protracted - Türkçe İngilizce Sözlük

protracted

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

protracted — Definition

Anlamı ve Tanımı:
uzamış, uzun süreli
Okunuş (IPA):
(AmE /prəˈtræktɪd/ – BrE /prəˈtræktɪd/)
Terim Türü:
Sıfat: protracted
Beklenenden daha uzun süren durumu niteleyen sıfattır. Latince protrahere kökünden evrilmiştir. Hukuk, tıp ve müzakere süreçlerinde zaman aşımını vurgulamak için kullanılmaktadır.
Eş Anlamlılar:
prolonged
Zıt Anlamlılar:
brief

"protracted" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
protracted s. uzun süren
The expense of a protracted legal battle against the police forces was too high.
Polis güçlerine karşı uzun süren yasal mücadelenin maliyeti çok yüksekti.

More Sentences
protracted s. uzun süreli
The protracted war in Angola has brought about a severe crisis and a calamitous economic and social situation.
Angola'daki uzun süreli savaş ciddi bir krize ve felaket boyutunda bir ekonomik ve sosyal duruma yol açmıştır.

More Sentences
protracted s. sürüncemeli
protracted s. uzatmalı
protracted s. müzmin
protracted s. uzamış
Teknik
protracted s. iletki ile çizilmiş
protracted s. ölçekli çizilmiş
protracted s. küçük ölçekle planı çizilmiş

"protracted" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
protracted death i. uzun süren ölüm
Ticaret/Ekonomi
protracted default i. alıcının temerrüdü
Siyasal
protracted refugee situation i. uzun süren mülteci durumu
protracted refugee situation i. sürüncemeli mülteci durumu
protracted political deadlock i. uzun süren politik çözümsüzlük
protracted conflicts i. sürüncemede kalmış ihtilaflar
Medikal
protracted illness i. üzün süreli hastalık
protracted illness i. kronik hastalık
protracted illness i. uzun süren hastalık
Dini
protracted meeting i. belirli bir süre boyunca devam eden dini toplantılar serisi