pull to - Türkçe İngilizce Sözlük

pull to

"pull to" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Öbek Fiiller
pull to f. -e çekmek
pull to f. çekip kapatmak
pull to f. çekmek (kapatmak)

"pull to" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 46 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
crow to pull i. kapatılmak istenen konu
crow to pull i. bulunacak hata
pull up to f. yetişmek
pull to shreds f. didiklemek
pull something to f. bir şeyi çekerek kapamak
pull something to f. bir şeyi çekmek
pull to pieces f. parçalamak
pull up to f. yakalamak
pull something to pieces f. bir şeyi parçalara ayırmak
pull to shreds f. didik didik etmek
pull to the curb f. kenara çekmek
try to pull one's attention f. dikkatini çekmeye çalışmak
Öbek Fiiller
pull something up to something f. bir şeyin yanına bir şeyi çekmek
pull up to something f. (arabayla) bir şeyin yakınında durmak
pull in(to some place) f. arabayı bir yere sürmek/çekmek
pull something to f. kapatmak
pull up to (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanına çekmek
pull up to (someone or something) f. (birine/bir şeye) yanaşmak
pull up to (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yanına yanaşmak
pull around to (something or some place) f. aracı döndürüp (bir şeye/bir yere) çekmek/getirmek
pull up to (someone or something) f. (birine/bir şeye) doğru çekmek
pull up to (someone or something) f. (birine/bir şeye) çekmek
pull around to (something or some place) f. döndürüp (bir şeye/bir yere) çekmek/sürüklemek
Deyim
pull someone to pieces f. birisini çok ağır bir biçimde eleştirmek
pull to pieces f. sert biçimde eleştirmek
pull to pieces f. acımasızca eleştirmek
pull somebody/something to bits f. tek tek gözler önüne sermek
pull (something) to bits f. kıyasıya/acımasızca eleştirmek
pull somebody/something to pieces f. kıyasıya/acımasızca eleştirmek
pull somebody/something to bits f. kılı kırk yararcasına eleştirmek
pull somebody/something to bits f. kıyasıya/acımasızca eleştirmek
pull somebody/something to pieces f. tek tek gözler önüne sermek
pull (something) to bits f. kılı kırk yararcasına eleştirmek
pull somebody/something to pieces f. kılı kırk yararcasına eleştirmek
pull somebody/something to bits/pieces f. bir şey hakkında kılı kırk yarmak
pull somebody/something to bits/pieces f. bir şeyi/birini sert bir şekilde eleştirmek
pull somebody/something to bits/pieces f. bir şeyin/birinin kusurlarını/negatif yönlerini dile getirmek/arayıp bulmak
pull somebody/something to bits/pieces f. bir şeyin/birinin negatif yönlerine odaklanmak
pull somebody/something to bits/pieces f. bir şeyin ıncığını cıncığını çıkarmak
Konuşma
the harder you try to pull yourself out the deeper you sink expr. çıkmaya çalıştıkça daha derine batarsın
you need to pull yourself together expr. kendini toparlamalısın
pull over to the side of the road expr. yolun kenarına çek
they all have to pull themselves together expr. herkes aklını başına alacak lan
Otomotiv
pull to one side f. bir yöne çekmek
Argo
don't have the guts to pull the trigger f. tetiği çekmeye götü yememek
don't have the guts to pull the trigger f. tetiği çekecek cesareti olmamak