prone - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

prone

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "prone" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 13 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
prone adj. yatkın
General
prone adj. baş aşağı
prone adj. eğimli
prone adj. kabiliyetli
prone adj. yokuş aşağı
prone adj. eğik
prone adj. meyilli
prone adj. yüzükoyun yatmış
prone adj. avuç içi aşağı dönük olan
prone adj. eğilimli
prone adj. yüzükoyun
prone adj. mütevazı
Medical
prone pron

Bedeutungen, die der Begriff "prone" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 59 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be prone to v. meyilli olmak
be prone to something v. bir şeye yatkın olmak
be prone to v. -e eğilimi olmak
prone position n. yüzükoyun pozisyon
violence prone n. şiddet yanlısı
violence prone n. şiddete eğimli
prone float n. yüzükoyun yüzme pozisyonu
disaster-prone n. tehlikeye bağlı risk
avalanche-prone areas n. çığ tehlikesi olan bölgeler
accident-prone adj. hep kazaya uğrayan
accident-prone adj. netameli
accident-prone adj. sakar
acne-prone adj. akneye eğimli (cilt)
error-prone adj. hata yapabilen
prone to violence adj. şiddete eğilimli
prone to violence adj. şiddete meyilli
prone to complain adj. şikayet etmeye eğilimli
prone to complain adj. şikayete eğilimli
accident-prone adj. çok kaza yapan
accident-prone adj. kazaya eğilimli
deal-prone adj. anlaşma eğilimli
typhoon-prone adj. tayfuna yatkın
prone to prep. eğilimli
prone to prep. yatkın
Trade/Economic
strike-prone grev eğilimli
turnover-prone employee kısa süreli memur
Politics
riot-prone isyan etme eğilimli
Technical
prone to drought kuraklığa eğilimli
prone to damage zarar/hasar eğilimli
Computer
error-prone hata yapmaya açık
Medical
prone position yüzükoyun
prone position prone pozisyonu
addiction prone personality bağımlı olmaya eğilimli karakter
prone to obstruction obstrüksiyon eğilimli
prone to infection enfeksiyon eğilimli
prone to infection enfeksiyona yatkın
prone to allergic reaction alerjik reaksiyona eğilimli
prone to anxiety anksiyete eğilimli
prone to allergic reactions alerjik reaksiyonlara eğilimli
prone to illness hastalığa eğilimli
cancer prone genetic disorders kansere eğilimli genetik bozukluklar
prone to methemoglobinemia methemoglobinemiye eğilimli
infection-prone enfeksiyon eğilimli
Psychology
addiction-prone personality tiryakiliğe yatkın kişilik
prone to depression depresyona eğilimli
prone to depression depresyon eğilimli
Dermatology
oily-prone (skin) çabuk yağlanan
oily-prone (skin) yağlanma eğilimli
Statistics
outlier prone distribution uzaksal yatık dağılım
Biology
error-prone repair hata eğilimli onarım
Geography
drought-prone areas kuraklık geçirmeye meyilli bölgeler
drought-prone areas kuraklığa meyilli bölgeşer
drought-prone areas kuraklığa yatkın bölgeler
Geology
earthquake-prone region deprem bölgesi
earthquake-prone country aktif bir deprem kuşağı üzerinde yer alan ülke
earthquake-prone country çok sık deprem meydana gelen ülke
Military
lie prone! tam siper! komutu
prone shelter yatma çukuru
prone shelter boy çukuru