razor - Türkçe İngilizce Sözlük

razor

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

razor — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ustura, jilet
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈreɪzər/ – BrE /ˈreɪzə/)
Terim Türü:
İsim: razor (razors)
Keskin ağızlı tıraş aletini belirten kelimedir. Latince radere kökünden gelir. Günlük kullanım ve mecazi “keskinlik” anlatımlarında yer alır.
Eş Anlamlılar:
blade

"razor" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
razor i. ustura
Where's my razor?
Usturam nerede?

More Sentences
Teknik
razor i. tıraş bıçağı
He had the unshaved electric razor refunded.
Tıraş bıçaksız elektrikli tıraş makinesini geri verip para iadesi aldı.

More Sentences
razor i. ustura
Where's my razor?
Usturam nerede?

More Sentences
Genel
razor i. tıraş makinesi
razor f. tıraş etmek
razor f. kesmek (ustura, traş bıçağı ile)
Teknik
razor i. tıraş makinesi

"razor" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 101 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
razor blade i. tıraş bıçağı
Genel
razor clam i. denizçakısı
safety razor i. tıraş makinesi
straight razor i. ustura
razor strop i. ustura kayışı
electric razor i. tıraş makinesi
razor with a movable (shaving) head i. oynar başlıklı
razor blade knife i. maket bıçağı
open razor i. ustura
cut throat razor i. ustura
hair razor i. saç usturası
razor blade i. ustura ağzı
razor-thin victory i. çok küçük farkla kazanılan zafer
razor-thin victory i. kıl payı farkla kazanılan zafer
razor wire i. dikenli tel
razor-sharp skills i. keskin beceriler
concertina razor wire i. bıçaklı çelik şerit tel
razor-slashing i. ustura ile saldırma
razor bump i. saç tıraşı sonra oluşan, bazen iltihaplanan küçük şişlik
razor-cut i. tıraş makinesi ile kırpılan kabarık saç modeli
razor-slashing i. jiletleme
rolls razor i. 1920'lerde tanıtılan tek kenarlı bir tıraş bıçağı
cartridge razor i. tıraş bıçağı (başlıklı)
live on the razor's edge f. ölümle kalım arasında olmak
be on the razor's edge f. ölümle kalım arasında olmak
live on the razor's edge f. iki ateş arasında kalmak
be on the razor's edge f. iki ateş arasında kalmak
cut with razor blade f. jiletlemek
cut oneself with a razor blade f. (kendini) jiletlemek
slash oneself with razor f. (kendini) jiletlemek
shave with a razor f. yülümek
razor-cut f. (tıraş makinesi, ustura vb. ile) kırkmak
razor-cut f. şekil vermek
razor-sharp s. çok keskin
razor-edged s. çok keskin
razor-thin s. çok ince
razor-edged s. çok kesici
razor-edged s. keskin kenarlı
razor-edged s. keskin köşeli
razor-edged s. keskin ağızlı (ustura vb.)
Konuşma Dili
sharp as a razor expr. çok keskin
Deyim
dance on the razor's edge f. uçurumun kenarında dans etmek
dance on the razor's edge f. ince buz üzerinde yürümek
dance on the razor's edge f. bıçak sırtında yürümek
dance on the razor's edge f. çok tehlikeli ya da riskli bir şey yapmak
(as) sharp as a razor s. kıvrak zekalı
(as) sharp as a razor s. hazırcevap
on a razor-edge zf. topun ağzında
on a razor's edge zf. bıçak sırtında
on a razor's edge zf. topun ağzında
on a razor's edge zf. iki ateş arasında
on a razor-edge zf. iki ateş arasında
on a razor-edge zf. bıçak sırtında
as sharp as a razor expr. çok keskin
as sharp as a razor expr. keskin zekalı
on the razor's edge expr. bıçak sırtında
on the razor's edge expr. iki ateş arasında
on the razor's edge expr. uçurumun kenarında
on the razor's edge expr. ölümle kalım arasında
Teknik
safety razor i. emniyetli tıraş makinesi
razor wire i. keskin uçlu tel bariyer
razor edge i. ustura ağzı
razor strap i. ustura kayışı
razor-strop i. ustura kayışı
Tekstil
safe carpet razor i. halı tiraş makinesi
Medikal
straight razor i. heteroseksüel
straight razor i. düzcinsel
Psikoloji
occam's razor i. occam bıçağı
Mutfak
razor clam i. solinya
razor-clam i. solinya
Deniz Biyolojisi
razor shell i. deniz çakısı
razor-fish i. solenidae familyasına ait uzun ince bir kabuklu yumuşakçalar
razor-fish i. denizçakısı
razor fish i. solenidae familyasına ait uzun ince kabuklu yumuşakça
razor fish i. denizçakısı
razor-shell i. denizçakısı
razor fish (aeoliscus punctulatus) i. hint okyanusunda yaygın görülen bir tür ustura balığı
razor-fish (aeoliscus punctulatus) i. hint okyanusunda yaygın görülen bir tür ustura balığı
razor-shell i. solenidae familyasına ait uzun ince bir kabuklu yumuşakçalar
razor-fish i. batı hint adaları ve akdeniz'de yaşayan küçük lapina balığı türü
razor fish (xyrichthys psittacus) i. batı hint adaları ve akdeniz'de yaşayan küçük lapina balığı türü
razor shell i. ustura midyesi
razor clam i. yumuşak kabuklu istiridye
razor clam i. birleşik devletler'in kuzeyinde ve kanada'da bulunan yaygın bir deniz tarağı
razor clam i. yumuşak kabuklu tarak
Zooloji
razor-billed auk i. ustura gagalı
razor-billed auk i. siyah-beyaz tüylü, uzun kuyruklu, düz gagalı kuzey atlantik kuşu
Botanik
razor grass (scleria scindens) i. üçgen gövdesi ve keskin kenarlı yaprakları olan batı hindistan bitkisi
Felsefe
ockham's razor i. occam'ın usturası
occam's razor i. occam'ın usturası
ockham's razor i. ockham'ın usturası
occam's razor i. ockham'ın usturası
occam's razor i. basitlik yasası
occam's razor i. tutumluluk yasası
occams razor i. problem çözmede olasılıkların zorunluluk olmadan çoğaltılmaması gerektiğini savunan bir ilke
occam’s razor i. problem çözmede olasılıkların zorunluluk olmadan çoğaltılmaması gerektiğini savunan bir ilke
Jeoloji
razor stone i. novakulite taşı
Askeri
concertina razor wire i. tel üstüvane
Kuşbilim
razor grinder (caprimulgidae) i. çobanaldatangiller familyasının kısa gagalı ve kısa bacaklı, böcekle beslenen üyeleri
Star Wars
razor-class i. ustura-sınıfı
razor bug i. razor böceği