| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | reflect f. | yansıtmak | ||
|
The interview accurately reflects the students' opinion on the education system. Röportaj, öğrencilerin eğitim sistemi hakkındaki görüşlerini doğru bir şekilde yansıtıyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | reflect f. | aksettirmek | ||
| Genel | ||||
| Genel | reflect f. | göstermek | ||
|
That's a number reflecting what percentage of kids is larger or smaller. Bu, çocukların yüzde kaçının daha büyük veya daha küçük olduğunu gösteren bir sayıdır. More Sentences |
||||
| Genel | reflect f. | dile getirmek | ||
|
The importance of that was reflected in the debate on the Structural Funds. Bunun önemi Yapısal Fonlara ilişkin tartışmada da dile getirilmişti. More Sentences |
||||
| Genel | reflect f. | düşünmek | ||
|
Children must be taught to reflect on their mistakes. Çocuklara hataları üzerinde düşünmeleri öğretilmelidir. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | reflect f. | yansımak | ||
|
I could see the dark clouds reflected in the calm waters. Durgun sulara yansıyan kara bulutları görebiliyordum. More Sentences |
||||
| Teknik | reflect f. | yansımak | ||
|
I could see the dark clouds reflected in the calm waters. Durgun sulara yansıyan kara bulutları görebiliyordum. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | reflect f. | yansıtmak | ||
|
The interview accurately reflects the students' opinion on the education system. Röportaj, öğrencilerin eğitim sistemi hakkındaki görüşlerini doğru bir şekilde yansıtıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | reflect f. | aksetmek | ||
| Genel | reflect f. | düşünüp taşınmak | ||
| Genel | reflect f. | ifade etmek | ||
| Genel | reflect f. | belirtmek | ||
| Genel | reflect f. | (iyice) düşünmek | ||
| Genel | reflect f. | tefekkür etmek | ||
| Genel | reflect f. | sonuç vermek | ||
| Genel | reflect f. | (neticede) beraberinde getirmek | ||
| Genel | reflect f. | derinlemesine kafa yormak | ||
| Genel | reflect f. | derin bir düşünceyle anımsamak | ||
| Genel | reflect f. | (belirli bir şeyin) izlenimini vermek | ||
| Genel | reflect f. | (bir şeyin) kalitesini ortaya koymak | ||
| Genel | reflect f. | laf getirmek | ||
| Genel | reflect f. | itibarını zedelemek | ||
| Genel | reflect f. | kat oluşturmak | ||
| Genel | reflect f. | kırışmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | reflect f. | görüntüsünü yansıtmak (ayna gibi) | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | reflect f. | geriye doğru eğilmek | ||
| Eski Kullanım | reflect f. | geriye eğilmek | ||
| Eski Kullanım | reflect f. | sapmak | ||
| Eski Kullanım | reflect f. | başka yöne dönmek | ||