psikotik - Türkçe İngilizce Sözlük

psikotik

"psikotik" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Psikoloji
psikotik psychotic s.
Cultural and linguistic differences may be confused with psychotic symptoms.
Kültürel ve dilsel farklılıklar psikotik belirtilerle karıştırılabilir.

More Sentences

"psikotik" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 47 sonuç

Türkçe İngilizce
Medikal
psikotik bozukluklar psychotic disorders i.
psikotik reaksiyon psychotic reaction i.
psikotik kriz psychotic break i.
psikotik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bir sakinleştirici fluphenazine i.
psikotik ilaçlara uyum compliance with antipsychotic medication i.
psikotik semptomlar psychotic symptoms i.
ilk psikotik episod first psychotic episode i.
Psikoloji
akut psikotik kriz acute psychotic break i.
psikotik bozukluklar psychotic disorders i.
hastanın psikotik semptomları psychotic symptoms of the patient i.
genel tıbbi duruma bağlı psikotik bozukluk psychotic disorder due to general medical condition i.
psikotik bozukluğun başlaması onset of the psychotic disorder i.
psikotik bozukluğun remisyonu remission of the psychotic disorder i.
paylaşılmış psikotik bozukluk a madness shared by two i.
paylaşılmış psikotik bozukluk folie à deux i.
psikotik alevlenme psychotic relapse i.
psikotik hasta psychotic patient i.
benzer psikotik semptomlar similar psychotic symptoms i.
paylaşılmış psikotik bozukluk shared psychotic disorder i.
psikotik davranışlarla karakterize heterojen bir psikiyatrik bozukluk schitzo i.
psikotik depresyon haricindeki depresyonlar için kullanılan ifade neurotic depression i.
paylaşılmış psikotik bozukluk folie àdeux i.
psikotik özellikli depresyon psychotic depression i.
Ruhbilim
psikotik süreçlerden kaynaklanmayan nonpsychotic s.
Eczacılık
önceden psikotik olarak da kullanılan rauwolfia alkaloidler rauwolfia alkaloids i.
psikotik durumları tedavisinde sakinleştirici bir etki yaratan ilaç neuroleptic agent i.
psikotik hastalıkları tedavi ederken yatıştırıcı bir etki için kullanılan sakinleştirici ilaç neuroleptic drug i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarını dindiren ilaç major tranquillizer i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarına karşı verilen ilaçlar antipsychotic drugs i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarına karşı verilen ilaç antipsychotic drug i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarını dindiren ilaç major tranquilizer i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarını dindiren ilaçlar antipsychotic drugs i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarını dindiren ilaç antipsychotic agent i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarını dindiren ilaç major tranquilliser i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarına karşı verilen ilaç antipsychotic i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarına karşı verilen ilaç major tranquillizer i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarına karşı verilen ilaç major tranquilizer i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarına karşı verilen ilaç major tranquilliser i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarını dindiren ilaç antipsychotic drug i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarına karşı verilen ilaç antipsychotic agent i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarını dindiren ilaç antipsychotic i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarına karşı verilen ilaç neuroleptic i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarını dindiren ilaç neuroleptic i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların tedavisinde kullanılan bir fenotiyazin fluphenazine i.
psikotik bir ilaç propoxyphene i.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarını dindiren antipsychotic s.
şizofreni gibi psikotik bozuklukların semptomlarına karşı verilen antipsychotic s.