restrictive - Türkçe İngilizce Sözlük

restrictive

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

restrictive — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kısıtlayıcı
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈstrɪktɪv/ – BrE /rɪˈstrɪktɪv/)
Terim Türü:
Sıfat: restrictive
Hareket veya ifade alanını daraltan düzenleme ya da tutumları betimleyen sıfattır. Restriction kökünden türeyerek olumsuz etki vurgusu kazanmıştır. Hukuk ve politika tartışmalarında eleştirel bir nitelendirme olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
limiting, confining
Zıt Anlamlılar:
permissive

"restrictive" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 8 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
restrictive s. sınırlayıcı
Restrictive practices can be damaging for industries.
Sınırlayıcı uygulamalar sanayiler için zararlı olabilir.

More Sentences
restrictive s. kısıtlayıcı
Gia thinks her father's rules are too restrictive.
Gia babasının kurallarının fazla kısıtlayıcı olduğunu düşünüyor.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
restrictive s. kısıtlayıcı
Gia thinks her father's rules are too restrictive.
Gia babasının kurallarının fazla kısıtlayıcı olduğunu düşünüyor.

More Sentences
Dilbilim
restrictive s. sınırlayıcı
Restrictive practices can be damaging for industries.
Sınırlayıcı uygulamalar sanayiler için zararlı olabilir.

More Sentences
Genel
restrictive i. tanımlayıcı ifade
restrictive s. tanımlayıcı
restrictive s. kısıtlı
restrictive s. kısıtlayan

"restrictive" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
non-restrictive s. kısıtlamayan
restrictive [obsolete] s. yaptırımı olan
restrictive [obsolete] s. kanamayı durdurucu
Ticaret/Ekonomi
restrictive business practices i. kısıtlayıcı ticari uygulamalar
restrictive endorsement i. senedin başkasına devrini yasaklayan ciro
deed of restrictive covenant i. kısıtlayıcı madde taahhüdü
restrictive clause i. kısıtlayıcı kloz
restrictive tariff i. kısıtlayıcı gümrük tarifesi
restrictive effect i. kısıtlayıcı etki
restrictive trade practices i. rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalar
restrictive endorsement i. sınırlı ciro
restrictive condition i. kısıtlayıcı şart
restrictive policy i. kısıtlayıcı politika
restrictive indorsement i. senedin ciro ile devredilmesini yasaklayan ciro
restrictive indorsement i. sınırlayıcı ciro
restrictive provisions i. sınırlayıcı hükümler
restrictive condition i. kısıtlayan şart
restrictive practice i. kamu yararına olmayan ticaret sözleşmesi
restrictive practice i. kurum veya grubun diğer çalışanların özgürlüğünü kısıtlayıcı faaliyeti
restrictive practices i. (antitröst hukukunda) kısıtlayıcı uygulamalar
Hukuk
restrictive condition i. tahdidi şart
restrictive injunction i. kısıtlayıcı mahkeme emri
restrictive injunction i. kati mahkeme kararı
restrictive injunction i. kesin mahkeme emri
restrictive injunction i. birinin bir şey yapmamasını emreden mahkeme kararı
restrictive measure i. kısıtlayıcı tedbir
restrictive covenant i. arazi üzerindeki mülkiyet hakkına kısıtlama getiren sözleşme hükmü
restrictive covenant i. kısıtlayıcı hüküm
Siyasal
advisory committee on restrictive i. sınırlayıcı uygulamalar ve hakim durumlar
advisory committee on restrictive practices and dominant positions i. sınırlayıcı uygulamalar ve hakim durumlar danışma kurulu
trade and investment restrictive measures i. ticaret ve yatırım kısıtlayıcı tedbirler
Teknik
restrictive sight distance i. yetersiz görüş uzaklığı
restrictive requirement quality i. kısıt istemli nitelik
restrictive requirement quality bars i. kısıt istemli nitelikli çubuklar
Medikal
restrictive enzyme i. restriksiyon enzimi
restrictive pulmonary syndrome i. restriktif respiratuar sendrom
restrictive cardiac defect i. kısıtlayıcı kardiyak defekt
restrictive-type respiratory dysfunction i. restriktif tipte solunum fonksiyon bozukluğu
restrictive pulmonary function abnormality i. restriktif solunum fonksiyon bozukluğu
restrictive disorder i. restriktif tipte bozukluk
restrictive cardiomyopathy i. Restriktif Kardiyomiyopati
Tarım
restrictive feeding i. sınırlı yemleme
Eğitim
least restrictive environment i. en az sınırlayıcı ortam
least restrictive environment i. özel gereksinimli çocukların, akranlarıyla en sınırlandırılmış ortamlarda bulunduğu eğitim ortamı
Dilbilim
restrictive clause i. tanımlayıcı cümlecik
non-restrictive s. sınırlamasız
non-restrictive s. geniş
Askeri
restrictive fire plan i. sınırlayıcı atış planı
restrictive assignment i. ihtisas atanması
restrictive fire line (rfl) i. birbirine yaklaşan müttefik yüzey kuvvetleri arasında ateş açılmasını engelleyen hat
restrictive fire area (rfa) i. sevkiyata ilişkin kısıtlamaları bulunan alan
Star Wars
chancellor's special council on restrictive enterprise i. şansölye'nin sınırlayıcı girişim için özel konseyi