riding - Türkçe İngilizce Sözlük

riding

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

riding — Definition

Anlamı ve Tanımı:
binme, baskın
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈraɪdɪŋ/ – BrE /ˈraɪdɪŋ/)
Terim Türü:
İsim: riding
Binme eylemini ya da belirgin biçimde öne çıkan durumu tanımlayan kelimedir. Ride fiilinin -ing biçiminden türeyerek isimsel kullanım kazanmıştır. Hukuk ve gazetecilikte “baskın konu” anlamında değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
dominant, prevailing
Zıt Anlamlılar:
minor

"riding" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 44 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
riding i. binme
Mr Miller has played the role of the man riding the last dinosaur, if I may put it that way.
Bay Miller, tabiri caizse son dinozora binen adam rolünü oynadı.

More Sentences
riding i. binicilik
The riding culture is built upon relationships.
Binicilik kültürü ilişkiler üzerine kuruludur.

More Sentences
riding i. idari bölge
He is from the East Riding.
Kendisi Doğu İdari Bölge'den geliyor.

More Sentences
riding i. binme
Mr Miller has played the role of the man riding the last dinosaur, if I may put it that way.
Bay Miller, tabiri caizse son dinozora binen adam rolünü oynadı.

More Sentences
riding i. biniş
riding i. binme (bisiklet)
riding i. binici yolu
riding i. ilçe
riding i. ata binilen alan
riding i. at üzerinde gerçekleştirilen gezi
riding i. atlı seyahat
riding i. araçlı seyahat
riding i. üst üste binme
riding i. örtüşme
riding i. çakışma
riding i. rahatsız edilme
riding i. taciz edilme
riding i. bunaltılma
riding i. temizleme
riding i. başından atma
riding i. kurtulma
riding s. binek
riding s. binicilik için kullanılan
riding s. binerken kullanılan
riding s. sürerken kullanılan
riding s. biniciliğe düşkün
riding s. binmeye düşkün
riding s. sürme ile ilgili
riding s. sürmeye düşkün
riding s. kullanmaya düşkün
riding s. binicilikte giyilen
riding s. binerken giyilen
riding s. sürerken giyilen
riding s. kullanırken giyilen
riding s. binici tarafından sürülen
riding s. sürücü tarafından kullanılan
riding s. sürücü tarafından çalıştırılan
riding s. baskın
Siyasal
riding i. (kanada) bir siyasetçinin seçim bölgesi
riding i. (ingiltere'nin yorkshire iline ait) üç eski idari bölgeden her biri
Teknik
riding i. ankraj
riding i. sabitleme
riding i. demirleme
Argo
riding i. üstte olma (seks esnasında)

