rampant - Türkçe İngilizce Sözlük

rampant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rampant — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kontrolden çıkmış, yaygın
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈræmpənt/ – BrE /ˈræmpənt/)
Terim Türü:
Sıfat: rampant
Dizginlenemeyen biçimde artan durumu niteleyen sıfattır. Eski Fransızca ramper kökünden gelir. Sosyal sorunlar ve hastalık yayılımı bağlamlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
unchecked, widespread
Zıt Anlamlılar:
controlled

"rampant" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rampant s. şahlanmış
Genel
rampant s. yaygın
In one of these worlds, hunger, AIDS and poverty are rampant.
Bu dünyalardan birinde açlık, AIDS ve yoksulluk yaygındır.

More Sentences
rampant s. her tarafa yayılan (bitki)
Herbicides are used to fight against rampant plants.
Herbisitler her tarafa yayılan bitkilere karşı savaşmak için kullanılır.

More Sentences
rampant s. alıp yürümüş
Corruption is rampant in the current government.
Mevcut hükümette yolsuzluk alıp yürümüş.

More Sentences
rampant s. öfkeli
rampant s. azgın (bitki)
rampant s. kol gezen
rampant s. dal budak salmış
rampant s. başıboş
rampant s. fışkırmış
rampant s. coşmuş
rampant s. her tarafa yayılmış
rampant s. önlenmesi güç
rampant s. aşırı boyutlara varmış
rampant s. gemi azıya almış
rampant s. azgın
rampant s. arka ayakları üzerine kalkmış
rampant s. başı boş kalmış
rampant s. azmış
rampant s. şaha kalkmış
rampant s. şahlanmış
rampant s. şaha kalkan
rampant s. kontrolsüz
rampant s. kızgın
rampant s. hiddetli
rampant s. vahşi
rampant s. taşkın
rampant s. dizginlenemez
rampant s. kuduruk
rampant s. küstah
rampant s. sınır tanımaz
rampant s. kontrolden çıkmış
Mimarlık
rampant s. farklı seviyeleri birleştiren (kemer, kubbe vb.)

"rampant" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rampant disease i. (çok) hızlı şekilde ilerleyen hastalık
rampant regardant i. (armacılıkta) başı arkaya dönük şekilde şaha kalkma
rampant gardant i. (armacılıkta) başı öne dönük şekilde şaha kalkma
run rampant f. azmak
run rampant f. kol gezmek
run rampant f. dal budak salmak (bitki)
run rampant f. fışkırmak
run rampant f. aşırı boyutlara varmak (kötü bir durum)
run rampant f. her tarafa yayılmak
sejant rampant s. (arma figürü) oturur pozisyondayken ön ayakları havada duran
Deyim
run rampant f. kontrolden çıkmak
Mimarlık
rampant vault i. abanık kemer
rampant arch i. abanık kemer
rampant arch i. farklı seviyeleri birleştiren kemer
rampant vault i. ayaklarının birisi aşağıda diğeri yukarıda olan kemer
rampant arch i. ayaklarının biri aşağıda diğeri yukarıda olan kemer
rampant vault i. farklı seviyeleri birleştiren kemer
Argo
go rampant f. çığrından çıkmak