rinse - Türkçe İngilizce Sözlük

rinse

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rinse — Definition

Anlamı ve Tanımı:
durulamak, yıkayıp arıtmak
Okunuş (IPA):
(AmE /rɪns/ – BrE /rɪns/)
Terim Türü:
Fiil: rinse (rinses – rinsed – rinsing)
Sabun, kir veya kalıntıları gidermek amacıyla suyla temizleme işlemini tanımlayan fiildir. Eski Fransızca rincer kökünden evrilmiş ve arındırma fikrini merkeze almıştır. Hijyen, tekstil ve endüstriyel temizlik bağlamlarında yüzeyden artık uzaklaştırma sürecini betimlemek için değerlendirilir.
Eş Anlamlılar:
wash, flush
Zıt Anlamlılar:
soil

"rinse" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rinse f. durulamak
Rinse the mask off with warm water.
Maskeyi ılık suyla durulayın.

More Sentences
Genel
rinse i. boya (saçı hafifçe boyamak için kullanılan)
I recommend you to use apple cider vinegar hair rinse for your hair.
Saçlarınız için elma sirkeli saç boyası kullanmanızı tavsiye ederim.

More Sentences
rinse i. durulama
Can you give this plate a quick rinse?
Bu tabağa hızlı bir durulama yapabilir misiniz?

More Sentences
rinse f. çalkalamak
If you have a toothache, you can rinse your mouth with saltwater.
Diş ağrınız varsa, ağzınızı tuzlu suyla çalkalayabilirsiniz.

More Sentences
rinse f. durulamak
Rinse the mask off with warm water.
Maskeyi ılık suyla durulayın.

More Sentences
rinse f. (saça) hafifçe renk vermek
You should lather from the roots onto the ends of your hair to rinse it properly.
Düzgün bir şekilde hafifçe renk vermek için saçınızın köklerinden uçlarına doğru köpürtmelisiniz.

More Sentences
rinse f. gargara yapmak
Rinse your mouth out with warm water, or do a quick gargle with warm salt water.
Ağzınızı ılık suyla çalkalayın veya ılık tuzlu suyla hızlı bir gargara yapın.

More Sentences
rinse f. sudan geçirmek
I usually rinse the dishes before putting them into the dishwasher.
Bulaşıkları bulaşık makinesine koymadan önce genellikle sudan geçiririm.

More Sentences
Teknik
rinse f. çalkalamak
If you have a toothache, you can rinse your mouth with saltwater.
Diş ağrınız varsa, ağzınızı tuzlu suyla çalkalayabilirsiniz.

More Sentences
rinse f. durulamak
Rinse the mask off with warm water.
Maskeyi ılık suyla durulayın.

More Sentences
Medikal
rinse f. çalkalamak
If you have a toothache, you can rinse your mouth with saltwater.
Diş ağrınız varsa, ağzınızı tuzlu suyla çalkalayabilirsiniz.

More Sentences
Gıda
rinse i. durulama
Can you give this plate a quick rinse?
Bu tabağa hızlı bir durulama yapabilir misiniz?

More Sentences
Genel
rinse i. çalkalanma
rinse i. çalkalama
rinse i. çalkama
rinse i. çalkalamak veya durulamak için kullanılan çözelti
rinse i. saçı boyamak veya şekillendirmek için kullanılan çözelti
rinse i. antiseptik su
rinse i. duş
rinse i. saça rengini canlandırmak veya geçici olarak renklendirmek için kozmetik çözelti uygulanması
rinse f. suyla yıkayarak temizlemek
rinse f. durlamak
rinse f. yıkayıp arıtmak
Mutfak
rinse f. suda çalkalamak

"rinse" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 66 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rinse water i. durulama suyu
final rinse i. son durulama
blue rinse i. saçların tonunu sarımsıdan mavimsiye döndüren boya
hair rinse i. saçı arındırıcı durulama
hair rinse i. saç durulama
rinse aid i. parlatıcı (bulaşık makinesi)
rinse aid i. bulaşık makinesi parlatıcısı
rinse aid i. bulaşık makinası parlatıcısı
pre-rinse i. ön duruluma
rinse off f. sabun ile yıkayıp temizlemek
rinse off f. çalkalamak
rinse out f. çalkalamak
rinse out f. içerisini durulamak
rinse off f. yüzeyini durulamak
rinse one's mouth f. ağız çalkalamak
blue rinse s. muhafazakar görüşlü, bakımlı, aktif ve hali vakti yerinde yaşlı kadınlara özgü
blue-rinse s. yaşlı kadınlara yönelik
blue-rinse s. yaşlı kadınlardan oluşan
blue-rinse s. yaşlı kadınlara ait
Öbek Fiiller
rinse down f. suyla/bir sıvıyla akıtmak
rinse down f. suyla/bir içecekle yutmak
rinse down f. suyla/bir sıvıyla yıkamak
rinse down f. su/bir sıvı kullanarak bir şeyi bir yere doğru akıtmak
rinse down f. su/bir sıvı püskürterek yıkamak
rinse someone or something down f. suyla/bir sıvıyla yıkamak
rinse down f. su/bir içecek yardımıyla yutmak
rinse someone or something down f. suyla/bir sıvıyla durulamak
rinse someone or something down f. suyla/bir sıvıyla temizlemek
rinse down f. (boğazını temizlemek/bir şeyi rahat yutmak için) üstüne su/bir içecek içmek
rinse with f. ile akıtmak
rinse out of f. -i durulamak/çalkalamak
rinse with (something) f. (bir sıvıyla) temizlemek
rinse (something) out of (something else) f. (bir pisliği, tortuyu bir şeyden) bir sıvıyla akıtmak
rinse with f. ile yıkamak
rinse (something) out of (something else) f. yıkayarak/bir sıvıyla (bir şeyi bir şeyden) temizlemek
rinse with f. ile durulamak
rinse with (something) f. (bir sıvıyla) yıkamak
rinse with f. ile temizlemek
rinse with (something) f. (bir sıvıyla) durulamak
rinse out of f. -den temizlemek
rinse with (something) f. (bir sıvıyla) akıtmak
rinse out of f. -den bir sıvıyla akıtmak
rinse mouth out f. ağzını sabunla yıkayarak cezalandırmak
rinse (something) out of (something else) f. (bir şeyi) durulamak/çalkalamak
İfadeler
rinse immediately with plenty of water expr. derhal bol su ile durulayınız
Deyim
rinse someone's mouth out with soap f. ağzını sabunla yıkayarak cezalandırmak
lather, rinse, (and) repeat expr. işlemi tekrar tekrar yap
lather, rinse, (and) repeat expr. sabunla, durula, (ve) tekrarla
lather, rinse, (and) repeat expr. aynı işlemleri üst üste tekrarla
lather, rinse, (and) repeat expr. aynı şeyi defalarca yap
lather, rinse, (and) repeat expr. süreci sürekli başa dönüp tekrarla
Teknik
rinse bath i. durulama banyosu
argon rinse i. argonla çalkalama
rinse bath i. durulama yunağı
Tekstil
cold rinse overflow i. taşar yıkama
cold rinse i. soğuk çalkalama
hot rinse i. sıcak çalkalama
İnşaat
hand rinse basin i. el yıkama küveti
Diş Hekimliği
oral rinse i. ağız suyu
oral rinse i. gargara
oral rinse i. ağız çalkalayıcı
mouth rinse i. ağız çalkalayıcı
Argo
rinse [uk] f. dümdüz etmek
rinse [uk] f. adamakıllı yenmek
rinse [uk] f. hezimete uğratmak
Kozmetik
no-rinse s. durulamasız