psychotic - Türkçe İngilizce Sözlük

psychotic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

psychotic — Definition

Anlamı ve Tanımı:
psikotik, akıl sağlığı bozuk
Okunuş (IPA):
(AmE /saɪˈkɑːtɪk/ – BrE /saɪˈkɒtɪk/)
Terim Türü:
Sıfat: psychotic
Psikoz belirtileri gösteren durumu veya kişiyi niteleyen sıfattır. Psychosis kökünden türemiştir. Klinik psikiyatri ve tanı dilinde belirtileri sınıflandırmak için kullanılmaktadır.
Eş Anlamlılar:
deranged
Zıt Anlamlılar:
sane

"psychotic" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Medikal
psychotic s. psikozlu
He was afraid that he was becoming psychotic.
Psikozlu hale gelmekten korkuyordu.

More Sentences
Psikoloji
psychotic s. psikotik
Cultural and linguistic differences may be confused with psychotic symptoms.
Kültürel ve dilsel farklılıklar psikotik belirtilerle karıştırılabilir.

More Sentences
psychotic s. psikozlu
He was afraid that he was becoming psychotic.
Psikozlu hale gelmekten korkuyordu.

More Sentences
Genel
psychotic i. psikoz hastası
psychotic i. manyak tip
psychotic i. kaçık herif
psychotic i. psikopat
psychotic i. delibozuk tip
psychotic s. psikoza dönüşmüş
psychotic s. psikoza girmiş
psychotic s. psikozdan ileri gelen
psychotic s. gidik
psychotic s. kaçık
psychotic s. manyak
psychotic s. kafayı üşütmüş
psychotic s. çılgına dönmüş
psychotic s. manyakça davranan
psychotic s. psikopata bağlamış
psychotic s. akıl sağlığı bozuk

"psychotic" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Medikal
psychotic break i. psikotik kriz
psychotic reaction i. psikotik reaksiyon
psychotic disorders i. psikotik bozukluklar
psychotic symptoms i. psikotik semptomlar
first psychotic episode i. ilk psikotik episod
Psikoloji
acute psychotic break i. akut psikotik kriz
anti psychotic drugs i. antipsikotik ilaçlar
psychotic disorders i. psikotik bozukluklar
psychotic symptoms of the patient i. hastanın psikotik semptomları
psychotic disorder due to general medical condition i. genel tıbbi duruma bağlı psikotik bozukluk
remission of the psychotic disorder i. psikotik bozukluğun remisyonu
onset of the psychotic disorder i. psikotik bozukluğun başlaması
similar psychotic symptoms i. benzer psikotik semptomlar
shared psychotic disorder i. aktarılmış hezeyanlı bozukluk
shared psychotic disorder i. paylaşılmış psikotik bozukluk
psychotic patient i. psikotik hasta
psychotic relapse i. psikotik alevlenme
psychotic depression i. psikotik özellikli depresyon
psychotic person i. psikoz hastası
psychotic belief i. ısrarla savunulan yanlış düşünce
psychotic depression i. depresif psikoz
psychotic belief i. sanrı
psychotic person i. psikozlu kimse
psychotic belief i. delüzyon