removed - Türkçe İngilizce Sözlük

removed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"removed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
removed s. uzak
As such, it is a step removed from the domination of blunt power motives in politics.
Bu haliyle OLAF, siyasette kör güç motiflerinin hakimiyetinden bir adım uzaktadır.

More Sentences
removed s. bertaraf olmuş
removed s. kaldırılmış
removed s. kaldırılan
removed s. ortadan kaldırılmış
removed s. ayrı
Hukuk
removed s. uzaktan (akraba)
removed s. ... dereceden
removed s. … göbekten
Bilgisayar
removed expr. kaldırıldı

"removed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
tip-removed hook i. ucu çıkarılmış çengel
a first cousin once removed i. kuzenin çocuğu
a first cousin once removed i. kuzen çocuğu
first cousin twice removed i. kuzen torunu
be removed f. ortadan kalkmak
have one's stitches removed f. dikiş aldırmak
have the hair removed f. epilasyon yaptırmak
be removed f. bertaraf olmak
be removed from broadcasting f. yayından kalkmak
be removed f. çıkarılmak
have (something) surgically removed f. ameliyatla aldırmak
be removed from f. dışarı çıkarılmak
(burden) be removed f. yük kalkmak
be removed from job f. işten çıkartılmak
be removed by washing f. yıkayarak çıkarılmak
removed from ed. -den uzak
İfadeler
to be removed expr. çıkarılacak
Deyim
be far/further/furthest removed from (something) f. (bir şeyle) aralarında dağlar kadar fark olmak
be far/further/furthest removed from (something) f. (bir şeyle) hiç alakası olmamak
be far/further/furthest removed from (something) f. (bir şeyden) dağlar kadar farklı olmak
be far/further/furthest removed from (something) f. (bir şeyle) hiç ilişkisi olmamak
be far/further/furthest removed from (something) f. (bir şeyden) çok uzak olmak
be ffurther removed from something f. bir şeyle uzaktan yakından alakası olmamak
be furthest removed from something f. bir şeyden çok farklı olmak
be ffurther removed from something f. bir şeyden çok farklı olmak
be furthest removed from something f. bir şeyle uzaktan yakından alakası olmamak
be far removed from something f. bir şeyden çok farklı olmak
be far removed from something f. bir şeyle uzaktan yakından alakası olmamak
be far/further/furthest removed from something f. bir şeyden çok uzak olmak
be far/further/furthest removed from something f. bir şeyle hiç alakası olmamak
be far/further/furthest removed from something f. bir şeyden dağlar kadar farklı olmak
be far/further/furthest removed from something f. bir şeyle hiç ilişkisi olmamak
far removed from something expr. -den dağlar kadar farklı
far removed from something expr. -dan çok uzak
far removed from something expr. ile alakası yok
Konuşma
I accidentally removed you from my friends expr. yanlışlıkla seni arkadaşlarımından çıkardım
I accidentally removed you from my friends expr. yanlışlıkla seni arkadaşlarımdan/arkadaş listemden çıkardım
Teknik
removed part i. sökülmüş parça
Bilgisayar
removed package i. kaldırılan paket
removed from i. kaldırıldığı yer
will be removed expr. kaldırılacak
device removed expr. aygıt kaldırıldı
not removed expr. kaldırılmamış
this file has been removed from the server expr. bu dosya veritabanından kaldırılmış
this video has been removed from public access expr. bu video genel erişimden kaldırılmıştır
we removed the content that was posted expr. yazılan içeriği kaldırdık
the resource you are looking for has been removed, had its name changed, or is temporarily unavailable expr. aradığınız kaynak kaldırılmış, adını değiştirmiş veya geçici olarak kullanılamıyor
Medikal
be removed by endoscopic procedure or surgical therapy f. cerrahi veya endoskopik yöntemlerle çıkarılmak