provoking - Türkçe İngilizce Sözlük

provoking

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"provoking" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
provoking s. kışkırtan
Apparently, Europe is some sort of vamp, provoking everyone into political promiscuity.
Görünüşe göre Avrupa, herkesi siyasi ahlaksızlığa kışkırtan bir tür vampir.

More Sentences
provoking i. kışkırtma
provoking s. can sıkıcı
provoking s. kışkırtıcı
provoking s. sinir bozucu

"provoking" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
thought-provoking s. kışkırtıcı
thought-provoking s. düşündürücü
thought-provoking s. merak uyandıran
sneeze-provoking s. aksırtıcı
thought-provoking s. fikir çelen
anxiety-provoking s. kaygıyı tetikleyici
anxiety-provoking s. kaygı tetikleyici
thought-provoking s. düşünmeye zorlayan
thought-provoking s. zihni harekete geçiren
Medikal
major provoking factor i. temel provoke edici faktör
Çevre
provoking cause i. tahrik edici sebep