"riding" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 148 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
riding center i. atlı spor kulubü
riding centre i. atlı spor kulubü
riding school i. binicilik okulu
riding centre i. binicilik merkezi
riding centre i. atlı spor kulübü
style of horseback riding i. biniş
horseback riding i. ata binme
riding breeches i. binici pantolonu
riding boot i. binici çizmesi
riding horse i. binek atı
riding facility i. binicilik tesisi
riding club i. binicilik kulübü
free-riding i. boş-verme
horse-riding i. binicilik
little red riding hood i. kırmızı başlıklı kız
riding a bike i. bisiklet sürme
riding hat i. binicilerin giydiği şapka
riding hat i. jokey kaskı
riding hat i. binici şapkası
riding hat i. binici kaskı
riding hat i. binici başlığı
bareback riding i. ata eyersiz binme
sled-riding (us) i. karda kızakla kayma
riding mower i. mobil çim biçme makinesi
riding gear i. motosiklet kıyafeti
riding gear i. motosiklet sürüş takımı
bull riding i. yarışçının boğa üzerinde 8 saniye veya daha uzun süre kalmayı amaçladığı rodeo türü
riding apparel i. binici kıyafeti
riding [uk] i. festival
riding [uk] i. geçit töreni
riding hood i. tok
riding hood i. kadın binici başlığı
riding hood i. binici kaskı
riding breeches i. süvari pantolonu
riding school i. süvari okulu
riding [uk] i. köy seyirlik oyunu
riding breeches i. atlı pantolonu
riding hood i. şapka
riding habit i. kadın binicilik kıyafeti
riding hood i. tog
riding school i. atlı spor eğitim merkezi
riding hood i. kapüşonlu pelerin
riding hood i. başlık
riding [uk] i. kutlama
riding [uk] i. tören alayı
riding habit i. kadın binici ceketi
riding [uk] i. geçit alayı
riding boot i. çizme
pack riding i. yük ile at binme
pack riding i. sırt çantasıyla sürüş yapma
be riding on air f. sevinçten havalara uçmak
be riding for a fall f. kendine fazla güvenip tehlikeli bir işe kalkışmak
be riding for a fall f. dikkatsizce davranak başarısızlığa davetiye çıkarmak
go bike riding f. bisiklet sürmeye gitmek
free-riding s. kaytarıcı
free-riding s. çaba sarfetmeden elde edilen
free-riding s. hazıra konucu
Konuşma Dili
be riding high f. büyük başarı yakalamak
be riding high f. çok popüler olmak
are you still riding the goat? expr. yolları ayırdınız mı?
are you still riding the goat? expr. ayrıldınız mı?
are you still riding the goat? expr. boşandınız mı?
are you still riding the goat? expr. hala evli misiniz?
Deyim
riding for a fall i. dikkatsizce davranarak başarısızlığa davetiye çıkarma
riding for a fall i. belasını arama
riding for a fall i. kendi sonunu hazırlama
riding for a fall i. kendine fazla güvenip tehlikeli bir işe kalkışma
riding for a fall i. soruna/probleme davetiye çıkaracak biçimde davranma
be riding high f. çok başarılı olmak
be riding for a fall f. kendini bırakmak/koyvermek
be riding high in the saddle f. geçirdiği başarı/şanslı bir dönemden dolayı kendini emniyete aldığını hissetmek
be riding high in the saddle f. kendine çok güvenmek
be riding high in the saddle f. dolu dizgin gitmek
be riding high in the saddle f. dört nala gitmek
riding high s. büyük başarı yakalamış
riding high s. dolu dizgin giden
riding high s. geçirdiği başarı/şanslı bir dönemden dolayı kendini emniyete aldığını hisseden
riding high s. kendine çok güvenen
riding high s. dört nala giden
riding high s. çok popüler
(just) like riding a bicycle expr. (tıpkı) bisiklet sürmek gibi (uzun zaman geçse de kolayca hatırlanan beceri)
(just) like riding a bike expr. (tıpkı) bisiklete binmek gibi (uzun zaman geçse de kolayca hatırlanan beceri)
(just) like riding a bicycle expr. (tıpkı) bisiklete binmek gibi (uzun zaman geçse de kolayca hatırlanan beceri)
(just) like riding a bike expr. (tıpkı) bisiklet sürmek gibi (uzun zaman geçse de kolayca hatırlanan beceri)
Konuşma
he is riding for a fall expr. belasını arıyor
I like riding a bicycle expr. bisiklet sürmeyi severim
I like riding a bicycle expr. bisiklete binmeyi severim
Ticaret/Ekonomi
free riding i. beleşçilik, bedavacılık
free riding i. bedavacılık
riding clerk i. şansölye mahkemesi katibi
free riding i. başkalarının çabasından kazanç sağlama
Siyasal
riding [new zealand] i. (yerel hükümet için) kırsal seçim bölgesi
Teknik
glow discharge nit riding i. parıltı boşaltmayla nitrürleme
Tekstil
riding skirt i. kabarık etek
riding jacket i. süvari ceketi
Otomotiv
riding the clutch i. sürücünün hareket sırasında ayağını debriyaj pedalı üzerinde tutması
riding the clutch i. ayağı debriyajda tutma
stripe-riding i. şerit paylaşma/çizgiden gitme
Havacılık
beam riding guidance i. hüzme içerisinde güdüm
Denizcilik
riding buckler i. halat geçiş deliği bulunan kapak
riding light i. demir feneri
riding light i. gemi demirlendiğinde yanan ışık
riding lamp i. gemi demirlendiğinde yanan ışık
riding lamp i. demir feneri
riding buckler i. loça kapağı
riding bitt i. atılan çapa ipini sabitlemede kullanılan geniş halat babası
riding bitt i. iskele babası
Edebiyat
riding rhyme i. (beşli ölçü ile yazılan) kafiyeli mısra
riding rhyme i. beşli ölçü
riding rhyme i. eski bir kahraman beyit türü
Tarih
east riding i. ingiltere'de eski bir yönetim birimi
Coğrafya
north riding i. kuzey yorkshire’ın büyük bölümünü oluşturan idari bölge
east riding of yorkshire i. ingiltere'de bir yerel yönetim birimi ve kontluk
Askeri
bore riding safety pin i. merminin namlu emniyet pimi
riding horse i. binek atı
Silah/Atıcılık
beam riding i. huzme içinde güdüm
Spor
horse riding i. binicilik
riding crop i. binici sopası
riding crop i. binici kırbacı
globe-riding i. büyük bir balon topun içinde özel hazırlanmış hafif eğimli bir arazide yuvarlanmak suretiyle yapılan spor
trail riding i. engebeli bir arazi boyunca (motosiklet, bisiklet) sürme
endurance riding i. dayanıklılık koşusu
endurance riding i. atlı dayanıklılık
horseback riding i. binicilik sporu
riding off i. defans bloku
riding off i. savunma bloku
riding master i. binicilik sporunu öğreten kimse
riding master i. binicilik eğitmeni
riding off i. manevra yapma
riding master i. binicilik öğretmeni
trail riding i. engebeli arazide bisiklet sürme
cross-country riding i. jokeyliğini kanıtlamak için kırda engel üzerinde at sürme
free riding i. birden çok stili ve araziyi birleştiren dağ bisikleti, kar kayağı veya kayak sporu
surf-riding i. sörf
surf-riding i. sörf sporu
Böcek Bilimi
devil's riding-horse (mantis carolina) i. amerika'ya özgü bir peygamberdevesi
Argo
riding shotgun i. yolcu koltuğunda seyahat etme
riding bitch i. arabada sürücü koltuğu ile yolcu koltuğu arasında oturma
riding leg i. saldırıya uğramamak için cezaevi görevlileriyle iyi geçinme
ghost riding i. hareket eden aracın etrafında veya üstünde dans etme
ghost riding i. hareket eden aracın etrafında veya üstünde dans etme
dick riding i. bir kişiye karşı aşırı derecede hayranlık besleyip her fırsatta onu övme
meat riding i. bir kişiye karşı aşırı derecede hayranlık besleyip her fırsatta onu övme
meat riding i. kıç yalama
dick riding i. kıç yalama
meat riding i. göt yalama
dick riding i. göt yalama
riding the cotton pony expr. regl döneminde