| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | salvage i. | kurtarma | ||
|
A massive salvage operation is going to happen, aiming to save some more items from the Titanic. Titanik'ten daha fazla mal kurtarmak için büyük bir kurtarma operasyonu yapılacak. More Sentences |
||||
| Genel | salvage f. | kurtarmak | ||
|
I will become a diplomat and try to salvage my country's reputation. İleride diplomat olup ülkemin ününü kurtaracağım. More Sentences |
||||
| Genel | salvage f. | (yangından/kazadan) kurtarmak | ||
|
My father managed to salvage my computer during the flood from our home. Babam, sel sırasında bilgisayarımı kurtarmayı başardı. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | salvage i. | kurtarma | ||
|
A massive salvage operation is going to happen, aiming to save some more items from the Titanic. Titanik'ten daha fazla mal kurtarmak için büyük bir kurtarma operasyonu yapılacak. More Sentences |
||||
| Sigortacılık | ||||
| Sigortacılık | salvage i. | kurtarma | ||
|
A massive salvage operation is going to happen, aiming to save some more items from the Titanic. Titanik'ten daha fazla mal kurtarmak için büyük bir kurtarma operasyonu yapılacak. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | salvage i. | kurtarılan | ||
|
Salvage from the wreck of a sunken ship in the English Channel is being restored in my workshop. İngiliz Kanalı'ndaki batık gemi enkazından kurtarılanlar benim atölyemde onarılıyor. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | salvage i. | kurtarma | ||
|
A massive salvage operation is going to happen, aiming to save some more items from the Titanic. Titanik'ten daha fazla mal kurtarmak için büyük bir kurtarma operasyonu yapılacak. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | salvage i. | enkaz | ||
| Genel | salvage i. | kaza vb bir olayın ardından gemiden kurtarılan eşya ve yükler | ||
| Genel | salvage i. | tahlisiye | ||
| Genel | salvage i. | kurtarılan eşya | ||
| Genel | salvage i. | kurtarılan mal | ||
| Genel | salvage i. | hurda | ||
| Genel | salvage i. | mal kurtarma | ||
| Genel | salvage i. | denizde mal ve can kurtarma | ||
| Genel | salvage i. | ürünlerin ederi | ||
| Genel | salvage i. | ürün satışından elde edilenler | ||
| Genel | salvage f. | kazaya uğrayan gemiyi kurtarmak | ||
| Genel | salvage f. | batmış gemiyi yüzdürmek | ||
| Genel | salvage f. | eşya kurtarmak | ||
| Genel | salvage N. | geri kazanım | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | salvage i. | gemiden kurtarılmış insan ve mal | ||
| Ticaret/Ekonomi | salvage i. | kurtarma ödülü | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | salvage i. | kurtarma ücreti | ||
| Sigortacılık | ||||
| Sigortacılık | salvage i. | sovtaj | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | salvage i. | yeniden kullanmak için kurtarma | ||
| Teknik | salvage f. | gemi onarmak | ||
| Teknik | salvage f. | yangından kazadan vs kurtarmak | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | salvage i. | önleyici tedavi ile kurtarılmış organ, doku veya hasta | ||
| Medikal | salvage f. | önleyici tedaviyle kurtarmak | ||
| Medikal | salvage f. | terapötik önlemlerle kurtarmak | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | salvage i. | vahşi kimse | ||
| Eski Kullanım | salvage i. | barbar kimse | ||