthquake-prone country i. çok sık deprem meydana gelen ülke
Askeri
prone shelter i. yatma çukuru
prone shelter i. boy çukuru
lie prone! expr. tam siper! komutu