resultant - Türkçe İngilizce Sözlük

resultant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

resultant — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ortaya çıkan, bileşke
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪˈzʌltənt/ – BrE /rɪˈzʌltənt/)
Terim Türü:
Sıfat: resultant
Birden fazla etkenin birleşmesiyle oluşan durumu betimleyen sıfattır. Result kökünden türeyerek özellikle teknik bağlamda yerleşmiştir. Fizik ve matematikte birleşik etkiyi ifade eden terim olarak değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
resulting, combined
Zıt Anlamlılar:
initial

"resultant" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
resultant s. çıkan
The resultant question for all of us is how effective our cooperation is.
Hepimiz için ortaya çıkan soru, iş birliğimizin ne kadar etkili olduğudur.

More Sentences
resultant s. sonucunda ortaya çıkan
The trauma and the resultant moods still affect him.
Travma ve sonucunda ortaya çıkan ruh hali onu hâlâ etkiliyor.

More Sentences
resultant i. sonuç
resultant i. işlem sonucu
resultant s. olan
resultant s. meydana gelen
resultant s. sonuçta oluşan
resultant s. sonucu olan
resultant s. sonuçlandıran
resultant s. -den çıkan
resultant s. -den doğan
resultant s. -in sonucu olan
resultant s. ortaya çıkan
Teknik
resultant i. bileşke sonuç
resultant i. bileşke kuvvet
resultant i. bileşke
resultant i. eleç
resultant i. kuvvetler bileşkesi
resultant i. birlikte hareket eden ve zıtlık barındıran unsurların ortalaması
resultant i. çeşitli unsurların ortaya çıkardığı ürün
resultant s. sonuçlandıran
Matematik
resultant i. vektörel toplam
Fizik
resultant i. bileşke vektör
Kimya
resultant i. kimyasal tepkime çıktısı
resultant i. ürün
Biyokimya
resultant i. son
Müzik
resultant i. iki yüksek sesli nota aynı anda çalındığında duyulan ses

"resultant" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
resultant force i. bileşke kuvvet
resultant  i. bileşke
resultant  i. sonuç
resultant  s. meydana gelen
resultant  s. sonucunda ortaya çıkan
Teknik
resultant moment i. bileşke moment
dry resultant temperature i. kuru son sıcaklık
Bilgisayar
resultant path i. sonuç yolu
Aydınlatma
resultant colour shift i. toplam renk çarpıklaşması
resultant colorimetric shift i. toplam renkölçümsel çarpıklaşma
Fizik
resultant force i. bileşke kuvvet
resultant of forces i. kuvvetler bileşkesi
resultant force i. bileşke kuvveti
resultant of forces i. kuvvetlerin bileşkesi
resultant moment i. bileşke moment
resultant vector i. bileşke vektör
Dilbilim
resultant role i. isim tamlamalarında semantik bir işlev
Meteoroloji
resultant wind i. sonuç rüzgar
Müzik
resultant tone i. iki yüksek sesli nota aynı anda çalındığında duyulan ses
resultant tone i. iki yüksek sesli nota aynı anda çalındığında duyulan ses