released - Türkçe İngilizce Sözlük

released

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"released" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Ticaret/Ekonomi
released s. piyasaya sürülmüş
The iPhone 5 was released yesterday.
iPhone 5 dün piyasaya sürüldü.

More Sentences
Hukuk
released s. tahliye edilmiş
Mr Birdal was released on 23 September 2000, after having completed his prison sentence.
Sayın Birdal, hapis cezasını tamamladıktan sonra, 23 Eylül 2000 tarihinde tahliye edilmiştir.

More Sentences
Teknik
released s. açığa çıkan
The energy that gets released when doing this is equal to the energy required to force the air into the smaller space.
Bunu yaparken açığa çıkan enerji, havayı daha küçük alana itmek için gereken enerjiye eşittir.

More Sentences
Bilgisayar
released expr. bırakıldı
The dog was then repeatedly released into the room and allowed to choose one of the paths.
Köpek daha sonra tekrar tekrar odaya bırakıldı ve yollardan birini seçmesine izin verildi.

More Sentences
Genel
released s. serbest bırakılmış
Ticaret/Ekonomi
released s. ibra edilmiş
released s. ipoteği kaldırılmış
released s. muaf tutulmuş
released s. piyasaya sunulmuş
Hukuk
released s. serbest bırakılmış
Askeri
released s. müsaade edilmiş

"released" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 46 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
movies released this week i. bu hafta vizyona giren filmler
newly released films i. yeni vizyona girmiş filmler
be released f. (mahkum vb) salıverilmiş olmak
be released f. çıkmak
be released from one's obligation f. yükümlülükten kurtulmak
be released from a hospital f. taburcu olmak
be released to the market f. piyasaya sürülmek
be released to market f. pazara çıkarılmak
be released to the market f. piyasaya çıkarılmak
be released f. serbest bırakılmak
be released f. serbest kalmak
be released from prison f. cezaevinden tahliye edilmek
be released f. taburcu olmak
be released f. salgılanmak
released accidentally s. kazara açığa çıkan/açığa çıkmış
released from ed. -den muaf
İfadeler
released by expr. piyasaya süren
when the devil walks the earth and finds his first love evil shall be released expr. şeytan dünyaya gelip ilk aşkını bulduğunda kötülük serbest kalacak
Konuşma Dili
just got released from prison expr. hapisten yeni çıkmış
Ticaret/Ekonomi
be released f. piyasaya sürülmüş olmak
Hukuk
released voice recordings i. yayınlanan ses kayıtları
be released on bail f. kefalet karşılığı serbest bırakılmak
be released by the court pending a trial f. tutuksuz yargılanmak üzere salıverilmek
be released by the court pending a trial f. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak
be released on conditions of trial without arrest f. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak
be released on bail of (...) by the vacation court pending his trial f. nöbetçi mahkemece (...) kefalet karşılığı tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak
be released on bond f. kefaletle salıverilmek
be released on bond f. kefaletle serbest bırakılmak
Siyasal
goods released for free circulation i. serbest dolaşımda bulunan eşya
Teknik
assessment of the odour released from paper sample i. kağıt numunesinden açığa çıkan kokunun değerlendirilmesi
method by analysis of released carbon dioxide i. açığa çıkan karbon dioksidin analizi metodu
time-released s. zamanla salınımlı
time-released s. zaman salınımlı
Bilgisayar
year released i. yayın yılı
rtw (released to web) kısalt. web'de yayınlanmış sürüm
Telekom
released loop i. boş döngü
released loop i. serbest bırakılmış döngü
Otomotiv
the air released i. çıkan hava
brake pedal released s. fren pedalı bırakılmış
Medikal
sustained-released s. yavaş salınımlı
Gıda
method of analysis for the official control of vinyl chloride released by materials and articles into foodstuffs i. madde ve malzemelerden gıda maddelerine geçen vinil klorür miktarı analiz metodu
Kimya
released formaldehyde i. açığa çıkan formaldehit
Eğitim
the released item i. açıklanan sorular
Çevre
released carbon dioxide i. açığa çıkan karbondioksit
easily released sulfide i. kolaylıkla açığa çıkabilen sülfür
Sinema
be released f. gösterime girmek