retained - Türkçe İngilizce Sözlük

retained

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"retained" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
retained s. tutulan
The bad odor starts because of the toxins that are retained in the system.
Kötü koku, sistemde tutulan toksinler nedeniyle başlar.

More Sentences
retained s. saklanan
This storage is retained for 14 months.
Bu depolama 14 ay boyunca saklanır.

More Sentences
retained s. alıkoyulmuş
retained s. işi olan
retained s. mesleği olan
retained s. çalışan
retained s. muhafaza edilen
retained s. himayesinde kalan
retained s. hala kullanımda olan
retained s. hala hafızada bulunan

"retained" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
retained firefighter i. yevmiyeli (hizmet alım) itfaiyeci
non-retained s. alıkonmamış
retd (retained) kısalt. alıkonulmuş
retd (retained) kısalt. tutulan
retd (retained) kısalt. işi olan
retd (retained) kısalt. saklanan
Ticaret/Ekonomi
retained earnings i. dağıtılmayan karlar
retained earnings i. geçmiş yıllar karları
statement of changes in retained earnings i. dağıtılmamış karlardaki değişim tablosu
retained earnings i. yedek akçe
retained earnings i. geçmiş yıl karı
retained earnings and other reserves total liabilities and shareholders' equity i. dağıtılmamış karlar ve diğer ihtiyatlar toplam borçlar ve özsermaye
retained earnings i. dağıtılmayan kazançlar
retained earnings i. dağıtılmayan kar
retained employees i. tutulan çalışanlar
retained income i. dağıtılmamış gelir
retained earnings i. birikmiş karlar
retained profit i. dağıtılmamış kar
retained earnings i. birikmiş kar
retained losses i. geçmiş yıllar zararları
retained losses i. geçmiş yıl zararları
retained earnings i. geçmiş yıl karları
retained earnings i. net kardan firmanın diğer finansman gereksinimlerini karşılamak amacıyla tekrar işe yatırılan miktar
retained earnings i. yedekler
retained earnings i. dağıtılmamış kar
retained earnings i. dağıtılmamış karlar
retained earning i. dağıtılmamış kar
retained value i. korunan değer
reserves on retained earnings i. kardan ayrılan kısıtlanmış yedekler
retained earnings tax i. dağıtılmayan kazanç vergisi
grit (grantor retained income trust) kısalt. varlıkları transfer ettikten sonra gelirinden faydalanmaya devam edilmesine imkan tanıyan bir tür teminat
Sigortacılık
original net retained premium income i. asli net konservasyon prim geliri
net retained brokerage i. alıkonulan net brokeraj
Teknik
retained peripheral i. alıkonan çevresel birim
retained material i. elekte kalan malzeme
retained material i. kalan malzeme (elekte)
retained austenite i. kalan ostenit
retained austenite determination i. kalan osteniti belirleme
retained austenite i. dönüşmemiş ostenit
retained on a sieve s. elekten geçmeyen
screw-retained s. vida tutuculu
Bilgisayar
retained peripheral i. alıkonan çevresel birim
Otomotiv
retained accessory power i. aksesuar enerjilendirme düzeni
retained austenite i. kalıntı ostenit
Medikal
retained product i. tutulmuş ürün
retained quantity i. tutulan miktar
retained sample i. tutulmuş numune
retained foreign object (rfo) i. ameliyatta vücut içinde unutulan yabancı cisim
Patoloji
retained portion placenta and membrane i. plasenta ve membranların geride kalmış kısımları
retained iucd in pregnancy i. uterus içinde kalmış kontraseptif alet
Dilbilim
retained object i. edilgen eylemin doğrudan veya dolaylı nesnesi
Askeri
retained enemy personnel i. alıkonmuş düşman personeli
retained personnel (rp) i. düşman safında yer alan din ve sağlık görevlileri